KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/1262 E., 2023/4722 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2023
- Esas No
- 2022/1262
- Karar No
- 2023/4722
- Temyiz eden (davacı)
- ... Kimya İmalat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
- Eski Unvan
- ... Otomotiv Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
977 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Dava Konusu İstem
2015 yılı hesaplarının incelenmesi neticesinde davacı hakkında düzenlenen ... sayılı vergi inceleme raporu uyarınca belgesiz mal alışları bulunduğundan bahisle 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 4. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 2019 yılının Mayıs dönemine ilişkin olarak re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, Mahkemelerince dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi tarafından hazırlanan raporda.
2015 yılı defter ve belgeleri ile alış satış faturaları üzerinde yeniden envanter çalışması yapılarak inceleme elamanınca tanzim edilen raporlarla aynı sonuca ulaşıldığı, GTİP numarası belirtilen eşyanın nihai belgesiz alış miktarının 207.495 kg olduğu, belgesiz alınan madeni yağlar için özel tüketim vergisi hesaplanması gerektiği sonucuna ulaşıldığı belirtilerek, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların, belgesiz alışlara ilişkin tespitler nedeniyle sorumlu olduğundan bahisle tarh edilen özel tüketim vergisini kusurlandırıcı nitelikte olmadığı anlaşıldığından, dava konusu özel tüketim vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığı,
Mahkemelerinin E:... sayılı dosyasına sunulan, 2010 yılının Kasım dönemine ilişkin katma değer vergisine bağlı olarak kesilen vergi zıyaı cezasına dair ihbarnamenin 17/12/2013 tarihinde tebliğ edildiği, 30 günlük dava açma süresinden sonra 2014 yılında kesinleştiği, bu nedenle dava konusu 2015 dönemi için tekerrür hükümlerinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından, bilirkişi raporunun, yeminli mali müşavir ile birlikte kimyager ve gümrük muayene memuru tarafından teşekkül ettirilen bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilmesi gerektiği iddia edilmişse de, söz konusu iddianın kaydi envanterde incelenen ürünlerin GTİP numaralarının bilirkişi tarafından yanlış değerlendirildiği hususlarına ilişkin olmadığı bu nedenle de yerinde görülmediği, istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunun varsayıma ve eksik incelemeye dayalı olarak hazırlandığı, belgesiz mal alışlarının olmadığı, tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Vergi dava dairesi kararının, re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezalarının vergi asıllarının tek katına isabet eden kısımları yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair hüküm fıkrasının onanması gerektiği,
kesilen vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle yüzde elli oranında artırımlı olarak uygulanan kısmı yönünden davanın reddi yolundaki hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair hüküm fıkrasının ise "lehe olan kanun hükümlerinin geçmişe yürüyeceği" yolundaki Ceza Hukukunun temel ilkesi çerçevesinde, 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinin 7338 sayılı Kanun'la değişik halindeki, artırım tutarının kesinleşen (tekerrüre esas alınan) cezadan fazla olamayacağı yolundaki düzenlemesinin göz önünde bulundurulması suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İLGİLİ MEVZUAT
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesinin, 26/10/2021 tarih ve 31640 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7338 sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 38. maddesiyle değişik halinde;
vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, vergi ziyaı cezasında cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren beşinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar, usulsüzlükte cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren ikinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezasının yüzde elli, usulsüzlük cezasının yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı, artırım tutarının kesinleşen cezadan (kesinleşen birden fazla ceza olması durumunda bunlardan tutar itibarıyla en yükseğinden) fazla olamayacağı,
birinci fıkrada yer alan beş ve iki yıllık sürelerin hesabında, artırıma esas alınan cezaların kesinleşme tarihinin dikkate alınacağı belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan bölge idare mahkemesi kararının, re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ve kesilen vergi ziyaı cezalarının vergi asıllarının tek katına isabet eden kısımları yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, kesilen vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle yüzde elli oranında artırımlı olarak uygulanan kısımları yönünden davanın reddi yolundaki hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki hüküm fıkrasına karşı davacı tarafından yapılan temyiz istemi yönünden; "lehe olan kanun hükümlerinin geçmişe yürüyeceği" yolundaki Ceza Hukukunun temel ilkesi çerçevesinde, 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinin 7338 sayılı Kanun'la değişik halindeki, artırım tutarının kesinleşen (tekerrüre esas alınan) cezadan fazla olamayacağı yolundaki düzenlemenin göz önünde bulundurulması suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere, bölge idare mahkemesi kararının anılan hüküm fıkrasının bozulması gerekmektedir.
Danıştay 7. Daire, E. 2022/1262, K. 2023/4722, 11 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama