KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2018/6214 E., 2022/5559 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2022
- Esas No
- 2018/6214
- Karar No
- 2022/5559
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Bakanlığı
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Hava Harp Okulu öğrencisi iken 07/03/2011 tarihinde Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile öğrencilikten ilişiği kesilen davacı tarafından, bu işlem nedeniyle 100.000,00 TL manevi tazminat ile 44.620,09 TL öğrenim gideri ve mahrum kaldığı gelire dair fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminata karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacının tazminat talebinin sebebinin Hava Harp Okulundan ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlem olduğu, bu işlemden kaynaklanan tam yargı davasının açılabilmesi için gerekli olan dava açma süresinin işlemin tebliğini izleyen günden itibaren altmış gün olduğu, bu işlemin davacı tarafından 07/03/2011 tarihinde öğrenildiği ve bu itibarla 09/11/2017 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren dilekçeyle açılan bu davanın süresinde olmadığı gerekçesiyle süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, 2577 sayılı Kanunun 13. maddesinde idareye başvuru için öngörülen en geç beş yıllık sürenin eylemin idariliğinin öğrenilmesinden ve yol açtığı zararın ortaya çıkmasından itibaren hesaplanması gerektiği, devletin yönetim kademelerinin dahi tespit edememiş olduğu suçları, failleri ve aynı zamanda idari eylemleri tespit ederek başvuru ve dava hakkını kullanmasını beklemenin ve buna göre hüküm kurmanın açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı sonuçlar ortaya çıkmasına sebep olacağı, kendisine yapılan işkence, eziyet ve kötü muamele eylemlerinin idariliğinin 15 temmuz sonrası yapılan soruşturma,
kovuşturma ve ceza yargılamalarında ortaya çıktığı, dolayısıyla başvuru hakkını kullanması gereken sürelerin başlangıcının 15/07/2016 tarihinin olduğu, Mahkeme tarafından verilen süre aşımı yönünden davanın reddine dair kararın Danıştay ve AHİM kararlarına ve ilgili kanun maddelerinin düzenleniş amacına ve doktrine aykırı ve aşırı şekilci nitelikte olduğu, ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2018/6214, K. 2022/5559, 12 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama