KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/1468 E., 2024/226 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2024
- Esas No
- 2022/1468
- Karar No
- 2024/226
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) - (E-Tebligat)
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
878 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, takdir komisyonu kararına dayanılarak 2018 yılının Ağustos dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla.
Mahkemelerinin ara kararı üzerine davalı idarece gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden, dava konusu cezalı tarhiyata ilişkin ihbarnamenin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesi uyarınca, 25/11/2019 ve 12/12/2019 tarihlerinde iki kez davacının adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine tebliğe çıkarıldığı, tebliğ mazbataları ve üzerindeki şerhler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, tebligatın usulüne uygun olduğu,
pusulanın yapıştırıldığı 12/12/2019 tarihinden itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınmaması hâlinde on beşinci günde tebligat yapılmış sayılacağından, dava konusu işlemin 26/12/2019 tarihinde tebliğ edildiği sonucuna varıldığı,
içeriğinde dava açma süresi ve başvuru yeri açıkça gösterilen dava konusu ihbarnameye karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yasal otuz (30) günlük süre içerisinde, sürenin son günü olan 25/01/2020 tarihinin hafta sonu tatiline rastlaması nedeniyle izleyen ilk resmi iş günü olan 27/01/2020 tarihinde gün bitimine kadar dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra Mahkemelerinin … esas sayılı dosyasında 02/04/2021 tarihinde verilen K:… sayılı dilekçe ret kararı da dikkate alınarak 29/03/2021 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiş,
davalı idare vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Polis tarafından yapılan aramanın gerçekleştirildiği ve bu aramada düzenlenen tutanakta yazılı depo adresinin, işyeri adresi olarak kabul edilmesi ve tebligatın deponun bulunduğu adrese yapılmasının gerektiği, takdir komisyonu kararının dayanağı vergi inceleme raporunun tebliğ edilmemesi nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığı, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Dosyanın incelenmesinden, Vergi Mahkemesince, ilk incelemeye esas ara kararı ile davalı idareden dava konusu vergi ceza ihbarnamesinin tebliğine ilişkin bilgi ve belgelerin istenilmesi üzerine davalı idare vekilince mahkeme tarafından istenilen bu bilgi ve belgelerin gönderildiği, bu suretle dava dilekçesi tebligata çıkarılmadan ve davalı idarenin savunması alınmadan ilk inceleme aşamasında davanın karara bağlandığı anlaşıldığından,
sadece ilgili belgelerin ekte olduğunu belirttiği görülen davalı idare vekilinin davaya hukuki her hangi bir katkısının bulunmadığı görüldüğünden, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle kararın vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan mahkeme kararının davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin hüküm fıkrası, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.
Davacının, bölge idare mahkemesi kararının vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlık Ücreti" başlıklı 164. maddesinin 1. fıkrasında, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, Vergi Mahkemesince, ilk incelemeye esas olarak verilen ara kararı ile davalı idareden dava konusu vergi ceza ihbarnamesinin tebliğine ilişkin bilgi ve belgelerin istenilmesi üzerine, davalı idare vekilince ara kararı gereği olarak belgelerin gönderildiği,
bu suretle dava dilekçesi tebligata çıkarılmadan ve davalı idarenin savunması alınmadan, ilk inceleme aşamasında dava hakkında karar verildiği anlaşılmış olup, sadece ilgili belgelerin ara kararına yönelik olarak cevap dilekçesi ekinde olduğunu belirttiği görülen davalı idare vekilinin davaya hukuki bir katkısının bulunmadığı görüldüğünden, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka uygun düşmemekle birlikte;
yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan bu hükmün 2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca düzeltilmesi mümkün yanlışlık kapsamında bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
(X) KARŞI OY
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan istinaf kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının da düzeltilmesini sağlayacak nitelikte görülmediğinden, temyiz isteminin reddi ve temyize konu kararın vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının da onanması gerektiği oyu ile, Dairemiz kararına bu yönden katılmıyoruz.
Danıştay 7. Daire, E. 2022/1468, K. 2024/226, 23 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama