KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/1814 E., 2023/5383 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2023
- Esas No
- 2020/1814
- Karar No
- 2023/5383
- Temyiz eden (davacı)
- …Tic. ve Turizm A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
655 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Konya ili, Seydişehir ilçesi, … Mahallesi, Seydişehir-Antalya Karayolu 24. km üzerinde bulunan dinlenme tesislerinin kapasitesinin yeniden değerlendirilerek % 3 oranında Or-köy kalkındırma geliri bedeli borcu çıkarılmasına dair Konya Orman Bölge Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; … tarih … sayılı Bakanlık oluruyla, “bedellerin 53 yataklı 2 yıldızlı otel, 100 kişilik lokanta ve akaryakıt istasyonu üzerinden ödenmesinin" öngörüldüğü ve hesaplamaların, bu değerler nazara alınarak yapıldığı,. Asliye Hukuk Mahkemesinin.
Esasında davacı tarafından açılan tespit davasında, tesisin uygulama kapasitesinin “155 kişilik 2. Sınıf lokanta” olarak tespit edilmiş olması sebebiyle, 55 kişilik eksik hesaplamanın yapıldığı, 155 kuver adedi dikkate alındığında, mevcut izinler proje maliyet bedelinin 1.761.199,13 TL olduğu ve Proje maliyet bedeline göre yapılan hesaplama sonucunda (Kuverli Hesaplama).
2013 Yılı Lokanta fark Kuver Bedelinin 17.678,00 * 55 = 972.290,00 TL, toplam kuver bedelinin %3'ü olan fark Orköy bedelinin 29.168,70 TL olduğu anlaşıldığından, davalı idare tarafından tesis edilen 29.168,70 TL fark orman köylüleri kalkınma bedeli ödenmesine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirket tarafından dava konusu edilen işlemdeki % 3 Or-köy kalkındırma bedelinin hatalı hesaplandığı iddia edilmişse de, Mahkemelerinin … gün ve … sayılı ara kararı ile dava dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği,
anılan ara kararı ile bilirkişi olarak resen seçilen Mali Müşavir tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen ve 18.10.2019 tarihinde Mahkeme kaydına giren bilirkişi raporunda davacının ödemesi gereken 2013 yılı toplam kuver bedelinin % 3'ü olan fark Or-köy bedelinin ilgili yıl için 100 kişi için yapılan ödeme düşüldükten sonra dava konusu işlemde belirtildiği üzere 29.168,70.-TL olarak tespit edilmesi karşısında davacı şirketin bu yöndeki iddiasına itibar edilmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, kuver hesabı yapılmasının doğru olmadığı, kuverin otel, turistik mekan ve benzeri işletmelerde yansıtılan bir bedel olmasına rağmen kendi tesisinin bu kapsamda bir işletme olmadığı, yol üzeri tesis mahiyetinde olduğu, ilk izin aldığı tarihten itibaren ilave tadilat yapılmadığı ve kapasite değişikliğine gidilmediğinden ek arazi izin bedeli hesaplanmasının hukuka aykırı olduğu, gecikme zammı konusunda ise daha önce bildirim yapılmadığından haksız şekilde geçmişe yönelik yürütülen gecikme cezasının ödenecek miktara eklenmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, Kültür ve Turizm Bakanlığı' nın 24.02.2014 tarihli yazılarında lokanta için kuver hesabı yapılacağının bildirildiği, bu belirlemeleri yapmanın Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın yetkisinde bulunduğu, davacının kendisinin yaptırdığı tespit neticesinde lokanta kapasitesinin 155 kişi olarak belirlendiği ve 55 kişilik kapasite artışının bulunduğu, kapasite artışında artışlardan kaynaklı or-köy ve erozyon bedelinin değişikliğin Bakanlıkça uygun görüldüğü tarih esas alınarak ayrıca tahsil edileceğinin belirtildiği, yönetmeliğe göre gecikme zammı uygulanması için bildirim yapılması gerekmediği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2020/1814, K. 2023/5383, 2 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama