İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /8. Daire

DANIŞTAY · 8. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 8. Daire E.2018/5220 K.2022/6180

2- ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 3- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... 3- ... VEKİLİ : Av. ...

Esas2018/5220Karar2022/6180Tarih2 Kasım 2022Okuma6 dk · 1.235 kelime

KÜNYE

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2018/5220 E., 2022/6180 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire

Karar tarihi
2 Kasım 2022
Esas No
2018/5220
Karar No
2022/6180
Temyiz eden (davalılar)
1- ... Bakanlığı
Vekili
Av. ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.235 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

2- ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 3- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... 3- ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU

... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Dava, davacıların çocuğu ile kardeşi ...'ın 21/03/2013 tarihinde Zonguldak ili, Gökçebey ilçesi sınırları içerisindeki Gökçebey Cumhuriyet İlköğretim Okulu bahçesinde top oynarken okul yanındaki dereye düşüp boğularak vefat etmesi nedeniyle oluştuğu ileri sürülen müteveffanın Annesi ... için 5.000,00-TL maddi, Babası ... için 5.000,00-TL maddi ve Kardeşi ... için 1.000,00-TL maddi olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak toplam 11.000,00-TL maddi ve Annesi için 75.000,00-TL manevi, Babası için 75.000,00-TL manevi, Kardeşi için 30.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 180.000,00-TL manevi zararın olay tarihinden (21/03/2013) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararında; ...

Asliye Ceza Mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu dereyi ıslah etmeyip, duvarla çevirmeyen ve çevrede önlem almayan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile Gökçebey Belediyesinin ...'ın dereye düşüp, boğulmasında birinci derecede kusurlu olduklarının, Milli Eğitim Müdürlüğünün ise okulun çevre duvarının yapılması için verdiği dilekçenin gereğini zamanında yaptırmadığı, yeterli önlem almadığı, sorumlulukta lakayıt davrandığı için ikinci derecede kusurlu olduğunun belirtildiği, bu bilirkişi raporunun ve dosyadaki diğer bilgi ve belgelerin karar verilmeye yeterli bulunduğu,

çocuk ve kardeşlerinin ölümü sonucu davacıların büyük elem ve üzüntü duyduklarının açık olduğu, bilirkişi incelemesi sonucu anne ve babanın ayrıca destekten yoksun kaldıkları saptanarak ödenecek tazminat miktarının belirlendiği gerekçesiyle anne için 48.306,00-TL, baba için 35.086,00-TL olmak üzere maddi tazminat isteminin kabulü ile maddi tazminatın anne yönünden 5.000,00-TL'sinin ve baba yönünden 5.000,00-TL'sinin davalı idarelere ilk ön başvuru tarihi olarak kabul edilen 20/01/2016 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek yasal faiziyle birlikte,

kabul edilen maddi tazminat bakiye miktarları yönünden ise davacı anne için hükmedilen 43.306,00- TL'sinin ve davacı baba için hükmedilen 48.306,00-TL'sinin ise davacıların artırım dilekçesinin davalı idarelere ilk tebliğ tarihi olan 18/09/2017 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak adı geçen davacılara ödenmesine,

kardeş için 1.000,00-TL'lik maddi tazminat isteminin ise reddine, manevi tazminat isteminin kabülü ile anneye 75.000,00-TL, babaya 75.000,00-TL kardeşe 30.000,00-TL manevi tazminatın 20.01.2016 tarihinden işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınıp, davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, müteveffanın kusur durumunun incelenmesi gerektiği, Gökçebey Belediye Başkanlığı tarafından, kendilerine ait olmayan bir alan ile ilgili olarak sorumlu tutulamayacağı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından ise belediyenin koruma tedbirlerini almakla mükellef olduğu olay yeri ile alakalı olarak kendilerinin sorumluluğuna gidilemeyeceği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Sekizinci ve Onuncu Dairelerince 2575 sayılı Yasaya 3619 sayılı Yasayla eklenen Ek-1 maddesi hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü;

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." kuralına yer verilmiştir.

Bilirkişiye başvurulmasındaki amacın, hukuka uygun karar verebilmek için gerekli verilere ulaşmak olduğu göz önünde tutulduğunda, bilirkişilerin uyuşmazlık konusunda özel ve teknik bilgiye sahip olan kişiler arasından seçilmesi gerektiği kuşkusuz olup, bilirkişi veya bilirkişilerce düzenlenen raporda, sorulara verilen cevapların şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, rapor içeriğinin ise hükme esas alınabilecek nitelikte olması gerekmektedir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 282. maddesinde; "Hakim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmü yer aldığından; sunulan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek yeterlikte olmaması veya taraflarca yapılan itirazları karşılamaması halinde bilirkişilerden ek rapor istenilebileceği veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi verilen rapor dikkate alınmadan uyuşmazlığın çözümüne engel bir düzenlemenin bulunmadığı açıktır.

Dosyanın incelenmesinden İdare Mahkemesince kararda yer verilen ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasına sunulan 10/02/2014 havale tarihli kusur bilirkişi raporunda, 16/05/2014 ve 26/11/2014 tarihli heyet halindeki (üçlü) kusur bilirkişisi raporlarında davalı idarelerin kusur durumlarına ilişkin olarak oransal bir tespite gidilmeyerek, birinci derece kusurlu ve ikinci derece kusurlu şekilde kusur nitelendirilmesi yapıldığı, hüküm fıkrasında ise tazmin edilmesine karar verilen miktar bakımından davacılara karşı davalı idarelerin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna hükmedildiği görülmektedir.

Bu durumda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 282. Maddesinde belirtildiği üzere hakimin bilirkişi raporlarında belirtilen kusur nitelendirmelerine bağlı olmadan diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirme yaparak kararını verebileceği açık olduğundan, Mahkemece dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilerek davalı idarelerin, kusur durumlarının eşit olarak belirlenip hüküm fıkrasında davacılara ödenmesi gereken miktar bakımından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmeyerek belirtilen açıklama ile onanması gerektiği kanaatine varılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen AÇIKLAMA İLE ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. Kesin olarak, 02/11/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

(X)- Dava, davacıların çocuğu ile kardeşi ...'ın 21/03/2013 tarihinde Zonguldak ili, Gökçebey ilçesi sınırları içerisindeki ... İlköğretim Okulu bahçesinde top oynarken okul yanındaki dereye düşüp boğularak vefat etmesi nedeniyle oluştuğu ileri sürülen maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince, idarelerin kusurlarının tespitinin yapıldığı ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporlarında zarara neden olayda Milli Eğitim Bakanlığı'nın, Gökçebey Belediye Başkanlığı'nın ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün birinci derece ve ikinci derece kusurlu olduğu belirtilerek, maddi tazminat isteminin 83.392,00-TL'lik kısmının, manevi tazminat isteminin ise 180.000,00 TL'lik kısmının kabulüne karar verilmiş; ancak davalı idarelerin kusur durumları bilirkişilerce birinci ve ikinci derece şekilde tespit edilmesine karşın maddi ve manevi tazminat yönünden idarelerin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına hükmedilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinde; idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. İdarenin tazmin sorumluluğu için gerekli bir unsur olan hizmet kusuru; hizmetin geç işlemesi, kötü işlemesi veya hiç işlememesi şeklinde tezahür edebilir. Bu nedenlerle oluşacak somut, gerçek zararın idarece tazmin edilmesi gerekliliği ise idare hukukunun temel ilkelerindendir.

İdarenin yürütmekle yükümlü olduğu hizmetin eksik ya da kötü işlemesi nedeniyle meydana gelen zararın idare tarafından tazmini için gerekli ön koşullardan olan nedensellik bağının, zarar gören kişinin veya bir başkasının (bir başka idarenin) kusurlu olması durumunda ortadan kalkması veya idarenin kusur oranını azaltacak ölçüde zayıflaması mümkündür.

Bu bağlamda kamu idarelerinin kusurlu sorumluluklarına dayanılan tam yargı davalarında, hiç kimsenin bir başkasının kusurundan kaynaklanan zararı tazmin etmek zorunda bırakılamayacağı ilkesinden hareketle, her bir idarenin hangi kusurlu hizmeti sebebiyle ne oranda kusurlu olduğunun da belirlenmesi ve zararın bu oranlar uyarınca tazminine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin miktarın tamamından davalı idareleri müştereken ve müteselsilen sorumlu tutan mahkeme kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle davalıların temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Danıştay 8. Daire, E. 2018/5220, K. 2022/6180, 2 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenin İddiaları
  6. Karşı Tarafın Savunması
  7. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'nın Düşüncesi
  8. Türk Milleti Adına
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Karşı Oy
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2018/5220
Karar No
2022/6180
Tarih
2 Kasım 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2018/5224 K.2022/5677
  • Danıştay 10. Daire E.2018/5236 K.2022/4614
  • Danıştay 5. Daire E.2018/5243 K.2022/6889
  • Danıştay 5. Daire E.2018/5244 K.2022/6912
  • Danıştay 5. Daire E.2018/5245 K.2022/7254
  • Danıştay 5. Daire E.2018/5246 K.2022/7455

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.