İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /8. Daire

DANIŞTAY · 8. DAİRE

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Danıştay 8. Daire E.2020/3674 K.2020/5429

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Dava; … Üniversitesi İletişim Fakültesi, Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencisi olan davacının bir hafta…

Esas2020/3674Karar2020/5429Tarih9 Aralık 2020Okuma6 dk · 1.241 kelime

KÜNYE

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/3674 E., 2020/5429 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire

Karar tarihi
9 Aralık 2020
Esas No
2020/3674
Karar No
2020/5429
Temyiz İsteminde Bulunan(Davalı)
… Üniversitesi Rektörlüğü …/…
Vekili
Av. … - (Aynı adreste
Karşı Taraf (Davacı)
…
Vekili
Av. …
İstemin Özeti
… İdare Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir,
Savunmanın Özeti
İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hâkimi
…
Düşüncesi
İdare Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.241 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Dava; … Üniversitesi İletişim Fakültesi, Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencisi olan davacının bir hafta süre ile okuldan uzaklaştırma cezası ile tecziye edilmesine ilişkin … günlü, … sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince. Danıştay Sekizinci Dairesinin bozma kararına uyularak,. Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencisi olan davacının, … olarak adlandırılan internet sitesinde, İletişim Fakültesi dekanı olan …'ı hedefle, “üç ay önce tepeden inme biçimde atandığı”, “meğer herif.

İletişimin mesihi imiş”, “lafın kısası fakültenin biraz imajı vardı, içine ettiler, bıraktılar” şeklinde ifadeleri yazması nedeni ile davacının Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliğinin (mülga) 9. maddesini ihlal ettiği gerekçesi ile "bir yarıyıl uzaklaştırma" cezası ile cezalandılması gerektiği, ancak davacının daha önce disiplin cezası almamış bulunması ve gösterdiği pişmanlık nedeniyle mezkûr yönetmeliğin 30. maddesinde yer alan takdiri hafifletici hafifletici sebep uygulanarak bir alt ceza olan "bir hafta süreyle okuldan uzaklaştırılmasına" yönelik işlemin tesis edildiği,

olay tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik, daha sonraki tarihli Yönetmelik ile yürürlükten kaldırıldığından uyuşmazlığın çözülebilmesi için öncelikle davacının işlediği fiile hangi Yönetmelik hükmünün uygulanması gerektiği hususunun karara bağlanması gerektiği, fiilin işlendiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmünün dikkate alınmasının zorunlu olduğu,

uyuşmazlıkta, olay tarihinde yürürlükte olan Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin 9.maddesinin (a) bendinde sayılan fiillerden "hakaret etme" fiilinin karşılığı olarak soruşturma raporu doğrultusunda davacının cezalandırıldığı,

daha sonra 18.8.2012 gün ve 28388 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nde ise dava konusu işleme baz alınan 9.maddesinin (a) bendinde sayılan fiillerin bir kısmının farklı madde ve bentlerde yeniden düzenlendiği (yeni Yönetmelik 6/d ve 7/a), ancak hem soruşturma raporu hem de dava konusu işlemde esas alınan davacının işlediği ileri sürülen "hakaret etme" fiilinin ise disiplin suçu olmaktan çıkarılarak düzenlenmediği, bu durumda;

her ne kadar davacıya bir hafta süre ile okuldan uzaklaştırma cezası verilmiş ise de, 18.8.2012 gün ve 28388 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nde yapılan değişiklik sonrası davacının fiilinin disiplin cezası gerektiren fiiller arasında sayılmadığı açık olup, mevzuatta ilgililer lehine değişiklik yapılması halinde lehe olan hükümlerin uygulanacağına dair genel kural dikkate alındığında artık davacının disiplin hukuku anlamında konusu suç olan bir fiilinden söz edilemeyeceği,

bu yönüyle dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Olay tarihinde yürürlükte olan ve davacının aldığı disiplin cezasına hukuki dayanak oluşturan Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin 9. maddesinin (a) bendinde; "Yükseköğretim kurumu idarecileri ile öğretim elemanlarını ve diğer görevlileri tehdit etmek, onların şeref ve haysiyetlerine veya şahıslarına karşı sözlü veya yazılı olarak herhangi bir saldırıda bulunmak veya hakaret etmek", yükseköğretim kurumundan bir veya iki yarıyıl için uzaklaştırma cezasını gerektiren disiplin fiil ve haller arasında sayılmıştır.

Söz konusu Yönetmelik, 18.8.2012 gün ve 28388 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin 30. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış, bahsi geçen yeni Yönetmeliğin 6/1-d maddesinde ise; "Yükseköğretim kurumu personelinin, kurum içinde ya da dışında, şeref ve haysiyetini zedeleyen sözlü veya yazılı eylemlerde bulunmak" fiili, Yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezasını gerektiren disiplin suçları arasında düzenlenmiştir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinde yer alan "işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar. Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." yolundaki hüküm failin lehine olan kanunun uygulanması ilkesini düzenlemektedir.

Ceza Hukuku kökenli bir ilke olan lehe olan hükmün uygulanması ilkesi; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiil sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunuyorsa veya sonradan yürürlüğe giren düzenleme suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine ise, sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.

Kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. Bu anlamda idari işlem niteliğindeki disiplin yaptırımının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, ilke olarak suç ve cezadan lehe olan normun uygulanması kuralının disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.

Dolayısıyla, fiilin işlendiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır. Ancak lehe hükmün uygulanması amacıyla verilecek bir iptal kararının başka disiplin cezalarının uygulanmasına engel olmayacağı da tabiidir.

Dosyanın incelenmesinden.

İdare Mahkemesince, mülga Yönetmelikte yer alan "hakaret etme" fiilinin yeni Yönetmelikte disiplin suçu olmaktan çıkarılarak düzenlenmediği, mevzuatta ilgililer lehine değişiklik yapılması halinde lehe olan hükümlerin uygulanacağına dair genel kural dikkate alındığında artık davacının disiplin hukuku anlamında konusu suç olan bir fiilinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, olay tarihinde yürürlükte olan ve davacının aldığı disiplin cezasına hukuki dayanak oluşturan mülga Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin 9. maddesinin (a) bendinde.

"Yükseköğretim kurumu idarecileri ile öğretim elemanlarını ve diğer görevlileri tehdit etmek, onların şeref ve haysiyetlerine veya şahıslarına karşı sözlü veya yazılı olarak herhangi bir saldırıda bulunmak veya hakaret etmek" fiili karşılığında yükseköğretim kurumundan bir veya iki yarıyıl için uzaklaştırma cezası öngörülmüş, söz konusu Yönetmeliği yürürlükten kaldıran 18.8.2012 gün ve 28388 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin 6/1-d maddesinde ise.

"Yükseköğretim kurumu personelinin, kurum içinde ya da dışında, şeref ve haysiyetini zedeleyen sözlü veya yazılı eylemlerde bulunmak" fiili karşılığında Yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezası öngörülmüş, davacının, İletişim Fakültesi dekanı hakkında internet ortamında kullanmış olduğu ifadelerin de sübut bulduğu, yeni Yönetmelikte yer verilen ve yukarıda bahsi geçen "Yükseköğretim kurumu personelinin, kurum içinde ya da dışında, şeref ve haysiyetini zedeleyen sözlü veya yazılı eylemlerde bulunmak" disiplin suçunu oluşturduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Bununla birlikte, olay tarihinde yürürlükte olan ve davacının aldığı disiplin cezasına hukuki dayanak oluşturan mülga Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği uyarınca davacının fiili karşılığında "bir veya iki yarıyıl için uzaklaştırma cezası" öngörülmüş ise de, yeni Yönetmelik kapsamında davacının fiili karşılığında "bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezası" öngörüldüğü,

"lehe olan hükmün uygulanması" ilkesinin, davacının eski Yönetmelikte suç olarak düzenlenmiş olan fiilinin yeni Yönetmelikte disiplin suçu olmaktan çıkarılarak düzenlenmediği gerekçesiyle değil, davacının fiili karşılığında eski Yönetmelikte daha ağır olarak düzenlenmiş bulunan cezanın (bir veya iki yarıyıl için uzaklaştırma cezası) yeni Yönetmelikte daha hafif bir ceza (bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezası) olarak düzenlendiği gerekçesiyle uygulanması gerektiği, davacı hakkında yapılan iyi hal indiriminin de yeni Yönetmelikte öngörülen cezalar üzerinden yapılması gerektiği anlaşılmakta olup,

dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uygunluk, sonucu itibariyle yerinde görülen İdare Mahkemesi kararında ise hukuka aykırılık görüllmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin reddiyle ... İdare Mahkemesince verilen ve hüküm fıkrası itibariyle hukuka uygun bulunan kararın yukarıda belirtilen GEREKÇE İLE ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, , 09/12/2020 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

(X) - Temyiz istemine konu İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

Danıştay 8. Daire, E. 2020/3674, K. 2020/5429, 9 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2020/3674
Karar No
2020/5429
Tarih
9 Aralık 2020

İlgili Kararlar

  • Danıştay 3. Daire E.2020/3676 K.2020/5633
  • Danıştay 12. Daire E.2020/3680 K.2020/4880
  • Danıştay 3. Daire E.2020/3690 K.2020/6216
  • Danıştay 6. Daire E.2020/3690 K.2020/12078
  • Danıştay 4. Daire E.2020/3697 K.2020/6529
  • Danıştay 7. Daire E.2020/3698 K.2020/5076

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.