KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2017/2466 E., 2022/1858 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 18 Mart 2022
- Esas No
- 2017/2466
- Karar No
- 2022/1858
- Temyiz eden (davacı)
- … Teknoloji Hizmetleri ve İşletmecilik Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, … tarih ve … sayılı … Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım ve Koordinasyon Merkezi kararında yer alan Taksi ve Dolmuş Taşımacılığı Yönergesi'nin; 12, 30/6, EK-1/1-1, EK-1/2-2 ve EK-1/4 maddelerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu UKOME kararı ile ticari taksi yönetim merkezinin kurulup işletilmesi ile belediye tarafından ruhsatlandırılmış tüm ticari taksi plakalı araçların belli bir sistem dahilinde takip ve denetlenmesinin gerek trafik düzeni gerekse de kamu menfaatine uygun olacağı, ayrıca yukarıda zikredilen 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7.ve 9. maddeleri uyarınca davalı Büyükşehir Belediyesi'ne ulaşımla alakalı olarak düzenleme yetkisi verildiği,
ulaşım ana plânını yapmak veya yaptırmak ve uygulamak ulaşım ve toplu taşıma hizmetlerini plânlamak ve koordinasyonu sağlamak görevleri arasında bulunduğu anlaşılmış olup, kamu yararı gözetilerek tesis edilen davalı idare işleminin dava konusu edilen maddelerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, idareye kapsamı belli olmayan bir çok konuda her türlü tasarruf, düzenleme ve işletme yetkisi verildiği, böyle bir idari işlemin Anayasa'ya ve İdare Hukukunun en temel prensiplerine aykırı olmasına rağmen mahkemece eksik bir hukuki değerlendirme yapıldığı, Mahkemece öncelikle idari işlem ile sınırsız ve belirsiz yetki verilemeyeceği tespit edilerek,
işlemin kamu yararı yönünden incelenmesi gerektiği, şirketlerin ticari hizmetlerine son verilmesini gerektiren bir düzenlemede kamu yararı da bulunamayacağı, yapılan düzenleme ile UKOME'nin taşımacılık hizmetlerini planlamak ve koordinasyonunu sağlamak konusundaki genel yetkisinin aşıldığı, Anayasa uyarınca temel hak ve hürriyetlerin sadece kanun ile sınırlandırılması mümkün iken, Yönergenin yeni 12. maddesi ile bir çok temel hak ve hürriyetin sınırlandırıldığı, idari makamların Kanun hükmü olmadan böyle bir düzenleme yapmasının Anayasa'ya aykırı olduğu iddialarıyla, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, dava konusu düzenlemelerin hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2017/2466, K. 2022/1858, 18 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama