KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/2955 E., 2024/1120 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 5 Mart 2024
- Esas No
- 2019/2955
- Karar No
- 2024/1120
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- 1. Hukuk Müşaviri ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Telekominikasyon Oto. Nak. Pet. ve Gıda Ür. İth. İhr. San. ve Tic.
- Vekili
- Av....
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
547 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Dava; ... İli, ... İlçesinde nakliyat alanında faaliyet gösteren davacı şirketin, B2 yetki belgesinin Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 78. maddesi 7. fıkrası gereğince iptal edilmesine yönelik tesis edilen ve ... tarih ve E... sayılı işlem ile tebliğ edilen ... tarih ve ... sayılı Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğü Kurul kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:... K:... sayılı kararda, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte.
Karayolları Taşıma Yönetmeliği'nin 49. maddesinde öngörülen, ''Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası ve Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası yaptırmayan yetki belgesi sahiplerinin yolcu taşımacılığı yapamayacağı'' kuralı neticesinde davacı şirketin her ihlaline 5 uyarı verilmek suretiyle toplamda 50 adet uyarı ihtarına ulaşıldığı,
dava konusu işlemin tesis edildiği tarihten sonra ...tarih ve ... sayılı sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde dava konusu yetki belgesinin iptaline gerekçe olarak gösterilen ihlale aykırı davranılması halinde önce uyarı devamında yetki belgesinin iptali yaptırımının öngörülmediği, sözkonusu ihlal halinde 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu uyarınca idari para cezası uygulanacağına ilişkin düzenlemeye yer verildiği görülmekle birlikte, geçiş hükümlerinde de daha önceden verilen yaptırımların Yönetmelikte belirlenmiş şartlar çerçevesinde geçerliklerini devam ettireceklerinin belirtildiği,
yetki belgesinin iptaline ilişkin yaptırımın sözkonusu yolcu taşımacılığı faaliyetini sonlandırması sebebiyle idari para cezası verilmesine dair yaptırıma göre daha aleyhe sonuçlar doğurduğu anlaşıldığından, dava konusu işleme esas alınan kuralda lehe düzenleme yapılmak suretiyle değişiklik yapıldığı ve ortaya çıkan yeni hukuki durumun dikkate alınması gerektiği hususları göz önünde bulundurulduğunda;
davacı şirketin işlemin tesis edildiği tarihte yetki belgesinin iptaline sebep olacak yaptırımlara yeni düzenlemede yer verilmemesi ve daha lehe hükümler getirilmesi nedeniyle, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, ... Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'NIN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2019/2955, K. 2024/1120, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama