KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/3541 E., 2024/1543 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 20 Mart 2024
- Esas No
- 2023/3541
- Karar No
- 2024/1543
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, kaçak akaryakıt ticareti yaptığının tespit edildiğinden bahisle, takdir komisyonu kararına dayanılarak 2011 ve 2012 yıllarına ait gelir vergisi, geçici vergi ile muhtelif dönemlerine ilişkin re'sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergilerinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine ödeme emrine konu vergi/ceza ihbarnamelerinin davacının bilinen adreslerinde tebliğ imkansızlığı bulunduğunun tebliğ mazbataları ve muhtar nezdinde düzenlenen adres tespit tutanağı ile saptandığı, ilanen tebliğ koşullarının gerçekleştiği, ilanen tebliğin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 104. maddesine uygun olarak yapılıp yapılmadığının belirlenmesi bakımından davalı idare tarafından ara kararına cevaben gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden, ilan yazısının tebliği yapan vergi dairesinin ilan koymaya mahsus mahalline asılarak ilana çıkarıldığı,
ilan yazısının bir suretinin davacının bilinen son adresinin bağlı olduğu muhtarlığa gönderildiği ve ilanın gazetede de yayımlandığı, bu suretle davacı adına düzenlenen ihbarnamelerin ilanen tebligat hükümleri uygulanmak suretiyle usule uygun şekilde tebliğ edildiği, bu durumda usulüne uygun olarak zamanaşımı süresi içinde tebliğ edilen vergi ve cezaların kesinleşerek ödenmesi gereken safhaya geldiğinin; davacı tarafından ileri sürülen iddiaların ancak tarhiyata karşı açılacak davada ileri sürülebilecek nitelikte olması nedeniyle "borcum yoktur" iddiası kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,
vadesinde ödenmeyen amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Mernis kaydında bulunan adrese tebliğ yapılması gerekirken adresi meçhul olanlara yapılabilecek ilanen tebliğin usulüne uygun olmadığı, kesinleşmeyen alacak nedeniyle tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2023/3541, K. 2024/1543, 20 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama