KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/1085 E., 2024/2678 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2024
- Esas No
- 2024/1085
- Karar No
- 2024/2678
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Makina Petrol Ürünleri Ulaştırma Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhlerine olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
583 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacının düşük tutarda özel tüketim vergisine tabi olan yağlama müstahzarlarını, daha yüksek tutarda özel tüketim vergisine tabi olan motorin yerine kullanılmak üzere yakıt olarak satmak ve bu durumu gizlemek için üretimi taahhüt edilen aromatik proses yağı üretip satmış gibi gösteren yanıltıcı belge düzenlemek suretiyle özel tüketim vergisi yönünden vergi ziyaına sebebiyet verildiğinden bahisle tanzim edilen vergi tekniği ve inceleme raporuna dayanılarak,
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, 2011 yılının Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarının (1.), Ağustos ayının (1.) ve (2.) ile Kasım ayının (2.) dönemleri için tarh edilen özel tüketim vergileri ve tekerrür hükümleri uygulanarak üç kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezaları ile beyannamelerin elektronik ortamda verilmemesi nedeniyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Kısmen bozma kararına uymak suretiyle, davacı tarafından “yağlama müstahzarı” ile "aromatik proses yağ" üretme taahhüdünde bulunulmasına karşın, motorin yerine kullanılan “10 numara yağ” satın alındığının, herhangi bir üretim faaliyetine dahil edilmemesine rağmen satış faturalarını ''aromatik proses yağ'' olarak düzenleyerek ve bu suretle üretim yapılmış gibi gösterildiğinin, dolayısıyla, gerçekte satışı gerçekleştirilen madeni yağların akaryakıta karıştırılmak veya motorine ikame edilmek suretiyle daha yüksek tutarda vergiye tabi bir mal olarak kullanılmak üzere satıldığı anlaşılmış olup,
söz konusu faaliyetini gizlemek amacıyla yanıltıcı belge düzenlemek suretiyle vergi ziyaına sebebiyet verdiğinden, davacı adına tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergilerinde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinin 7338 sayılı Kanun'la değişik halindeki düzenlemeye göre vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle arttırılan kısmının tekerrüre esas alınan ceza miktarından fazla olamayacağına ilişkin düzenleme karşısında, olayda tekerrüre esas alınan cezanın 1.669,02 TL olduğu anlaşıldığından,
tekerrür nedeniyle arttırılan cezaların 1.669,02 TL'lik kısmında hukuka aykırılık, anılan tutarı aşan kısmında ise hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle üç kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergileri ile vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan bölümlerinin 1.669,02 TL'ye isabet eden kısımları yönünden davanın reddine, anılan tutarı aşan kısımlarının ise iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
213 sayılı Kanun'un 339. maddesinin 7338 sayılı Kanun ile değişik halinin, işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunmadığı, idari işlemlerin hukuki denetiminin tesis edildikleri tarihte geçerli olan mevzuata göre yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın temyize konu hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın temyize konu hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2024/1085, K. 2024/2678, 17 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama