KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/585 E., 2022/5338 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2022
- Esas No
- 2019/585
- Karar No
- 2022/5338
- Temyiz eden (davalı)
- … Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av…
- Karşı taraf (davacı)
- … İl Özel İdaresi
- Vekili
- Av…
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
549 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından … ili, … ilçesi, …Köyü sınırları içerisindeki 49.343,41 m²'lik ormanlık alanda hammadde üretim izni için ağaçlandırma bedeli olarak 93.979,01 TL ve arazi izin bedeli olarak da 53.170,56 TL istenilmesine ve bedellerin yatırılmaması ve imzalı taahhüt senetinin verilmemesi halinde iznin iptal edileceğine ilişkin … Orman İşletme Müdürlüğü'nün … tarih ve …sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesinin … tarih ve E…., K:… sayılı kararında. 6831 sayılı Orman Kanunu'nun Ek 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, Köye Yönelik Hizmetler Hakkında Kanun çerçevesinde köye ve bağlı yerleşim birimlerine yönelik yol, su, atık su, gölet, mezarlık ve altyapı hizmetlerinin yerine getirilmesi maksadı ile verilen izinlerden bedel alınmayacağının öngörüldüğü,
hangi bedellerin alınmayacağı konusunda sayıma gidilmediğinden ağaçlandırma bedeli ve izin bedeli dahil her türlü bedelden muaf olduğunun kabulü gerektiği, 5286 sayılı Yasayla lağvedilen Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün hizmetlerini sürdürmek üzere illerde il özel idarelerinin yetkili kılındığı dikkate alındığında, dava konusu olayda köylere yönelik alt yapı hizmetlerini yerine getirmek amacıyla orman alanında açılacak ariyet ocağı için talep edilen hammadde üretimine ilişkin çalışma izni için ağaçlandırma ve izin bedelinin bedelinin talep edilemeyeceği,
altyapı hizmetleri kapsamına giren köy ve bağlı yerleşim yerlerine ait yolların yapım ve onarımında kullanılmak üzere orman alanı içerisinde hammadde üretimine yönelik madencilik faaliyeti dolayısıyla davacı idareden ağaçlandırma bedeli ile arazi izin bedeli istenilmesine yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, İl Özel İdarelerinin genel bütçe kapsamındaki kamu idaresi olmaması dolayısıyla Orman Kanununun 16 'ıncı maddesine göre bedelli olarak verilen 11,46ha'lık arazi izin bedeli ve ağaçlandırma bedeli alındığı, İçişleri Bakanlığı Hukuk Müşavirliğinin de bu yönde görüş verdiği, Orman Kanununun 17/3 ve 18.maddelerinin Uygulama Yönetmeliğinin ham madde üretim izni ile ilgisi olmayıp, köy yollarının ormanlık alandan geçmesi halinde yapılacak iş ve işlemlerle ilgili olduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2019/585, K. 2022/5338, 4 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama