KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2018/1535 E., 2022/2251 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 31 Mart 2022
- Esas No
- 2018/1535
- Karar No
- 2022/2251
- Temyiz eden (davacı)
- ....
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
555 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Şırnak İli, Uludere İlçesinde geçici köy korucusu olarak görev yapan davacının, çağrıldığı halde ve yapılan tüm ikazlara rağmen göreve gelmediğinden bahisle görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali ile göreve iade tarihine kadar yoksun kalınan parasal hakların tazmini istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava dosyasının incelenmesinden; dava dilekçesinin 01/07/2016 tarihinde ...
Asliye Hukuk Mahkemesinden havale ettirildikten sonra 20/04/2017 tarihinde harçların yatırıldığını gösterir sayman mutemet alındısı düzenlenerek aynı tarihte Mahkemeye gönderildiği ve Mahkeme kaydına 25/04/2017 tarihinde alındığı, Mahkemenin 11/05/2017 tarihli ara kararıyla dilekçenin havale tarihi ile harç yatırma tarihi arasındaki farklılığın nedeni hakkında ...
Asliye Hukuk Mahkemesi'nden bilgi istenildiği, anılan mahkemece ara kararına cevaben gönderilen 31/05/2017 tarihli yazı ile davacı vekilinin havalesi yapılan dava dilekçesini havale tarihinden hemen sonra mahkeme kalemi ve yazı işleri müdürüne teslim etmeden ve aradan 10 ay kadar bir süre geçtikten sonra (20/04/2017 tarihinde) dava dilekçesini getirerek harcını yatırması sebebiyle dava dilekçesinin Mahkemeye geç gönderildiği, bu durumda, dava dilekçesindeki yazılı beyanın yanı sıra dilekçeye ekli tebliğ-tebellüğ belgesinden de anlaşıldığı üzere, davacının göreve son vermeye ilişkin işlemi 09/05/2016 tarihinde öğrendiği,
anılan tarihi izleyen 60 günlük dava açma süresinin son günü olan 08/07/2016 cuma gününde açılması ve en geç bu tarihte dava harç ve giderlerinin yatırılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 20/04/2017 tarihinde harçlar yatırılmak suretiyle açılan işbu davanın süre aşımı nedeniyle esasını inceleme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın süreaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı vekili tarafından, 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi gereği dava dilekçesindeki eksikliklerin giderilerek yeniden dava açılabilmesi amacıyla dilekçe ret kararı verilmesi gerektiği, dava dilekçesinin ilgili mevzuata uygun bir şekilde ... Hukuk Mahkemesine verildiği, ... Mahkemesi havale tarihi itibarıyla süresinde olan davanın süresinde olduğunun kabulü gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, davacının adli yardım talebi kabul edildikten, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2018/1535, K. 2022/2251, 31 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama