KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/1767 E., 2024/3300 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2024
- Esas No
- 2024/1767
- Karar No
- 2024/3300
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
850 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Dava Konusu İstem
Davacı hakkında, POS cihazı kullanmak suretiyle ikrazatçılık faaliyetinde bulunduğundan bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, 2009 yılına ilişkin gelir vergisi, geçici vergi ile Haziran ilâ Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı banka ve sigorta muameleleri vergileri ile aynı yılın Temmuz ilâ Aralık dönemleri için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesinin (1.) fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, banka ve sigorta muameleleri vergisi ve üç kat vergi ziyaı cezası yönünden yeniden yapılan inceleme sonucunda; davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuyla, davacı tarafından POS cihazı kullanılmak suretiyle %5 oranında komisyon geliri elde edildiği hukuken geçerli ve somut delillerle ortaya konulmuş olmakla birlikte.
POS cihazı hasılatları için bankalar tarafından uyuşmazlık konusu yılda ''banka komisyon gideri'' adı altında yapılan kesintinin, alınan beyanlar doğrultusunda tahsil edildiği tespit edilen komisyon gelirinden ayrıştırılmadan davacının elde ettiği faiz gelirine ulaşıldığı ve bu matrah üzerinden banka ve sigorta muameleleri vergisinin hesaplandığı, komisyon giderlerinin matrahtan tenzil edilmediği,
olayda, bankaların uhdesinde kalan ve bankalarca gelir kaydedilen, POS cihazı kullanılarak yapılan satışlara ilişkin hasılattan bankalara göre değişen oranlarda yapılan, banka komisyon kesintisinin davacı lehine kalan bir para olmadığı göz önüne alındığında, bahsi geçen kesintinin davacının geliri olduğunun kabul edilmesi suretiyle, ayrıca %5 oranında yerleşik içtihatlarda yer alandan fazla olarak komisyon geliri hesaplanmasında ve POS cihazı kullanımından kaynaklanan ve bankalar tarafından kesilen komisyon tutarlarının vergi matrahının hesaplanmasında dikkate alındığı hususu,
ilgili vergi inceleme raporunda yer alan faiz gelirine ilişkin değerlendirme ve hesap tablosuyla ortaya konulmadığından, davacı adına yapılan üç kat vergi ziyaı cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
kamu alacağının zamanaşımına uğramasını önlemek amacıyla tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuyla, davacı tarafından POS cihazı kullanılmak suretiyle komisyon geliri elde edildiği hukuken geçerli ve somut delillerle ortaya konulmuş olmakla birlikte.
POS cihazı hasılatları için bankalar tarafından uyuşmazlık konusu yılda ''banka komisyon gideri'' adı altında yapılan kesintinin, alınan beyanlar doğrultusunda tahsil edildiği tespit edilen komisyon gelirinden ayrıştırılmadan davacının elde ettiği faiz gelirine ulaşıldığı ve bu matrah üzerinden banka ve sigorta muameleleri vergisinin hesaplandığı, bu durumda;
bankaların uhdesinde kalan ve bankalarca gelir kaydedilen, POS cihazı kullanılarak yapılan satışlara ilişkin hasılattan bankalara göre değişen oranlarda yapılan, banka komisyon kesintisinin davacı lehine kalan bir para olmadığı da göz önüne alındığında, bahsi geçen kesintinin davacının geliri olduğunun kabul edilmesi suretiyle komisyon geliri hesaplanmasında hukuka uyarlık görülmediğinden, Mahkemece matrahın hukuka uygunluğunun denetlenmesi kapsamında, 12/06/2013 tarihli vergi inceleme tutanağının 6. sayfasında yer alan tabloda banka POS giderinin 61.394,41 TL olarak belirtildiği,
buna karşın, ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporunun 5. sayfasında elde edilen POS hasılatına, banka ve sigorta muameleleri vergilerinin %5 oranında uygulanması suretiyle elde edilen faiz gelirinden 61.394,41 TL POS giderinin düşülmediğinin dosya kapsamından anlaşılabildiği, bu itibarla, bu hesabın mahkemece yeniden yapılacak incelemede göz önünde bulundurulması suretiyle bulunacak sonuca göre karar verilmek üzere, mahkeme kararının üç kat vergi ziyaı cezalı banka ve sigorta muameleleri vergisi yönünden davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dosyanın incelenmesinden, Dairemiz kararında komisyon giderlerinin matrahtan tenzil edilmediğinin belirtilmesi suretiyle matrahın hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi gerektiğinin açıkça belirtilmesine karşın, bozmaya uyularak verildiği belirtilen kararda; bankaların uhdesinde kalan ve bankalarca gelir kaydedilen, POS cihazı kullanılarak gerçekleştirilen satışlara ilişkin hasılattan bankalara göre değişen oranlarda yapılan banka komisyon kesintisinin davacı lehine kalan bir para olmadığı, bahsi geçen kesintinin davacının geliri olduğunun kabul edilmesi suretiyle komisyon geliri hesaplanmasında hukuka uyarlık görülmediği;
söz konusu giderin matrahın hesabında dikkate alındığı hususunun ilgili vergi inceleme raporunda değerlendirme ve hesap tablosuyla ortaya konulamadığı gerekçesiyle işlemin iptal edildiği anlaşılmış ise de; ... tarih ve ... sayılı raporda, 12/06/2013 tarihli vergi inceleme tutanağının 6. sayfasında yer alan tabloda banka POS giderinin 61.394,41 TL olarak belirtildiği, buna karşın, anılan raporun 5. sayfasında, elde edilen POS hasılatına %5 oranının uygulanması suretiyle hesaplanan 226.723,13 TL brüt faiz gelirinden 61.394,41 TL POS giderinin düşülmesinden sonra kalan 165.328,72 TL net faiz geliri olduğunun belirtildiği görülmektedir.
Bu bakımdan, net faiz geliri üzerinden hesaplanan tarh ve ceza kesme işlemlerinde hukuka aykırılık; fazlaya isabet eden kısmında ise hukuka uyarlık görülmediğinden, bu husus dikkate alınarak yeniden bir karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerekmiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2024/1767, K. 2024/3300, 12 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama