KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/644 E., 2024/1502 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 19 Mart 2024
- Esas No
- 2021/644
- Karar No
- 2024/1502
- Temyiz edenler
- 1- (DAVACI) : … Denizcilik ve Gemi Acenteliği Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- 2- (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin . tarih ve E:., K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.242 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli 22/03/2018 tarih ve 7586 sayılı geçici ithalat beyannamesi muhteviyatı "..." isimli geminin, Türkiye karasularında kaldığı süre içerisinde kullandığı motorin ve makina yağına isabet eden özel tüketim vergisi ile katma değer vergisine 2009/15481 sayılı 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Karar'ın 40. maddesi uyarınca muafiyet uygulanamayacağından bahisle Gümrük Müdürlüğü yazısına istinaden düzenlenen tutanak esas alınmak suretiyle 2018 yılının Mart dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ..
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu eki (I) sayılı listede yer alan mallar için vergiyi doğuran olay, ithalat olmayıp, söz konusu malın ithalatçıları veya rafineriler dahil imal edenler tarafından teslimi olduğundan, özel tüketim vergisinin dahilde doğduğu, davacı şirketin acenteliğini yaptığı geminin kabotaj hattı dışından aldığı yakıtın gümrük işlemlerinin tamamlanması suretiyle millileştirildiği ve dahilde sarf edildiği dikkate alındığında, teslim sayılan hal gerçekleştiğinden bir kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığı;
tekerrüre esas alınan vergi ziyaı cezasının 04/12/2017 tarihinde ilanen tebliğ edilmesine karşın, posta yoluyla tebliğ edilemediğine ilişkin alındının dava dosyasına sunulmadığı, bu bakımdan, ilanen tebliğin usulüne uygun olarak yapıldığı ve vergi ziyaı cezasının kesinleştirildiği hususları idarece ortaya konulamadığından, anılan cezanın tekerrüre esas alınamayacağı, bu durumda dava konusu özel tüketim vergisi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmında hukuka uyarlık görülmediği;
dava konusu katma değer vergisi ve bu vergi üzerinden tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle kesilen vergi ziyaı cezasına gelince; dahilde sarf edilen yakıt nedeniyle tarh edilen özel tüketim vergisi katma değer vergisinin matrahına dahil olamayacağından, salınan katma değer vergisi ve bu vergi üzerinden tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle artırılarak kesilen vergi ziyaı cezasında da hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ile bu vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası yönünden davanın reddine,
anılan vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uyarınca arttırılan kısmı ile katma değer vergisi ve bu vergi üzerinden tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle kesilen vergi ziyaı cezasının ise iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının istinaf istemininin reddine; davalı idarenin istinaf başvurusunun ise; özel tüketim ve katma değer vergisi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle artırılan kısımlarının iptaline ilişkin hüküm fıkraları yönünden reddine, kısmen de kabulü ile vergi mahkemesi kararının katma değer vergisi ile bu vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının iptaline ilişkin hüküm fıkrasının kaldırmasından sonra yapılan incelemede,
tüketilebilir nitelikteki eşyaların geçici ithalat rejimi kapsamında muafiyetten yararlandırılmayacağı yolundaki düzenleme gereğince ve özel tüketim vergisinin de 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 24. maddesinin (b) bendine göre katma değer vergisinin matrahını oluşturması nedeniyle tek kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın anılan kısmı yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacı tarafından, geçici ithalat beyannamesinin Hipot Marine İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketi adına tescil edildiği, eşyanın geçici ithalatı sırasında teminatın da bu şirket tarafından verildiği, bu nedenle yapılan tahakkukun muhatabının anılan şirket olduğu;
davalı idarece, dış seferde kullanılmak üzere alınan serbest dolaşıma girmemiş yakıtların, dış seferde kullanılmayıp kabotaj halinde yurt içinde, 2003/5868 sayılı Kararname ve 6 seri no'lu Özel Tüketim Vergisi Genel Tebliği kapsamında özel tüketim vergisi sıfıra indirilmiş yakıt olarak kullanılamayacağı, harici seferde kullanılması gereken yakıtın davacı tarafından yurt içinde tüketildiği, bu olayın yurt içinde teslim olayını gerçekleştirdiği ve özel tüketim ve katma değer vergilerinin matrahını oluşturduğu, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Takdir komisyonunca takdir olunan veya vergi inceleme raporuyla belirlenmiş bir matrah ya da matrah farkına dayanmaksızın, sırf gümrük idaresince gönderilen yazıya istinaden düzenlenen tutanağa dayanarak yapılan re'sen tarhiyatta hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davacının temyiz isteminin kabulü, davalı idarenin temyiz isteminin ise reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü ve Yedinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacı adına tescilli 22/03/2018 tarih ve 7586 sayılı geçici ithalat beyannamesi muhteviyatı "..." isimli geminin, Türkiye karasularında kaldığı süre içerisinde kullandığı motorin ve makina yağına isabet eden özel tüketim ve katma değer vergilerine 2009/15481 sayılı Karar'ın 40. maddesi uyarınca muafiyet uygulanamayacağından bahisle Gümrük Müdürlüğü yazısına istinaden düzenlenen tutanak esas alınmak suretiyle 2018 yılının Mart dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun tarh ve tahakkuk usulünü düzenleyen ikinci kısmında yer alan re'sen vergi tarhı başlıklı 30. maddesinin 1. fıkrasında; "Re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde, takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır. İnceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkı re'sen takdir olunmuş sayılır." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Türk vergi sisteminde asıl olan verginin, mükellef tarafından belli dönemlerde beyan edilen matrah üzerinden hesaplanmasıdır. Mükellef beyanının doğru yapılmadığı, eksik yapıldığı veya süresi içerisinde yapılmadığı hallerde ise 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda öngörülen tarh yöntemleri kullanılmak suretiyle noksan ödenen veya hiç ödenmeyen vergi, vergi idaresince tamamlatılır. Bu tarh yöntemlerinden biri de re'sen vergi tarhı yöntemidir.
Re'sen vergi tarhını, vergi alacağının yetkililerce re'sen takdir olunan matrah veya matrah farkı üzerinden vergi nispeti uygulanmak suretiyle hesaplanması olarak tanımlamak mümkündür. Vergi İdaresince re'sen vergi tarh olunabilmesi için, öncelikle, re'sen takdir olunmuş bir matrah veya matrah farkının varlığı gereklidir. Başka bir anlatımla, vergi idaresince re'sen yapılan vergi tarhının hukuken geçerli olabilmesi için, tarhiyatın, 213 sayılı Kanun'un 74. maddesi uyarınca matrah takdiri yapmakla görevli bulunan takdir komisyonunca takdir olunan ya da 135. maddesi uyarınca vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlar tarafından düzenlenen inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah farkına dayandırılmış olması gerekmektedir.
Bu itibarla, takdir komisyonunca takdir olunan veya vergi inceleme raporuyla belirlenmiş bir matrah ya da matrah farkına dayanmaksızın, sırf gümrük idaresince gönderilen yazıya istinaden düzenlenen tutanağa dayanarak yapılan re'sen tarhiyatta hukuka uyarlık görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan bölge idare mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın davanın reddine yönelik hüküm fıkralarının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, davacının temyiz isteminin reddi ve kararın anılan hüküm fıkralarının onanması gerektiği oyu ile, karara bu yönden katılmıyorum.
Danıştay 7. Daire, E. 2021/644, K. 2024/1502, 19 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama