KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/4158 E., 2024/122 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2024
- Esas No
- 2021/4158
- Karar No
- 2024/122
- Temyiz edenler
- —
- 1- (davacı)
- Tasfiyesi Sona … Züccaciye Pazarlama İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- 2- (davalı)
- … Bakanlığı adına … Gümrük Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Karar Metni
681 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. Maddesinin 6. fıkrası hükmü uyarınca Tetkik Hâkimi …'in açıklamaları dinlendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İLGİLİ MEVZUAT
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun; 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, ehliyet hususu, ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, ehliyetsiz kişi tarafından açılan davaların reddine karar verileceği hükme bağlanmış olup; bu hükümlere göre, idari davalarda davayı açan ve davanın yöneltildiği kişilerde dava ehliyetinin varlığı, açılan davaların incelenebilmesi için zorunlu bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dosyanın, 13/09/2022 tarih ve 10659 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile birlikte incelenmesinden; davacı şirketin, tasfiye sürecinin tamamlanarak 12/09/2022 tarihinden itibaren ticaret sicilinden terkin edildiği anlaşılmıştır.
Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, şirketlerin tüzel kişilikleri, ticaret sicilinden silinmeleriyle sona erer. Olayda, adına işlem tesis edilen şirketin tüzel kişiliği de, ticaret sicilinden silindiği tarihte sona ermiş bulunmaktadır. Bu tarihten sonra, sözü edilen şirketin haklara sahip olması, borçlu kılınması ve temsili hukuken mümkün değildir.
Bunun sonucu olarak, tüzel kişiliğin sona ermesinden önce tesis edilen işlemlerin de, herhangi bir hukuki sonuç doğurması; hukuki sonuç doğurmayan işlemlerin ise, herhangi bir kişinin menfaatini ihlal etmesi söz konusu olamaz.
Ancak, mevzuatta sorumluluklarını düzenleyen hükümler uyarınca, münfesih şirketin ortakları veya kanuni temsilcileri ya da tasfiye memurları adına bu sıfatları nedeniyle tesis edilen veya edilecek işlemlerin bunların menfaatini etkileyeceği tartışmasızdır.
Bu hukuki durum karşısında; sicil kaydı terkin edilmekle tüzel kişiliği, diğer bir deyişle hukuk alemindeki varlığı sona eren davacı şirketin, medeni haklardan yararlanma ve bu hakları kullanma ehliyeti de son bulmuştur. Dolayısıyla, bu aşamadan sonra yargılamanın hiçbir aşamasında taraf olma ehliyeti bulunmayan münfesih tüzel kişiliğin, gerek yargı mercilerinde, gerekse diğer resmi merciler önünde temsili olanaklı değildir. Bu bakımdan; davacı şirketin 12/09/2022 tarihinde ticaret sicil kaydı silinmekle medeni haklardan yararlanma ve bu hakları kullanma ehliyeti son bulduğundan, taraflarca yapılan temyiz başvurularının incelenmesine yasal olanak görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2021/4158, K. 2024/122, 17 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama