KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/432 E., 2024/2735 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2024
- Esas No
- 2023/432
- Karar No
- 2024/2735
- Temyiz eden (davacı)
- ... Merkezi ... Şubesi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Bakanlığı adına ... Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.087 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına tescilli ... -...,...-..., ...-... ve ...-... tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri eki faturalarda yer alan birim fiyatların, ihracatçı firma tarafından sehven yüksek düzenlendiğinden bahisle fazladan ödenen gümrük vergilerinin 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca geri verilmesi istemiyle yapılan başvuruların reddine ilişkin kararlara vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, olayda, davacı tarafından fatura ve ödeme belgelerinin ibraz edilmesi suretiyle ithalat işlemlerinin tamamlandığı, yaklaşık bir buçuk yıl sonra, eşyaya ait faturalarda birim fiyatların sehven yüksek belirlendiğinden bahisle geri verme başvurularında bulunulduğu, davacı tarafından her ne kadar faturalarda yer alan tutarların fazla olduğunu belirtir ihracatçı beyanı dava dosyasına sunulmuş ise de, fazladan ödendiği belirtilen tutarların davacıya iade edilmediğinin davacı vekilince de açıkça beyan edildiği, dolayısıyla davacının iddiasının ispatlanamadığı görüldüğünden dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Beyannameler eki faturalarda yer alan eşyanın birim fiyatının ihracatçı firma tarafından sehven yüksek birim fiyat üzerinden düzenlendiği, bu durumun fark edilmesi üzerine revize edilen faturaların yetkili makamlarca da tasdik ettirildiği, ortada açıkça yanlışlıkla tahsil edilen vergiler söz konusu olduğundan iadesinin gerektiği, tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Olayda, iade istemine konu gümrük vergilerinin davacı tarafından sunulan beyanname ekinde yer alan belgelere göre tahsil edildiği tartışmasız olmakla birlikte, uyuşmazlık konusu eşyalara ait faturalarda yer alan birim fiyatların sehven yüksek düzenlendiğinden gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle ihracatçı tarafından ihracat beyannameleri ile faturaların olması gereken kıymet üzerinden revize edildiği, düzeltilmiş faturaların ilgili firmanın bulunduğu ülkenin yerel ticaret odası ve Anvers Başkonsolosluğu tarafından tasdik edildiği ve söz konusu belgelerin idareye sunulmak suretiyle fazla ödenen gümrük vergilerinin iadesi isteminde bulunulduğu,
dolayısıyla sonradan sunulan faturalar içeriği tutarların gerçeği yansıttığının resmi makamlar nezdinde ortaya konulduğu anlaşıldığından, ortada, açıkça yanlışlıkla alınan veya fuzulen tahakkuk eden veya tahsil edilen bir verginin söz konusu olduğu, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacı şirket adına tescilli ..- ...,...-..., ...- ... ve ...-... tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri eki faturalarda yer alan birim fiyatların, ihracatçı firma tarafından sehven yüksek düzenlendiğinden bahisle fazladan ödenen gümrük vergilerinin 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca geri verilmesi istemiyle yapılan başvuruların reddine ilişkin kararlara vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 24.maddesinin 1. fıkrasında, ithal eşyasının gümrük kıymetinin eşyanın satış bedeli olduğu ve satış bedelinin de Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu belirtilmiş; 24. maddenin 3. fıkrasının (a) bendinde ise, fiilen ödenen veya ödenecek fiyatın, ithal eşyası için alıcının, satıcı veya satıcı yararına yaptığı veya yapması gereken ödemelerin toplamı olarak tanımlanmış, ödemelerin para transferi şeklinde olabileceği gibi akreditif veya ciro edilebilir bir kıymetli evrak kullanılarak ya da doğrudan veya dolaylı da yapılabileceği kurala bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 211. maddesinde ise; kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş olduğu belirlenen gümrük vergilerinin geri verileceği, kanunen tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirilen gümrük vergilerinin kaldırılacağı hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan; yürürlükten kaldırılan 1615 sayılı Gümrük Kanunu'nun 87. maddesi ile ilgili olarak, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 02/07/1966 tarih ve E:1965/13, K:1966/6 sayılı kararında, aykırı içtihatlar, tahsil olunan gümrük vergilerinin anılan madde uyarınca geri verilebilmesinin, yanlışlıkla veya fuzulen tahsil olunduklarının açıkça anlaşılması koşuluyla olanaklı bulunduğu yolunda birleştirilmiştir. Bu itibarla.
4458 sayılı Kanun'un benzer hükümler taşıyan 211. maddesinin uygulanmasında da, kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş, kanunen tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirilmiş vergilerin, iade istemine konu olabilmesi için, yanlışlıkla alındığının veya fuzulen tahsil olunduğunun açık olması gerekir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Yukarıda yer alan yasal düzenlemeler ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun anılan kararı birlikte incelendiğinde, ithal edilen eşyanın gümrük kıymeti, eşyanın satış bedeli olduğundan, gümrük vergilerinin hesaplanmasında satış bedelinin esas alınmasının gerektiği, tahsil edilen vergilerin geri verilmesinin istenmesinin ise fuzulen tahsil olduğu açıkça anlaşılan vergiler için mümkün olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Olayda, davacının beyanı üzerine tahsil edilen iade istemine konu gümrük vergilerinin beyannameler ve eki faturalar ile uyumlu olduğu anlaşılmış olup, uyuşmazlığın çözümünün davacı tarafından sonradan sunulan faturalar içeriği tutarların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı hususunun belirlenmesini gerektirmektedir. Bu belirleme ise, inceleme ve araştırma gerektirdiğinden, ortada, açıkça yanlışlıkla alınan veya fuzulen tahakkuk eden veya tahsil olunan bir vergiden bahsedilemeyeceğinden, fazladan ödendiği ileri sürülen vergilere ilişkin iade koşullarının olayda oluşmadığı anlaşılmıştır.
Bu bakımdan, davacının iade isteminin, 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, yukarıda yazılı gerekçeyle verilen mahkeme kararına yönelik istinaf isteminin reddinde sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
4458 sayılı Gümrük Kanunu uyarınca eşyanın gümrük kıymetinin eşyanın satış bedeli olduğu, ithal edilen eşyanın kıymetinin tespiti için öncelikle satış bedeli yönteminin dikkate alınmasının gerektiği; olayda, iade istemine konu gümrük vergilerinin davacı tarafından sunulan beyanname ekinde yer alan belgelere göre tahsil edildiği tartışmasız olmakla birlikte, uyuşmazlık konusu eşyalara ait faturalarda yer alan birim fiyatların sehven yüksek düzenlendiğinden gerçeği yansıtmadığı yolunda ihracatçı tarafından ihracat beyannameleri ile faturaların olması gereken kıymet üzerinden revize edildiği,
düzeltilmiş faturaların ilgili firmanın bulunduğu ülkenin yerel ticaret odası ve Anvers Başkonsolosluğu tarafından tasdik edildiği ve söz konusu belgelerin idareye sunulmak suretiyle fazla ödenen gümrük vergilerinin iadesi isteminde bulunulduğu, dolayısıyla sonradan sunulan faturalar içeriği tutarların gerçeği yansıttığının resmi makamlar nezdinde ortaya konulduğu, bu hususun herhangi bir inceleme, araştırma ve yoruma gerek olmaksızın anlaşılabilir olduğu, yani, ortada, açıkça yanlışlıkla alınan veya fuzulen tahakkuk eden veya tahsil edilen bir verginin söz konusu olduğu anlaşıldığından,
temyiz isteminin kabulü ve kararın bozulması gerektiği oyu ile, Daire kararına katılmıyorum.
Danıştay 7. Daire, E. 2023/432, K. 2024/2735, 28 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama