KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/1710 E., 2023/4621 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2023
- Esas No
- 2022/1710
- Karar No
- 2023/4621
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı adına... Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Bilgi Teknolojileri Sanayi Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
532 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına 2017 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 23 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında ithal edilen "cep telefonu" cinsi eşyanın kıymetinin noksan beyan edildiğinden bahisle bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen özel tüketim ve katma değer vergilerine vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ....
Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacıdan istenilen belgelerin verilmediğinden bahisle uyuşmazlık konusu beyannameler muhteviyatı eşyanın ithalat fiyatları ile Bakanlık Kıymet Veri Bankasındaki veriler karşılaştırılarak satış bedeli yöntemi terk edilmek suretiyle kıymetin takdiri yoluna gidildiği, ibrazı istenilen belgelerin çıkış ülkesinde yerleşik ihracatçı firma tarafından düzenlendiği ve davacının uhdesinde bulunmadığı, davalı idarece bu yönde bir araştırmanın da yapılmadığı,
söz konusu belgelerin yurt dışından temini sorumluluğunun davacıya yüklenemeyeceği, ayrıca, uyuşmazlık konusu eşyanın söz konusu ürünlerin distribütör kapsamında olmadığı ve paralel ithalat yapan firmalardan satın alındığı, distribütör aracılığıyla ithal edilen ürünler ile paralel ithalat yöntemiyle ithal edilen ürünler arasında piyasada yüksek tutarlı fiyat farkının ürünün yetkili firma garantisi kapsamında olması, teknik servis farklılığı, serbest piyasa ekonomisi koşullarında aynı ürünün yurt dışında daha ucuza satış yapılan farklı ülkelerden temin edilebilmesi vb. sebeplerden kaynaklandığı,
bu suretle davalı idarece, söz konusu ürünlerin ithal edildiği firmadan değerinin sorulması (satış bedeli yöntemi); bunun mümkün olmaması halinde ise aynı ürünlerin piyasadaki paralel ithalat fiyatlarının araştırılması suretiyle (aynı eşyanın satış bedeli yöntemi) kıymet tespiti yapılması gerekirken, davacı tarafından beyan edilen satış bedelinin gerçek durumu yansıtmadığına ilişkin herhangi bir tespit yapılmaksızın, doğrudan distribütör firmaların ithalat fiyatları esas alınarak davacı adına alınan ek tahakkuk kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
İthal edilen ürünlerin distribütör firmalarca belirlenmiş fiyatlarının çok altında olması ticari hayatın genel kurallarına uygun olmadığından, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2022/1710, K. 2023/4621, 29 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama