KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2020/825 E., 2023/2684 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2023
- Esas No
- 2020/825
- Karar No
- 2023/2684
- Temyiz edenler
- 1-(DAVACI) ... Akaryakıt Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
627 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
2- (DAVALI) ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacının düşük oranda özel tüketim vergisi ödemek suretiyle aldığı LPG'yi yüksek oranlı özel tüketim vergisine tabi otogaz olarak sattığı halde, aradaki fark için beyanname vermediği ve faturalarının bir kısımını mükerrer kaydettiği, kayıtlarında görülen bir kısım alışlarını ise belgelendiremediğinden bahisle hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, 2017 yılı Şubat ayının (1.) dönemi için tarh edilen özel tüketim vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılarak kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; davacının 2017 hesap döneminde yaptığı alışlarına ilişkin birçok faturayı mükerrer olarak "153- Ticari Mallar" hesabına kaydettiği, bir kısım alışlarını yasal kayıtlara almış olduğu halde belgesini ibraz edemediği, katma değer vergilerini de "191-İindirilecek KDV" hesabına kaydettiği, satışların maliyeti hesaplanırken bu kayıtlara göre hesaplandığının tespit edildiği, şirket yetkilisinin ifadesinde belirttiği fiyat ile alışları karşılaştırıldığında kayıt dışı alımlarının düşük özel tüketim vergili LPG olduğu,
bunun yüksek özel tüketim vergili otogaz olarak satılması sonucunda ortaya çıkan farkın beyan edilmediği, şirket kanuni temsilcisi nezdinde düzenlenen vergi inceleme tutanağında, kanuni temsilcinin mükerrer kaydın sehven yapıldığını, spot piyasadan faturasız LPG alındığını açıkça kabul ederek, tutanağı itirazsız ve ihtirazi kayıtsız imzaladığının anlaşıldığı, bu durumda, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli (I) sayılı listede yer alan malı daha yüksek oranlı özel tüketim vergili mal olarak sattığı sonucuna varılan davacı adına aynı Kanun'un 13. maddesinin 2. fıkrası uyarınca müteselsil sorumlu olduğu,
sonucuna ulaşılarak vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergilerine ilişkin tarhiyat işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı; tekerrüre esas vergi ziyaı cezasının 2017 yılında kesinleşmesi nedeniyle davaya konu 2017 yılı döneminde işlenen fiillere tekerrür uygulanmasının hukuka aykırı olacağı gerekçesiyle, vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmının iptaline; tek kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergi tarhiyatı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacı tarafından, geriye dönük envanter çıkarılmadığı, kurum temsilcisinin ifadesinin, müffettişin yönlendirmesi ve etkisiyle alındığı, karşıt incelemenin yapılmadığı, talep etmelerine rağmen rapor değerlendirme komisyonunda dinlenmediklerini, tarhiyatların varsayıma dayalı olarak yapıldığı, tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; davalı idarece, inceleme elemanınca, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 134. maddesine uygun olarak yapılan inceleme sonucunda tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2020/825, K. 2023/2684, 25 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama