KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/4495 E., 2024/4216 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- Esas No
- 2022/4495
- Karar No
- 2024/4216
- Temyiz eden (davalı)
- ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ... Turizm Ticaret ve Sanayi Limited Şirketine ait 2009 yılının Temmuz ilâ Aralık dönemlerine ait özel tüketim vergileri, vergi ziyaı cezaları, gecikme faizleri ve gecikme zammından oluşan amme alacağının tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, asıl amme borçlusu şirkete ait amme alacağının vadesi geçtiği halde ödenmemesi ve yapılan araştırma neticesinde mal varlığına da rastlanılmaması üzerine, şirketin kanuni temsilcisi olan davacı adına ödeme emri düzenlenmişse de, asıl borçlu şirketin 23/12/2013 tarihinde tasfiyesi tamamlanarak 30/12/2013 tarih ve 8475 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'yle
sicilden terkin edilmesinden sonra 2009 yılı işlemlerinin özel tüketim vergisi yönünden incelenmesi sonucunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporu uyarınca takdir komisyonu kararına istinaden yapılan cezalı tarhiyatın 02/11/2015 tarihinde tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında, 30/12/2013 tarihinde ticaret sicil kaydının terkini ile tüzel kişiliği sona ererek hukuk alemindeki varlığı sona eren şirket adına, bu tarihten sonra tesis edilen işlemlerin hukuki olarak sonuç doğurması mümkün bulunmadığından, dava konusu ödeme emrine konu kamu alacaklarının kesinleştiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Asıl amme borçlusu şirketin hem kanuni temsilcisi, hem şirket ortağı, hem de tasfiye işlemlerini yürüten tasfiye memuru olduğundan tasfiye öncesi ve sonrası dönemdeki tüm borçlardan sorumlu olan davacı adına, şirketin herhangi bir mal varlığının olmadığının anlaşılması karşısında tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2022/4495, K. 2024/4216, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama