İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /8. Daire

DANIŞTAY · 8. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 8. Daire E.2019/7338 K.2023/1218

11/09/2019 tarih ve 30885 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Orman Yangınlarıyla Mücadelede Görev Yapan Gönüllüler Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde parantez içinde yer alan “(Aile sağlığı merkezlerinden…

Esas2019/7338Karar2023/1218Tarih15 Mart 2023Okuma14 dk · 2.837 kelime

KÜNYE

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/7338 E., 2023/1218 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire

Karar tarihi
15 Mart 2023
Esas No
2019/7338
Karar No
2023/1218
Davacı
…
Vekili
Av. …
Davalı
… Genel Müdürlüğü
Vekili
Av. …
Davanın konusu
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.837 kelime·14 dk okuma·11 bölüm

11/09/2019 tarih ve 30885 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Orman Yangınlarıyla Mücadelede Görev Yapan Gönüllüler Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde parantez içinde yer alan “(Aile sağlığı merkezlerinden alınması yeterlidir.)” ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.

DAVACININ İDDİALARI

Dava konusu edilen ibare ile birinci basamak sağlık hizmeti veren ve resmi tabiplik olan yaklaşık 26.000 aile hekimine yeni bir rapor türünün ihdas edilmiş olduğu ve aile hekimlerinin nasıl bir rapor vermesi gerektiği sorunun ortaya çıktığı, Yönetmelikte bahsi geçen gönüllülerin göreve ilişkin mesleki şartlarının neler olduğu, hangi kriterlerin arandığı açıkça belirtilmediğinden aile hekimlerine yönlendirilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğu,

mesleki sağlık şartlarının ortaya konulması gerektiği, Aile Sağlığı Merkezlerinin birinci basamak sağlık kuruluşları olduğu ve mevcut fiziki donanım dikkate alındığında içeriği tam olarak belli olmayan bu raporun aile hekimleri tarafından verilmesinin yerinde olmadığı,

dava konusu düzenlemenin uygulanması halinde her bir aile hekiminin kendine ait bir muayene standardı oluşturacağı ve vakıf olmadığı amaca yönelik olarak hangi sağlık kriterlerinin gerektiğini bilmeden rapor vereceği veya vermeyerek bir üst kuruluşa sevk edeceği, her hekimin subjektif değerlendirmesi neticesinde başvurucular ile aile hekimlerinin karşı karşıya geleceği ve kişiden kişiye değişen sonuçların ortaya çıkacağı, rapor muayenelerinin gerektiği gibi yapılmaması durumunda hekimlerin hukuki sorumluluğunun doğduğu,

düzenlenen her belgeyle risk altına girdikleri, mezkur yönetmelik hükmü gereğince aile hekimleri tarafından düzenlenen sağlık raporlarına istinaden görev yapacak olan orman gönüllülerinin başta yaşam hakkı olmak üzere sağlık haklarının ihlal edilmesinin söz konusu olduğu öne sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI

Usul Yönünden, davacının meşru, güncel ve kişisel bir menfaatinin bulunmaması nedeniyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, Esas Yönünden ise, Sağlık Bakanlığı’nın 30/09/2019 tarihli Makam Oluru ile aynı tarihte yürürlüğe giren “Sağlık Raporlarına İlişkin Usul ve Esasları Hakkında Yönerge” nin 1. maddesi “Sağlık raporlarının ne şekilde hangi sağlık hizmeti sunucularında düzenleneceğinin açıklanması, rapor formatlarının belirlenmesi ve sağlık raporlarına itiraz süreçlerinin tamamlanması” amacıyla hazırlandığı,

bu Yönergenin 3. maddesinde “…5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununun 5. maddesine dayanılarak hazırlandığı belirtilmiş, aynı Kanunun 5. maddesinin 3. fıkrasında “…ilgili mevzuatta birinci basamak sağlık kuruluşları ve resmi tabiplerce düzenlenmesi öngörülen her türlü rapor, sevk evrakı, reçete ve sair belgelerin, aile hekimliği uygulamasına geçilen yerlerde aile hekimleri tarafından düzenleneceğinin” belirtildiği,

Sağlık Raporlarına İlişkin Usul ve Esasları Hakkında Yönergenin “özel rapor formatı belirtilen durumlar dışında tüm raporların düzenlenmesinde birinci basamak sağlık hizmet sunucuları tarafından düzenlenen tek hekim raporları, Aile Hekimliği Bilgi Sistemi üzerinden elektronik olarak düzenleneceği ve bu raporların Ek 5’teki formata göre düzenlenmesi gerektiğinin madde metninde yer aldığı, dava konusu Yönetmeliğin 4/1-e maddesinde gönüllü olabilmek için belirtilen diğer şartların yanında teorik ve uygulamalı orman yangınlarıyla mücadele eğitimini başarıyla tamamlamış ve sertifikasını almış olmak da aranan şartlar arasında olduğu,

Yönetmeliğin devamı maddelerinde eğitimde yangına müdahale, ilk yardım, kişisel koruyucu donanımların kullanımı, iş güvenliği, orman yangınlarında kullanılan araçlarla ilgili teorik bilgi ve uygulamaların verileceği, eğitim sonucunda yapılacak sınavda da yeterli puanın alınması gerektiği düzenlenmiş olup, 6. maddede gönüllülerin, orman yangınlarıyla mücadele eğitimine ilaveten görevlerine uygun olan ve daire başkanlığınca uygun görülen eğitim ve tatbikatlara katılacaklarının düzenlendiği, dolayısıyla bu maddelerden anlaşılacağı üzere kişinin gönüllü olabilmek için sağlık raporuna sahip olmasının yeterli olmadığı,

zorlu bir eğitim (fiziksel ve yazılı eğitim) sürecinden geçmesi gerektiği, gerek Anayasa gerekse kanunlar ile koruma altına alınmış doğal ve ekonomik servetin ve çocukların gelecekte daha güzel ve sağlıklı yetişmelerinde vazgeçilmez kaynağı olan ormanların korunması hususunda her türlü tedbirin alınması ve düzenlenmesinde kamu yararının olduğu ve yine dava dilekçesinde içeriği tam olarak belli olmayan raporun verilmesinin aile hekimleri tarafından verilmesinin uygun olmadığı,

her bir aile hekiminin kendince bir muayene standardı oluşturması neticesinde farklı uygulamaların oluşacağı” iddia edilmişse de Sağlık Raporlarına İlişkin Usul ve Esasları Hakkında Yönergenin Ek 5. maddesinde yer alan formata göre bir raporun verilmesi gerektiği, yapılacak muayenenin basit bir fiziksel muayene olacağının belirtildiği, orman yangınlarının tehlikeli işlerden olup kaza riski taşıması ve değişen arazi yapısı, ülkemizin orman yangınları açısından riskli olan Akdeniz iklim kuşağında yer alması,

zemin ve hava koşulları nedeniyle söndürme faaliyetlerinde görev yapacak personelin sağlık açısından tehlikeli işlerde çalışabilmek için engelinin olmaması gerektiğinden sağlık raporu alınması şartının getirildiği, uygulamada orman yangınlarıyla mücadelede görev yapan işçi personelin her yıl işbaşı yapmadan önce istenilen sağlık raporunda “tehlikeli işlerde çalışmasında engelleyici sağlık probleminin bulunmadığı” ibaresi ile birçok bölge müdürlüğünde aile hekimlerince rapor verildiği, iptali istenen ibarenin emredici hüküm olmadığı, başka sağlık kuruluşlarından da alınabileceği, aile hekimlerini zorlayıcı bir hüküm olmadığı,

dava konusu edilen ibarenin normlar hiyerarşisine, Kanuna ve Anayasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ

Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI: …

DÜŞÜNCESİ

Dava, 11/09/2019 tarih ve 30885 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Orman Yangınlarıyla Mücadelede Görev Yapan Gönüllüler Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde parantez içinde yer alan “(Aile sağlığı merkezlerinden alınması yeterlidir.)” ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.

Anayasa'nın 169. maddesinde; Devletin, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyup tedbirleri alacağı; bütün ormanların gözetiminin Devlete ait olduğu; Devlet ormanlarının mülkiyetinin devrolunamayacağı; Devlet ormanlarının kanuna göre, Devletçe yönetilip işletileceği; ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemeyeceği; ''Yönetmelikler'' başlığını taşıyan 124. maddesinde de, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği kurala bağlanmıştır.

İdari işlemlerin bir sebebe dayanması, kanuna ve diğer üst hukuk normlarına uygun olması hukuk devletinin ve idareye güven ilkesinin bir gereğidir. Normlar hiyerarşisi uyarınca, yönetmeliklerin üst hukuk normlarına uygun olması gerekmekle birlikte, daha ayrıntılı ve yönlendirici hükümler getirebileceği de kabul edilmektedir.

5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 1. maddesinde, aile hekimliği ile birinci basamak sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi, birey ihtiyaçları doğrultusunda koruyucu sağlık hizmetlerine ağırlık verilmesi, kişisel sağlık kayıtlarının tutulması ve bu hizmetlere eşit erişimin sağlanmasının amaç edinildiği belirtilmiş; 2. maddesinde ise: Aile hekiminin; kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini yaş, cinsiyet ve hastalık ayrımı yapmaksızın her kişiye kapsamlı ve devamlı olarak belli bir mekânda vermekle yükümlü, gerektiği ölçüde gezici sağlık hizmeti veren ve tam gün esasına göre çalışan uzman tabip veya tabip olduğu kurala bağlanmıştır.

25/01/2013 tarihli ve 28539 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinin, Aile hekiminin görev, yetki ve sorumlulukları başlıklı 4. maddesinin 3/l bendinde ise; ilgili mevzuatta birinci basamak sağlık kuruluşları ve resmî tabiplerce kişiye yönelik düzenlenmesi öngörülen her türlü sağlık raporu, sevk evrakı, reçete ve sair belgeleri düzenlemek, aile hekiminin görevleri arasında sayılmıştır.

6831 sayılı Orman Kanunu'nun 69. maddesinin 5. fıkrasında, orman yangınlarıyla mücadelede gönüllülerden de faydalanılacağı, gönüllülerin yangına ulaşımı ile yangın söndürmeye yarayacak aletleri ve giyeceklerinin, Devlet ormanlarında orman idaresi, diğer ormanlarda ise sahipleri tarafından; yangına katılan personel ve gönüllülerin iaşe giderlerinin ise yangın söndürme faaliyetleri süresince orman idaresi tarafından karşılanacağı kurala bağlanmıştır.

6831 sayılı Kanunun 69, 71 ve ek 5. maddelerine dayanılarak hazırlanan ve 11/09/2019 günlü ve 30885 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan dava konusu, Orman Yangınlarıyla Mücadelede Görev Yapan Gönüllüler Hakkında Yönetmelikte.

Mesleği orman yangını söndürme işçiliği olmayan ve bu görevden dolayı maaş almayan, eğitim, beceri ve donanım olarak profesyonel yangın söndürme işçiliği imkân ve kabiliyetlerine sahip olan, orman yangını çıktığında kendi meşguliyetini bırakıp, emir komuta zinciri içinde yangına müdahale eden ve yangın sonrası kendi meşguliyetine dönen 18 yaşını bitirmiş kişi olarak tanımlanan orman gönüllüsünün, bu görevi yürütebilmek için aranılan diğer koşullar yanında, sağlık yönünden elverişli olduğuna dair sağlık raporu alması öngörülmüş ve bu raporun da, Aile sağlığı merkezlerinden alınmasının yeterli olacağı kuralına yer verilmiştir.

5218 Sayılı Kanunun yukarıda anılan hükmü gereği, Aile hekiminin; kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini kapsamlı ve devamlı olarak vermekle yükümlü olduğu; bu bağlamda yine aynı Kanuna dayanılarak çıkarılan Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinin, 4. maddesinin 3/l bendi uyarınca da; İlgili mevzuatta birinci basamak sağlık kuruluşları ve resmî tabiplerce kişiye yönelik düzenlenmesi öngörülen her türlü sağlık raporu, sevk evrakı, reçete ve sair belgeleri düzenlemenin görevleri arasında sayıldığı konusunda herhangi bir duraksamanın bulunmadığı görülmektedir.

Nitekim aile hekimlerinin, vatandaşların talebi üzerine, ilgili mevzuatlarında öngörülen pek çok sayıda ve farklı nitelikteki sağlık raporlarını düzenledikleri de bilinmektedir. Dava konusu edilen Orman yangınlarıyla mücadelede görev yapan gönüllülere yönelik düzenlenmesi öngörülen sağlık raporunun da bu kapsamda olduğu açıktır. Kaldi ki, söz konusu sağlık raporunun, diğer sağlık kuruluşlarından da alınmasına engel bir durum bulunmadığı, aile hekimliğinden alınmasını öngören zorlayıcı herhangi bir hüküm de içermediği anlaşılmaktadır.

Buna göre, ilgili mevzuat olan Orman Kanunu ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılan yönetmelikte; orman gönüllüleri tarafından alınması istenilen sağlık raporunun aile sağlık merkezlerince düzenlenmesinin öngörülmesinde mevzuata aykırı bir durumunun bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci ve İkinci Dairelerince 2575 Sayılı Kanunun Ek 1. maddesi uyarınca müşterek duruşma için taraflara önceden bildirilen 15/03/2023 tarihinde, davacı vekili Av. …'ın ve davalı idare vekili Av. …'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ SÜREÇ

Dava konusu 11/09/2019 tarih ve 30885 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Orman Yangınlarıyla Mücadelede Görev Yapan Gönüllüler Hakkında Yönetmelik, 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 69 uncu, 71 inci ve ek 5 inci maddelerine dayanılarak hazırlanmış olup 6831 sayılı Kanunun 69. maddesinde ise'' Orman yangınlarıyla mücadelede gönüllülerden de faydalanılır.

Gönüllülerin yangına ulaşımı ile yangın söndürmeye yarayacak aletleri ve giyecekleri, Devlet ormanlarında orman idaresi, diğer ormanlarda ise sahipleri tarafından karşılanır. Yangına katılan personel ve gönüllülerin iaşe giderleri yangın söndürme faaliyetleri süresince orman idaresi tarafından karşılanır.'' hükmü yer almış.

Ek 5. maddesinde ise Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ile orman alanlarından yararlanma karşılığı alınacak bedel miktarlarının tespiti ve tahsiline ilişkin hususlar, Orman Genel Müdürlüğü tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikle belirleneceği düzenlenmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

USUL YÖNÜNDEN

Davalı idarenin usule ilişkin iddialarına itibar edilmemiştir.

ESAS YÖNÜNDEN

İlgili Mevzuat:

Anayasa'nın 169. maddesinde; Devletin, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyup tedbirleri alacağı; bütün ormanların gözetiminin Devlete ait olduğu; Devlet ormanlarının mülkiyetinin devrolunamayacağı; Devlet ormanlarının kanuna göre, Devletçe yönetilip işletileceği; ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemeyeceği; ''Yönetmelikler'' başlığını taşıyan 124. maddesinde de, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği kurala bağlanmıştır.

6831 sayılı Orman Kanunu'nun 69. maddesinin 5. fıkrasında, orman yangınlarıyla mücadelede gönüllülerden de faydalanılacağı, gönüllülerin yangına ulaşımı ile yangın söndürmeye yarayacak aletleri ve giyeceklerinin, Devlet ormanlarında orman idaresi, diğer ormanlarda ise sahipleri tarafından; yangına katılan personel ve gönüllülerin iaşe giderlerinin ise yangın söndürme faaliyetleri süresince orman idaresi tarafından karşılanacağı kurala bağlanmıştır.

5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun ''Amaç ve Kapsam'' başlıklı 1. maddesinde Bu Kanunun amacı.

Sağlık Bakanlığının (…)(2) belirleyeceği illerde, birinci basamak sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi, birey ihtiyaçları doğrultusunda koruyucu sağlık hizmetlerine ağırlık verilmesi, kişisel sağlık kayıtlarının tutulması ve bu hizmetlere eşit erişimin sağlanması amacıyla aile hekimliği hizmetlerinin yürütülebilmesini teminen görevlendirilecek veya çalıştırılacak sağlık personelinin statüsü ve malî hakları ile hizmetin esaslarını düzenlemek olduğu ifade edilmiş, ''Tanımlar'' başlıklı 2. maddesinde ise, aile hekiminin, kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini yaş,

cinsiyet ve hastalık ayrımı yapmaksızın her kişiye kapsamlı ve devamlı olarak belli bir mekânda vermekle yükümlü, gerektiği ölçüde gezici sağlık hizmeti veren ve tam gün esasına göre çalışan aile hekimliği uzmanı veya Sağlık Bakanlığının öngördüğü eğitimleri alan uzman tabip veya tabip olduğu belirtilmiş.

5. maddesinin 3. fıkrasında ise, ilgili mevzuatta birinci basamak sağlık kuruluşları ve resmî tabiplerce düzenlenmesi öngörülen her türlü rapor, sevk evrakı, reçete ve sair belgeler, aile hekimliği uygulamasına geçilen yerlerde aile hekimleri tarafından düzenleneceği kurala bağlanmıştır.

6831 sayılı Kanunun 69, 71 ve Ek 5. maddelerine dayanılarak hazırlanan ve 11/09/2019 günlü ve 30885 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan dava konusu, Orman Yangınlarıyla Mücadelede Görev Yapan Gönüllüler Hakkında Yönetmelikte.

Mesleği orman yangını söndürme işçiliği olmayan ve bu görevden dolayı maaş almayan, eğitim, beceri ve donanım olarak profesyonel yangın söndürme işçiliği imkân ve kabiliyetlerine sahip olan, orman yangını çıktığında kendi meşguliyetini bırakıp, emir komuta zinciri içinde yangına müdahale eden ve yangın sonrası kendi meşguliyetine dönen 18 yaşını bitirmiş kişi olarak tanımlanan orman gönüllüsünün, bu görevi yürütebilmek için aranılan diğer koşullar yanında, sağlık yönünden elverişli olduğuna dair sağlık raporu alması öngörülmüş ve bu raporun da, Aile sağlığı merkezlerinden alınmasının yeterli olacağı kuralına yer verilmiştir.

25.01.2013 tarih ve 28539 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği'nin ''Aile hekiminin görev, yetki ve sorumlulukları'' başlıklı 4. maddesinin 3. fıkrasının (l) bendinde, ''Aile hekiminin Kurumca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde görev, yetki ve sorumlulukları belirtilerek, İlgili mevzuatta birinci basamak sağlık kuruluşları ve resmî tabiplerce kişiye yönelik düzenlenmesi öngörülen her türlü sağlık raporu, sevk evrakı, reçete ve sair belgeleri düzenlemek.'' olduğu hüküm altına alınmıştır.

Sağlık Bakanlığı’nın 30/09/2019 tarihli Makam Oluru ile aynı tarihte yürürlüğe giren “Sağlık Raporlarına İlişkin Usul ve Esasları Hakkında Yönerge” nin 1. maddesi “Sağlık raporlarının ne şekilde hangi sağlık hizmeti sunucularında düzenleneceğinin açıklanması, rapor formatlarının belirlenmesi ve sağlık raporlarına itiraz süreçlerinin tamamlanması” amacıyla hazırlandığı,

bu Yönergenin 3. maddesinde “…5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununun 5. maddesine dayanılarak hazırlandığı belirtilmiş, aynı Kanunun 5. maddesinin 3. fıkrasında “…ilgili mevzuatta birinci basamak sağlık kuruluşları ve resmi tabiplerce düzenlenmesi öngörülen her türlü rapor, sevk evrakı, reçete ve sair belgelerin, aile hekimliği uygulamasına geçilen yerlerde aile hekimleri tarafından düzenleneceğinin” belirtildiği, yine aynı Yönergenin Özel Düzenleme Bulunmayan Raporlar başlıklı Onuncu Bölümünün Raporların düzenlenmesine ve formatına ilişkin açıklamalar başlıklı 33. maddesinde ''Bu Yönerge’ de;

özel rapor formatı belirtilen durumlar dışında tüm raporların düzenlenmesinde aşağıdaki kriterlere uyulur. Sağlık Bakanlığına bağlı hastaneler, üniversite hastaneleri, diğer kamu kurumlarına ait sağlık kurum ve kuruluşları ile Sağlık Bakanlığınca ruhsatlandırılmış özel hastaneler, özel tıp merkezleri ve birinci basamak sağlık hizmet sunucuları;

a) İstirahat Raporlarını Ek-1' de yer alan rapor formatına,

b) İlaç Kullanım Raporlarını Ek-2' te yer alan rapor formatına,

c) Tıbbi Malzeme Raporlarını Ek-3' te yer alan rapor formatına,

ç) Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporlarını Ek-4' te yer alan rapor formatına,

d) Durum Bildirir Tek Hekim Sağlık Raporlarını Ek-5’ de yer alan rapor formatına, uygun olarak düzenler.

(2) Yönerge eki Ek-5' de yer alan “Durum Bildirir Tek Hekim Sağlık Raporu’nun” birinci basamak sağlık hizmet sunucularında düzenlenmesinde aşağıdaki hükümler geçerlidir.

a) Durum Bildirir Tek Hekim Sağlık Raporu almak için birinci basamak sağlık hizmet sunucularına müracaat edecek kişiler, Kişiye Ait Bilgi Formunu e-Devlet üzerinden doldurur. 18 yaşından küçükler için beyan formunun doldurulması zorunlu değildir. Pratisyen hekimin/aile hekiminin gerekli görmesi halinde 18 yaşından küçükler için veli ya da vasisi tarafından beyan formu manuel yazılı olarak doldurulur.

b) e-Devlet üzerinden düzenlenenler hariç “Kişisel Sağlık Bilgi Formu” aile hekimleri tarafından aile hekimliği biriminde muhafaza edilir.

c) Sağlık Bakanlığına bağlı birinci basamak sağlık hizmet sunucularında düzenlenen raporlar için kişilerden ücret talep edilmez.

ç) Birinci basamak sağlık hizmet sunucuları tarafından düzenlenen tek hekim raporları, Aile Hekimliği Bilgi Sistemi üzerinden elektronik olarak düzenlenir.

d) Aile hekimliği sözleşmesi imzalayan aile hekimliği uzmanı ve diğer uzman hekimler aldıkları eğitim dâhilinde ilaç ve tıbbi malzeme kullanım raporları düzenleyebilir.'' düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Yukarıda anılan mevzuat hükümleri uyarınca dava konusu Yönetmeliğin 4/1-e maddesinde gönüllü olabilmek için bir takım şartların öngörüldüğü, bu şartların arasında teorik ve uygulamalı orman yangınlarıyla mücadele eğitimini başarıyla tamamlamış ve sertifikasını almış olmanın da arandığı,

Yönetmeliğin devamı maddelerinde eğitimde yangına müdahale, ilk yardım, kişisel koruyucu donanımların kullanımı, iş güvenliği, orman yangınlarında kullanılan araçlarla ilgili teorik bilgi ve uygulamaların verileceği, eğitim sonucunda yapılacak sınavda da yeterli puanın alınması gerektiği düzenlenmiş olup, 6. maddede gönüllülerin, orman yangınlarıyla mücadele eğitimine ilaveten görevlerine uygun olan ve daire başkanlığınca uygun görülen eğitim ve tatbikatlara katılacaklarının düzenlendiği, dolayısıyla bu maddelerden kişinin gönüllü olabilmek için sağlık raporuna sahip olmasının yeterli olmadığı,

aşamalı bir eğitim (fiziksel ve yazılı eğitim) sürecinden geçmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

Orman yangınları ile mücadele tehlikeli işlerden olup kaza ve can güvenliği riski taşıması, değişken arazi yapısı, ülkemizin orman yangınları açısından riskli olan Akdeniz iklim kuşağında yer alması, zemin ve hava koşulları nedeniyle söndürme faaliyetlerinde görev yapacak personelin sağlık açısından tehlikeli işlerde çalışabilmek için engelinin olmaması gerekliliği üzerine idarece; birinci basamak sağlık kuruluşu olan ve rapor düzenleme yetkisine sahip aile hekimleri tarafından da sağlık raporu düzenlenmesinde kanuna ve hukuka aykırılık görülmemiştir.

Ayrıca her ne kadar davacı tarafından öne sürülen yeni bir rapor türünün ihdas edilmiş olduğu ve aile hekimlerince hangi sağlık kriterleri göz önüne alınacağının ve ne tür bir rapor verilmesi gerektiğinin açık olmadığı iddia edilmiş ise de. Sağlık Raporlarına İlişkin Usul ve Esasları Hakkında Yönerge'nin Ek 5. maddesinde yer alan formata uygun olarak düzenlenmiş bir raporun verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Kaldı ki dava konusu edilen cümlede yer alan ''yeterlidir.'' ibaresinden gönüllü olarak görev yapacak kişilerin bu raporu aile hekiminden almak zorunda olduklarına dair emredici bir ifade olmadığı, istenildiği takdirde yetkili diğer mercilerden bu raporu alabilecekleri, söz konusu ifade ile raporun alınabileceği asgari bir kurumun belirlendiği anlaşılmakla davacının bu iddiasına da itibar edilmemiştir.

Bu itibarla mevzuata uygun olarak tesis edildiği anlaşılan Yönetmelik hükmüne karşı açılan davanın reddi gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 15/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 8. Daire, E. 2019/7338, K. 2023/1218, 15 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davacının İddiaları
  4. Davalının Savunması
  5. Düşüncesi
  6. Danıştay Savcısı: …
  7. Düşüncesi
  8. Türk Milleti Adına
  9. Hukuki Süreç
  10. İnceleme Ve Gerekçe
  11. Usul Yönünden
  12. Esas Yönünden
  13. Hukuki Değerlendirme
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2019/7338
Karar No
2023/1218
Tarih
15 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2019/7388 K.2023/1094
  • Danıştay 12. Daire E.2019/7400 K.2023/1329
  • Danıştay 10. Daire E.2019/7413 K.2023/983
  • Danıştay 10. Daire E.2019/7417 K.2023/1012
  • Danıştay 4. Daire E.2019/7421 K.2023/1364
  • Danıştay 10. Daire E.2019/7489 K.2023/985

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.