KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/4635 E., 2024/1609 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 21 Mart 2024
- Esas No
- 2022/4635
- Karar No
- 2024/1609
- Temyiz edenler
- 1- (DAVACI) : ...
- Vekili
- Av. ...
- 2- (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
531 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ... Madeni Yağlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2011 ve 2012 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin damga ve özel tüketim vergileri borçlarının tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla, dava konusu ödeme emirleri içeriğinde yer alan amme alacaklarının hukuka uygunluğunun ayrı ayrı değerlendirilmesinin gerektiği; ... sayılı ödeme emrinin ...,...,...,...,...ile ... sayılı ödeme emrinin 35,42,45,46,50. satırlarında yer alan amme alacaklarına ilişkin olarak asıl borçlu şirket adına düzenlenen ..., ...,..., ..., ... ve ... sayılı ödeme emirlerinin tebliğ edildiğini gösteren tebliğ alındılarının Mahkemelerince istenilmesine rağmen davalı idarece imha edildiği için sunulamadığının belirtildiği,
bu itibarla sözü edilen amme alacaklarının asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun olarak kesinleştirildiğinden bahsedilemeyeceğinden, dava konusu ödeme emirlerinin anılan alacaklara ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı.
1 sayılı ödeme emrinin 9. satırında yer alan amme alacağının 2011 yılının Şubat dönemine ilişkin özel tüketim vergisi olduğu ve bu alacağa ilişkin şirket adına düzenlenen ödeme emrinin dairede rızaen elden tebliğ edildiği, asıl borçlu şirkete ait aracın satışından elde edilen tutarın da anılan borca mahsup edildiğinin görüldüğü, bu durumda mahsup edilen tutarın davacıdan talep edilemeyeceği açık olduğundan, ... sayılı ödeme emrinin sözü edilen kısmında hukuka uyarlık görülmediği;
öte yandan, muhtelif tarihlerde usulüne uygun olarak tebliğ edilerek asıl borçlu şirket nezdinde kesinleştirildiği ve tesis edilen haciz işlemleri ile zamanaşımının kesildiği görüldüğünden, şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının şirket ortağı olan davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin kalan kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen reddine, kısmen de dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacı tarafından, amme alacaklarının zamanaşımına uğradığı ve asıl borçlu şirket nezdinde kesinleştirilmediği; davalı idarece, daha önceki dilekçelerinde sunulan nedenlerle kararın aleyhlerine olan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2022/4635, K. 2024/1609, 21 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama