KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/4825 E., 2023/5042 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2023
- Esas No
- 2021/4825
- Karar No
- 2023/5042
- Temyiz edenler
- 1- (DAVACI) : Tasfiye Halinde ... Otomotiv Dış Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- 2- (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
760 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından ithal edilerek bayilik sözleşmesi kapsamında paravan olduğu öne sürülen firmalara teslimi yapılan 191 adet aracın özel tüketim vergisi matrahının aşındırıldığı ve nihai tüketicinin gizlenmesi suretiyle vergi ziyaına sebebiyet verildiğinden bahisle, düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, 2012 yılının Ocak, Mayıs ilâ Aralık dönemlerine ilişkin olarak re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile üç kat kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ihbarnamelerin, davacı adına müteselsil sorumlu değil, mükellef sıfatıyla düzenlendiği tespit edildikten sonra, ilgili dönemde davacının bayisi olarak araç teslimlerinde bulunan ..., ..., ... Otomobil Ticaret Limited Şİrketi, ..., ...Otomotiv Dış Ticaret Limited Şirketi, ..., ... Motorlu Araçları Ticaret Limited Şirketi, ... ve ...
Otomotiv Akaryakıt Turizm ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen raporlarda yer alan tespitlerin değerlendirilmesinden, söz konusu mükelleflerin lüks araç alım satımını gerçekleştirebilecek ticari kapasitelerinin olmadığı, çok kısa sürelerde, çok sayıda lüks araç alım satımı yapmış görünmelerine rağmen, bu faaliyetlerini devam ettirmedikleri, yüksek bedellerle alınan lüks araçların tamamının, önce kendi adlarına fatura edilip sonra nihai tüketicilere çok düşük bedellerle satılmasının iktisadi ve ticari gereklere aykırı olduğu,
ilk satışın aslında faaliyeti olmayan mükellef adına yapılmış gibi gösterilmek suretiyle yüksek iskonto oranı ile özel tüketim vergisi matrahı aşındırılarak nihai alıcılara satış yapıldığı anlaşıldığından, anılan mükellefler aracı kılınmak suretiyle satılan araçlara ilişkin olarak yapılan cezalı tarhiyatlarda yasal isabetsizlik bulunmadığı; yine, ilgili dönemde davacının bayisi olarak araç teslimlerinde bulunan ... Motorlu Taşıtlar ve Kiralama Dış Ticaret Limited Şirketi, ...
Gayrimenkul Yatırım İnşaat ve Otomotiv Ticaret Limited Şirketi, ...Motorlu Araçlar Ticaret Limited Şirketi, ... Kuyumculuk Turoto Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi ve ...
Motorlu Araçlar İthalat İhracat İnşaat Turizm Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen raporlarda, bir takım olumsuz tespitlere yer verilmiş ise de, adı geçen mükelleflerin, davacı şirket tarafından kullanılan ve gerçek araç alım-satım faaliyetleri bulunmayan paravan mükellefler olduklarının kabulünü gerektirecek yeterli ve somut tespitin bulunmadığı, faaliyetlerinin gerçek olduğu,
özel tüketim vergisi matrahının adı geçen mükelleflerce aşındırıldığından bahisle adlarına tarhiyat yapılmasının önerildiği göz önüne alındığında, bu mükellefler tarafından teslim edilen araçlar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen de davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacı tarafından, yurt dışından ithal ettikleri araçları yasa gereği özel tüketim vergisi hesaplamadan bayilere sattıkları, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tabi olanlar için vergiyi doğuran olayın ilk iktisap olduğu, kendilerinin ise ithalatçı olduğu, özel tüketim vergisinin ithalat aşamasından sonra yurt içinde alıcı tarafından ödendiği, bu durumda, vergiyi doğuran olayın kendileri açısından gerçekleşmediği, bayilerin özel tüketim vergisinin mükellefi olduğu;
davalı idarece, davacının özel tüketim vergisini ziyaa uğratmak üzere kurulmuş olan paravan bayilere özel tüketim vergisi hesaplamadan lüks araçları sattığı, bazı araçlar için çeşitli kişi ve firmalar adına düzenlediği faturaların sahte olduğu, söz konusu bayilerin de özel tüketim vergisi matrahını düşük göstermek amacıyla sahte fatura düzenleyerek zincirleme şekilde vergi ziyaına sebebiyet verdikleri, araç satışlarının gerçekte bayiler tarafından değil, davacı tarafından yapıldığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2021/4825, K. 2023/5042, 28 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama