KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/3042 E., 2025/692 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2025
- Esas No
- 2023/3042
- Karar No
- 2025/692
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı adına
Karar Metni
991 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Elektronik Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli ...-..., ...-... tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşyanın faturasında gösterilen kıymetini aşan tutara ilişkin ihtirazi kayıtla beyan edilerek fazladan ödenen gümrük ve katma değer vergilerine vaki itirazın 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi çerçevesinde "geri verme ve kaldırma başvuru formu" kullanılarak ilgili gümrük idaresine başvurulması gerektiğinin belirtilmesi suretiyle reddedilmesine dair işlemin iptali ile ödenen vergilerin tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; her ne kadar davacı tarafından verilen ihtirazi kayıt beyanı davalı idarece dikkate alınmadan, davacı adına ek tahakkuk yapılmadığından bahisle itiraz isteminin esası incelenmeden idarece reddedilmiş ise de; ihtirazi kayıtla beyan edilen vergilere karşı idari itiraz yoluna başvurulmasının mümkün olduğunun anlaşılması karşısında, tahakkuka vaki itirazın esası hakkında bir inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken, başvurunun incelenmeksizin reddi yolunda tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediği,
ihtirazi kayıtla beyan üzerine tahakkuk ettirilen vergilere vaki itirazın esası hakkında idarece verilmiş bir karar bulunmadığından, ödenen tutarlarının tecil faiziyle birlikte iadesi isteminin incelenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, ödenen vergilerin tecil faiziyle iadesi isteminin ise incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ
Dava konusu kesin olmayan cevabın istemin reddi sayılması suretiyle mahkemece işin esasının incelenerek karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacı adına tescilli ...-..., ...-... tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşyanın faturasında gösterilen kıymetini aşan tutara ilişkin ihtirazi kayıtla beyan edilerek fazladan ödenen gümrük ve katma değer vergilerine vaki itirazın 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi çerçevesinde "geri verme ve kaldırma başvuru formu" kullanılarak ilgili gümrük idaresine başvurulması gerektiğinin belirtilmesi suretiyle reddedilmesine dair işlemin iptali ile ödenen vergilerin tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesinin 1. fıkrasında, yükümlülerin, kendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilecekleri; 2. fıkrasında, idareye intikal eden itirazların otuz gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiye tebliğ edileceği; 4. fıkrasında, itirazın reddi kararlarına karşı, işlemin yapıldığı yerdeki idari yargı mercilerine başvurulabileceği kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesinin 1. fıkrasında ise, ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri, 2. fıkrasında, otuz gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgililerin otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilecekleri, otuz günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgilinin bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebileceği, bu takdirde dava açma süresinin işlemeyeceği,
ancak, bekleme süresinin başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemeyeceği, dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabileceği düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Yukarıda yer verilen hükümlere göre, Gümrük Kanunu uyarınca ilgililerin istemi üzerine veya idarece re'sen tesis edilen işlemlere karşı idareye yapılacak başvuru yollarının yöntem ve süreleri ile kendisine başvuruda bulunulan idarenin cevap verme süreleri, anılan Kanun'da genel hükümlerden (İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesindeki esaslardan) ayrı olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle, Gümrük Kanunu kapsamındaki idari davaya konu olabilecek işlemlerin oluşumu, başvuru usulleri ve sürelerinin özel kanun niteliği taşıyan hükümlerine göre, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde ise, genel kanun niteliğindeki 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. ve 11. maddeleri hükümlerine göre belirlenmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı adına tescilli beyannameler ile ihtirazi kayıtla beyan üzerine tahakkuk ettirilen vergilere karşı 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesi kapsamında yapılan itiraz başvurusuna, bölge müdürlüğünce 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi çerçevesinde "geri verme ve kaldırma başvuru formu" kullanılarak ilgili gümrük idaresine başvurulması halinde talebin değerlendirilebileceği yolunda verilen kesin olmayan cevabın istemin reddi sayılması suretiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Gümrük Kanunu'nda öngörülen idari itiraz prosedürü tamamlanmadan idari yargı yoluna başvurulamayacağı gibi yükümlülerin itirazlarının da otuz gün içinde karara bağlanarak sonucunun ilgilisine tebliği yasal bir zorunluluk olduğundan, bu sürenin kesin cevap verilmeden geçirilmesi halinde, idari başvurunun reddedildiğinin kabulü gerekir. Aksi halde, idari başvuruların, kesin cevap verilmemek suretiyle sürüncemede bırakılması ve dolayısıyla, hak arama özgürlüğünün kısıtlanması sonucunu doğuracak uygulamaların ortaya çıkması kaçınılmazdır.
Olayda, istemin kesin olarak reddi niteliği taşımayan işlemin tebliğ edilmesinden sonra izlenecek usulün ne olması gerektiğine dair, 4458 sayılı Kanun'da herhangi bir düzenleme bulunmadığından, 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesinde yer alan, idareye yapılan başvuru üzerine verilen cevabın kesin olmaması halinde, ilgilisinin bu cevabı, istemin reddi sayarak dava açabileceği yolundaki hükmün uygulanması gerekir.
Bu durumda, itiraz üzerine tesis edilen kesin olmayan cevabın istemin reddi sayılarak açılan davada işin esası incelenerek karar verilmesi gerekirken, yukarıda değinilen gerekçeyle verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile, Dairemiz kararına katılmıyorum.
Danıştay 7. Daire, E. 2023/3042, K. 2025/692, 18 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama