KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/10211 E., 2022/7474 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2022
- Esas No
- 2019/10211
- Karar No
- 2022/7474
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av....
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin .... tarih ve E... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
499 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesinde bulunan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında adına bedelsiz devri istemiyle çeşitli tarihlerde idareye yaptığı başvurular üzerine Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğünce davacının taşınmazın 6292 sayılı Kanun uyarınca iade edilmesi talepleri ile ilgili olarak idarelerince yapılacak bir işlem bulunmadığı yönünde tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K...sayılı kararında; dava konusu olayda davalı idarenin, kayıtlarında davacıya ait bir dilekçe olduğu hususunu kabul ettiği, ancak bu dilekçenin kayıt tarihi olmadığından bahisle davacının başvurusunu süresinde kabul etmediği, ne var ki, davacının kanunda öngörülen süre içerisinde -kendisine kayıt numarası verilmemesine rağmen- dilekçesini verdiği, idareye duyduğu güven çerçevesinde sürecin işlemesini beklediği, bilahare yanıt alamayınca gerekli hak arama yollara başvurduğu,
bu noktada, idarenin davacının bir dilekçesi olduğunu kabulü karşısında, mezkur dilekçenin kayıt altına alınması konusundaki yükümlülüğün idareye ait olduğu, idarenin özellikle de işbu dava konusu olayda olduğu gibi ilgilisinin hak kaybına uğrayabileceği süreli başvuru işlemlerinde idareye duyulan güven ilkesini de gözetmek suretiyle gerekli dikkat ve özeni göstererek evrakın kayıt altına alınmasını sağlaması,
dolayısıyla da ilgilisinin hak kaybına uğramasını engellemesi gerektiği, başvuru dilekçesi verilen idarece dilekçeye kayıt numarası verilmemekle birlikte, bu başvuruya konu taşınmaz hakkında tapudan bilgi istenilmesi hususunun da davacının başvurusunun işleme alınmış olduğunun emaresini oluşturduğu, bu nedenle işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; İdare Mahkemesince verilen iptal kararının doğrudan taşınmazın davacıya iade edilmesi sonucunu doğurmadığı, idarece, 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi kapsamında iade koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek bu değerlendirme sonucuna göre karar vermesini gerektiği açıklaması eklenilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacının başvurusunun Kanunda aranılan usule uygun olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2019/10211, K. 2022/7474, 9 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama