KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2018/4952 E., 2022/5344 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2022
- Esas No
- 2018/4952
- Karar No
- 2022/5344
- Temyiz eden (davalı)
- … Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av…
- Karşı taraf (davacı)
- … Mad. San. ve Tic. A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
558 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, … ili, … ilçesinde madencilik faaliyeti yürüten davacı şirketin, süresi biten izinlerin temdit edilmesi talebiyle yapılan 27.12.2016 tarihli başvuru üzerine, davacı şirkete 31.12.2017 tarihine kadar izin verilmesine ve 1.357.424,62.-TL arazi izin bedeli ile 38.572,76.-TL teminat bedeli hesaplanmasına ilişkin İstanbul Orman İşletme Müdürlüğü'nün... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K… sayılı kararında; davacının izin için yaptığı başvurusunda herhangi bir eksiklik bulunmadığı davalı idarece tespit edildiği, davacının 2030 tarihine kadar olan maden ruhsatı süresinden daha kısa bir süre olan 31.12.2017 tarihine kadar izin verildiği, davalı idarece verilen iznin, davacının izin başvurusunda herhangi bir eksikliğinin olmadığı, davacının maden izni almasında herhangi bir sakınca bulunmadığı,
davalı idarenin bu aşamada izin süresi olarak belirleyebileceği tarih ise mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere, maden ruhsatının bitim tarihine kadar olacağı, idarenin, izin süresi konusunda, maden ruhsatı süresinden daha kısa bir süre için izin vermesine ise imkan bulunmadığı, davacıya maden ruhsatı süresi olan 2030 tarihine kadar izin verilmesi gerekmesine rağmen, hukuki bir gerekçe olmadan, bu süreden daha kısa süre olan 31.12.2017 tarihine kadar izin veren davaya konu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı,
ayrıca, dava konusu işlemle birlikte belirlenen ve işletme izninin verilmesi şartı olarak ödenmesi istenen meblağların da talep edilmesinin hukuka aykırı olduğu, ancak davalı idarenin, davacıya ruhsat süresi kadar izin verdikten sonra, verilen işletme izni kapsamında davacıdan alması gereken meblağ olduğunu düşünmesi halinde, yeni bir ücret belirlemesi yaparak davacıdan talep edebileceği belirtilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ….... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, arazi izin bedelinin hukuka ve mevzuata uygun olarak hesaplandığı, ruhsat süresi sonuna kadar izin verilmesi konusunda zorunluluk bulunmadığı takdir yetkisi kapsamında izin süresinin idarece belirlenebileceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, ruhsat süresi sonuna kadar izin vermemenin idarenin takdir yetkisinden ziyade keyfi davranışı olduğu, mahkeme kararı uyarınca gönderilen 28.03.2018 tarihli yazı ile arazi kullanım bedelinin bedel artış katsayısı oranı üzerinden yapılarak yeniden belirlendiğinden temyize konu bir husus kalmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2018/4952, K. 2022/5344, 4 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama