İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /8. Daire

DANIŞTAY · 8. DAİRE

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Danıştay 8. Daire E.2017/490 K.2021/3747

Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince; 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmialtı İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1/5 maddesi hükmü uyarınca Erzurum İl Özel…

Esas2017/490Karar2021/3747Tarih9 Eylül 2021Okuma5 dk · 1.070 kelime

KÜNYE

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2017/490 E., 2021/3747 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire

Karar tarihi
9 Eylül 2021
Esas No
2017/490
Karar No
2021/3747
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacılar)
… ve …
Vekili
Av. …
Karşı Taraf (Davalı)
… Büyükşehir Belediye Başkanlığı
İstemin Özeti
… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti
Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi
…
Düşüncesi
İstemin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.070 kelime·5 dk okuma

Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince; 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmialtı İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1/5 maddesi hükmü uyarınca Erzurum İl Özel İdaresi'nin tüzel kişiliği kaldırıldığından Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanlığı hasım konumuna alınarak işin gereği görüşüldü:

Dava, davacılar tarafından, müşterek çocuklarının vefatında davalı idarenin kusuru bulunduğundan bahisle 20.000,00-TL maddi ve 50.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 70,000,00-TL tazminatın yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince; yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu bilirkişi tarafından hazırlanan 28.05.2014 tarihli bilirkişi raporunda, sulama kanalı yönünden teknik yönden bir kusur bulunmadığı, olayda ölenin ailesinin %100 kusurlu olduğunun belirtildiği; 1980 yılında kanalın yapımından sonra bakımının ve onarımının kanalı kullanan köy halkı tarafından gerçekleştirildiği, dolayısıyla söz konusu su kanalının köy halkının bahçe ve tarlalarının sulamasında kullanılan köy orta malı niteliğine kavuştuğu, davalı idarenin sürekli bakım ve gözetiminde bulunmadığı, olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinde "İdare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmü yer almaktadır.

İdareler kural olarak yürüttükleri kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlüdürler. İdari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

Bir başka anlatımla, kamu idareleri, yürüttükleri hizmetin işleyişini sürekli kontrol etmek ve gerekli önlemleri almakla yükümlüdürler. Bu yükümlülüğün tam ve gereği gibi yerine getirilmemiş olması nedeniyle doğan zararların, hizmeti yürütmekle yükümlü bulunan idare tarafından tazmini gerekmektedir.

İdare, yasalarla kendisine görev olarak verilen kamu hizmetlerinin ifasında önce gerekli teşkilatı kurmak; bu teşkilatın ayni, şahsi ve mali imkan ve araçlarını hizmete hazır tutmak, hizmetin ifası sırasında hizmetin zamanında ve gereği gibi işlemesini devamlı olarak gözetmek ve hizmetin işleyişini kontrol etmek zorundadır. Gerek hizmetin ifası sırasındaki ayni, şahsi ve mali imkan ve araçlarının temin ve ifasındaki kusur, gerekse temin edilen bu araçlarla ifa olunan hizmetin geç işlemesi, gereği gibi veya hiç işlememesi; idareye zarar gören kimselerin bu nedenlerle doğan zararlarını tazmin sorumluluğunu yükler.

Ancak, ortada tazmini gereken zararın bulunmaması, zararın zarar gören kişinin veya üçüncü kişinin eyleminden doğması, mücbir sebeplerden kaynaklanması, zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulamaması, idare hukukuna özgü tazmin nedenlerinin bulunmaması gibi durumlarda idarenin tazmin yükümlülüğü ortadan kalkar.

5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 6. maddesinde; "İl özel idaresi mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; b) İmar, yol, su, kanalizasyon, katı atık, çevre, acil yardım ve kurtarma, ... ; orman köylerinin desteklenmesi, ağaçlandırma, park ve bahçe tesisine ilişkin hizmetleri belediye sınırları dışında, yapmakla görevli ve yetkilidir." hükmüne yer verilmiştir.

3202 sayılı Köye Yönelik Hizmetler Hakkında Kanun'un 2. maddesinde; "d) Köy ve bağlı yerleşim birimlerinin yol, su, elektrik, kanalizasyon tesislerinin inşaatı, bakımı, onarımı, geliştirme ve işletme hizmetlerini düzenlemek üzere gerekli tedbirleri almak, bakım, onarım, işletme ve geliştirme hizmetlerine ait esasları tespit etmek ve yürütmek, e) Köy ve bağlı yerleşme birimlerine, askeri garnizonlara sağlıklı, yeterli içmesuyu ve kullanma suyu tesislerini yapmak, geliştirmek ve yapımına destek olmak, sondaj kuyuları açmak,

bu maksatla umuma ait sular ile kanunlarla köye ve köylüye devir ve tahsis edilmiş veya köyün veya köylerin eskiden beri intifaında bulunmuş olan suları; köylerin ve bağlı yerleşme birimlerinin, askeri garnizonların ihtiyacına göre tevzi etmek, kısmen veya tamamen başka köye, köylere, bağlı yerleşme birimlerine, askeri garnizonlara tahsis etmek ve tahsis şeklini değiştirmek," köye yönelik hizmetler arasında sayılmış olup, aynı Kanun'un Ek 2. maddesinde.

"Bu Kanunda belirtilen hizmetler, İstanbul ve Kocaeli illeri dışında il özel idarelerince, İstanbul ve Kocaeli illerinde ise il sınırları dahilinde yapılmak üzere büyükşehir belediyelerince yerine getirilir." hükmü yer almaktadır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 335/1. maddesinde, "Ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velayeti altındadır. Yasal sebep olmadıkça velayet ana ve babadan alınamaz." hükmüne, "velayetin kapsamı" başlıklı 339. maddesinde ise, "Ana ve baba, çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini göz önünde tutarak gerekli kararları alır ve uygularlar. Çocuk, ana ve babasının sözünü dinlemekle yükümlüdür. Ana ve baba, olgunluğu ölçüsünde çocuğa hayatını düzenleme olanağı tanırlar; önemli konularda olabildiğince onun düşüncesini göz önünde tutarlar. Çocuk, ana ve babasının rızası dışında evi terkedemez ve yasal sebep olmaksızın onlardan alınamaz. Çocuğun adını ana ve babası koyar." hükmüne yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, davacıların müşterek çocuğu 2 yaşındaki …'ın 17.07.2012 tarihinde evlerinin yakınında bulan sulama kanalına düşmesi sonucu vefat ettiği, davacılar tarafından meydana gelen olayda gerekli önlemleri almayan davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu iddia edilerek uğranılan maddi ve manevi zararlarının tazmini istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Olayda, söz konusu sulama kanalının da içerisinde bulunduğu sulama tesisinin 1980 senesinde mülga Topraksu Genel Müdürlüğü tarafından inşa edildiği, kanalın ölen çocuğun evine 3,4 metre mesafede bulunduğu, küçük çocukların sığabileceği bir boyutta olduğu, kanalın çevresinde çit vb. yapıların ve uyarı levhalarının bulunmadığı anlaşılmaktadır.

İdare Mahkemesi tarafından olayda hizmet kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; dosyada yer alan bilgiler ile fotoğraflardan sulama kanalının etrafının yapılaşmaya konu olduğu halde kanalın çevresinde herhangi bir güvenlik tedbirinin ve uyarı levhasının yer almadığı anlaşılmakta olup, kanalın küçük yaştaki bir çocuğun sığabileceği bir boyutta olduğu da dikkate alındığında davalı idarenin sulama kanalının yerleşim yerlerinden geçen kısımlarında tehlike oluşturmaması için gerekli önlemleri almaması nedeniyle olayda hizmet kusurunun bulunduğu sonucuna varılmaktadır.

Bununla beraber, olay tarihinde 2 yaşında olan müteveffa …'ın gözetim ve denetim sorumluluğunu gereğince yerine getirmeyen davacıların da olayın meydana gelmesinde kusurlu olduğu açıktır.

Bu durumda, davalı idarenin hizmet kusuru ile davacıların kusur durumunun gerekirse yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak birlikte değerlendirilmesi suretiyle tespit edilecek kusur oranları çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar veren Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlarda bulunacak hususlar" başlıklı 24. maddesinde; "Kararlarda tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları yahut unvanları ve adresleri belirtilir." hükmü yer almakta olup, temyize konu Mahkeme kararında davacılardan …'ın ad ve soyadının yazılmadığı anlaşıldığından, İdare Mahkemesi'nce bozma gerekçesi doğrultusunda yeniden bir karar verilirken davacıların tamamı hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle; ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 09/09/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 8. Daire, E. 2017/490, K. 2021/3747, 9 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2017/490
Karar No
2021/3747
Tarih
9 Eylül 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2017/502 K.2021/3714
  • Danıştay 8. Daire E.2017/503 K.2021/4067
  • Danıştay 8. Daire E.2017/505 K.2021/4253
  • Danıştay 8. Daire E.2017/506 K.2021/4072
  • Danıştay 8. Daire E.2017/509 K.2021/4068
  • Danıştay 8. Daire E.2017/510 K.2021/4069

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.