KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/817 E., 2024/1783 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2024
- Esas No
- 2023/817
- Karar No
- 2024/1783
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi adına ... İdaresi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhlerine olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
520 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan 27.10 tarife pozisyonundaki malların, 2012/3792 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında, bu listeye dahil olmayan malların imalinde kullanılmak üzere taahhüt verilerek üretilmesinin ardından yapılan mahsuben iade başvurusunun mahkeme kararı üzerine yerine getirilmesinin ardından, inceleme raporu ile imal edilen ürünün liste dışı olmadığının tespit edildiğinden bahisle, 2013 yılının Ocak ilâ Aralık dönemlerine ilişkin mahsuben iade edilen özel tüketim vergilerinin tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezası ile birlikte tarh edilmesine dair işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, olayda, re'sen araştırma ilkesi uyarınca, numune alma imkanı bulunmadığından, imal edilen ürünün kimyasal özelliklerinin tespiti amacıyla üretilen ürünlerin vasıfları, miktarları ve üretim reçeteleri dikkate alınarak üretimde hangi katkı maddesinden, hangi aşamada, ne oranda ve ne miktarda kullanıldığının sorulması, bu hususlara ilişkin oluşturulacak bir tablonun ve tevsik edici bilgi ve belgelerin dosyaya sunulmasının istenilmesine rağmen davacı tarafından herhangi bir bilgi veya belgenin ibraz edilmediği,
dolayısıyla imal edildiği iddia edilen ürünün üretim taahhüdünde bulunulan ürün olduğunun ispat edilemediği.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesinin 7338 sayılı Kanun'la değişik halindeki, artırım tutarının kesinleşen cezadan fazla olamayacağı yolundaki düzenleme uyarınca, tekerrüre esas alınan ve 2011 yılının Nisan dönemine ilişkin olup 12/11/2012 tarihinde davacıya tebliğ edilen vergi ziyaı cezasının tutarının 2.325,00 TL olduğunun anlaşılması karşısında, vergi ziyaı cezalarının her bir dönem için tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılan bölümlerinin 2.325,00 TL'ye isabet eden kısımlarında hukuka aykırılık,
fazlaya ilişkin kısımlarında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle bir kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergileri ile vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle arttırılan bölümlerinin 2.325,00 TL'ye isabet eden kısımları yönünden davanın reddine, anılan tutarı aşan kısımlarının ise iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle arttırılan kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın temyize konu hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın iptale ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2023/817, K. 2024/1783, 2 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama