KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/3090 E., 2023/933 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 1 Mart 2023
- Esas No
- 2019/3090
- Karar No
- 2023/933
- Temyiz eden (davacı)
- … Turizm ve Tic. Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
614 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Muğla ili, Milâs ilçesi,. Mah., Tırman Sırtı ve … mevkiilerindeki … ve … bölme numaralı 40.561,66 m² yüzölçümlü ormanlık alanda Mermer Maden Sahası, Mermer Madeni Ulaşım Yolu ve Pasa Döküm Sahası için verilen orman iznine istinaden faaliyette bulunan davacı tarafından.
1- Muğla Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Komisyonunun … gün ve … sayılı kararına göre söz konusu yerin Birinci Derece Doğal Sit Alanında kaldığından bahisle ormanlık sahanın geri teslim alınmasına dair 06/04/2018 tarihli İzin Sahalarına Ait Teslim Alma Tutanağının, 2- Yine sahanın geri teslim alınmasına yönelik tanzim edilen 09/04/2018 tarihli Tutanağın, 3- a) Söz konusu geri teslim alma tutanaklarının dayanağı olan Milâs Orman İşletme Müdürlüğünün … gün ve … sayılı işlemi ile b) … sayılı Komisyon kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında.
Orman Kanunu'nun 16. maddesine göre verilecek maden arama, maden işletme, maden tesis ve altyapı tesis izinlerinin ve bu konudaki iptal işlemlerinin davalı idarenin yetkisi dahilinde olduğu, davacı şirketin sahip olduğu maden işletme ruhsatı sahası içinde bulunan ormanlık alan için idareden iznin uzatılması ve temdit işleminin yapılmasının istenildiği, tescil edilen korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının korunma alanlarının tesbiti ve bu alanlar içinde inşaat ve tesisat yapılıp yapılamayacağı konusunda karar alma yetkisinin Koruma Kurullarına ait olduğu,
davacının izni devam ederken Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 29/04/2011 tarih ve 7073 sayılı kararı ile söz konusu maden işletme alanının 1.derece Arkeolojik Sit Alanı olarak belirlendiği, buna rağmen davacı şirketin mağdur edilmemesi adına faaliyetine yasal izin süresinin bitimi olan 01/03/2017 tarihine kadar izin verildiği, ancak bu süreden sonra ise alanın rehabilite edilerek 1.derece Arkeolojik Sit Alanı olarak muhafaza edilmesi gerektiği şartının getirildiği görüldüğünden, doğal bir zenginlik kaynağı olan ormanlarımızın yetiştirilmesi,
ıslahı ve devamlılığı amacıyla tesis edildiği dolayısyla kamu yararı ve hizmet gerekleri sınırları içinde kaldığı anlaşılan dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, kısıtlama getirme yetkisinin migemde olduğu, kazanılmış hakkının ihlal edildiği, ruhsat hukuku devam ettiği sürece izinlerin de devam etmesi gerektiği, komisyon kararının kendilerine tebliğ edilmediği, yürütülmesi kesin bir idari işlemin söz konusu olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2019/3090, K. 2023/933, 1 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama