KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/2831 E., 2024/504 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2024
- Esas No
- 2022/2831
- Karar No
- 2024/504
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Bakanlığı adına ... (...) Gümrük Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
624 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: ... Kumaşçılık İhracat ve İthalat Limited Şirketi adına 2017 yılında tescilli ... ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın menşe gerekliliklerini sağlamadığından bahisle tahakkuk ettirilen gümrük, katma değer vergileri, dampinge karşı vergi ve bunlar üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezaları ile bu vergi ve cezaların tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ... Kumaşçılık İhracat ve İthalat Limited Şirketi adına tesis edilen işlemlerin sırf kendisine tebliğ edilmesi nedeniyle menfaatinin zarar görmesi ve hakkında hukuki bir sonuç doğurması mümkün olmadığından, davacının anılan işlemlere karşı kendi adına açtığı davada ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu işlemlerin, Ticaret Sicili Gazetesi'nde tek ortak olarak görünmesi nedeniyle kendi adlarına düzenlendiği, dava açma imkanının ortadan kaldırılması nedeniyle mahkemeye erişim haklarının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. Maddesinin 1. fıkrasında; İdari davaların Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılan imzalı dilekçelerle açılacağı, 2. fıkrasının (b) bendinde de; dilekçelerde davanın konusu ve sebepleriyle dayandığı dilellerin gösterileceği belirtilmiş, aynı kanunun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde ise, dava dilekçelerinin 3. veya 5. maddesine uygun olmadığı durumlarda otuz (30) gün içinde 3. ve 5. maddeye uygun şekilde düzenlenmek ve noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddedileceği hükme bağlanmıştır.
Olayda, Vergi Dava Dairesince, asıl borçlu olan şirketin kanuni temsilcisi olan davacı tarafından verilen dava dilekçesinde, dava konusu işlem ve amme alacağının konusu kesin bir şekilde ortada olmakla birlikte, davanın, davacı tarafından kendisi adına mı yoksa kanuni temsilcisi olduğu şirket adına temsilci sıfatıyla mı açıldığı yönündeki belirsizliğin giderilmesi için, dava dilekçesinin, yukarıda bahsi geçen İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesine uygun düzenlenmek üzere anılan Yasanın 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca "dilekçe ret" kararı verilerek davacı talebinin net bir şekilde ortaya konulmasının sağlanması gerekirken işin esası hakkında verilen karar usul yönünden hukuka uygun bulunmamaktadır.
Bu durumda, dava dilekçesinde davacının hangi sıfatla dava açtığına ilişkin olarak oluşan belirsizliğin ortadan kaldırılması amacıyla, 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca aynı Yasa'nın 3. maddesine istinaden dava dilekçesi reddedilmek suretiyle davacının tespiti gerekirken, davayı esastan görüp karara bağlayan temyize konu Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uyarlılık bulunmadığından kararın bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.
Danıştay 7. Daire, E. 2022/2831, K. 2024/504, 1 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama