KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/498 E., 2023/5919 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2023
- Esas No
- 2020/498
- Karar No
- 2023/5919
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Valiliği
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
642 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Antalya ili, Kepez ilçesi, … mahallesinde bulunan eski … parselin gittilerinden olan … ada, … namaralı parsel sayılı taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında iadesi isteminin reddine ilişkin Antalya Defterdarlığı Batı Antalya Emlak Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olmadığı, dava konusu yerin Maliye Hazinesi adına tescilli olduğu ve 6292 Sayılı Kanun'un 7. maddesi kapsamında iadesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varıldığından, davacının başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmazlık konusu taşınmazın tapu kaydındaki beyanlar hanesinde taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı yazılı ise de; bir taşınmazın gerçekten 2/B vasfında olup olmadığının belirlenmesi noktasında yetkili idarenin orman idaresi olduğu, davalı idarece bu hususta orman idaresinden de görüş sorularak ilgili belgelerin temin edildiği,
dosyada mevcut bu belgelerden de anlaşıldığı üzere, bir taşınmazın 2/B kapsamına alınabilmesi için öncelikle geçmişinde kadastro çalışmalarında orman olarak tescil edilmesinin gerektiği, hâlbuki taşınmazın 1980 öncesindeki çalışmalarda makilik olarak tespit edildiği, dolayısıyla evveliyatı maki olan bir taşınmazın 2/B kapsamında değerlendirilemeyeceği, davacının iade talebinin de en başta bu nedenle kabul edilemeyeceğinin açık olduğu,
öte yandan 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesine göre iade talebinin ancak iki şekilde mümkün olabileceği, bunlardan anılan maddenin 1. fıkrasının (a) bendine göre iade talebinin kabulü için, taşınmazın daha önce (kadastro çalışmaları veya mahkeme kararı ile) özel kişiler adına tapu kaydının oluşturulması fakat sonrasında (örneğin bir yargı kararı sonucunda) Hazine adına tescil edilmiş olmasının gerekeceği, davacının talebinin buna uymadığı, zira uyuşmazlık konusu taşınmazda daha önce davacı adına bir tescil yapılmadığının anlaşıldığı,
6292 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ise daha önce Hazinece özel kanunlara göre (örneğin mülga 2924 sayılı Kanun) satışı ve tescili yapılan taşınmazlarda sonradan 2/B şerhi konulan veya bu yönde Hazine adına tescil edilen taşınmazların iadesine yönelik olup, davacının iade talebi bu bent kapsamında değerlendirildiğinde ise; uyuşmazlık konusu taşınmazın daha önce 2001 yılında mülga 2924 sayılı Kanun hükümleri kapsamında davacıya ve diğer ilgililere satılmasına karar verildiği,
fakat sonra idaresince yapılan incelemeler neticesinde bu satışların iptaline karar verildiği ve taşınmazın tapuda devir-tescil işlemlerinin de yapılmadığı, dolayısıyla hâlihazırda ortada hukuken geçerli ve yürürlükte bulunan bir satış işlemi ve buna dayalı olarak davacı adına yapılmış bir tescil kaydı bulunmadığı için davacının iade talebinin bu fıkra kapsamında da kabulüne hukuken olanak bulunmadığı açıklaması eklenmek suretiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, 2924 sayılı Kanun hükümlerine göre hak sahipliği ve ödeme koşullarının yerine getirildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2020/498, K. 2023/5919, 16 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama