İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /8. Daire

DANIŞTAY · 8. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 8. Daire E.2020/5690 K.2020/6289

Davalı Birliğin düzenleyici işlem niteliğindeki Genelgesi ile düzenlenen yarı çeviri ücret kesintisinin amacının, tercümanlara verilecek ücretin belirginlik kazanması ve böylece uygulamada birlik sağlamak olduğu belirtilse de tercümana yarı ücret ödenmek…

Esas2020/5690Karar2020/6289Tarih31 Aralık 2020Okuma11 dk · 2.179 kelime

KÜNYE

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/5690 E., 2020/6289 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire

Karar tarihi
31 Aralık 2020
Esas No
2020/5690
Karar No
2020/6289
Davacı
…
Vekili
Av. …
Davalı
… Birliği
Vekili
Av. …
Davanın konusu
Dava; adli mütercim olan davacının, Noterlik Ücret Tarifesine göre tahakuk eden çevirme ücretinin tamamının tahsil edilmesinden sonra, %50'sinin noterlerce tercümanlara ödenmesine ilişkin Türkiye Noterler Birliğinin 21/01/2010 gün ve 7 numaralı Genelgesinin ve bu Genelge uyarınca … Noterliğince davacıya ödenen çevirme ücreti nedeniyle düzenlenen 06.04.2010 tarihli gider pusulasının iptali istemidir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.179 kelime·11 dk okuma·10 bölüm

Davacının iddiaları

Davalı Birliğin düzenleyici işlem niteliğindeki Genelgesi ile düzenlenen yarı çeviri ücret kesintisinin amacının, tercümanlara verilecek ücretin belirginlik kazanması ve böylece uygulamada birlik sağlamak olduğu belirtilse de tercümana yarı ücret ödenmek suretiyle uygulamada birlik sağlanmasının mümkün olmadığı, her yıl bedelleri değiştirilen noterlik ücretleri tarifeyle belirlendiğine göre bu tarifeye uygun ücret almanın noterin hak ve yükümlülüğü olduğu, bazı noterler farklı tarife uyguluyorsa bunun yasal, cezai ve idari disiplin sorumluluğunun bu farklı uygulamayı yapan noterlere ait olduğu,

çeviri ücretinin yarıya indirilmesiyle bu sorunun çözülmesi arasında hiçbir işlevsel bağ olmadığı; ayrıca, anılan Genelge'nin üst norm olan 1512 sayılı Noterlik Kanunu'na da aykırı olduğu, sırf bu sebeple bile iptali gerektiği, dava konusu Genelge'nin uygulanmasında hiçbir kamu yararı olmadığı, noter tarifelerinde uygulamada birlik sağlamanın en etkin yolunun sıkı denetim olduğu, bunu görmezden gelen davalı idarenin keyfi işlem yaptığı, bu nedenle, Türkiye Noterler Birliği'nin 21/01/2010 tarih ve 7 numaralı Genelgesi'nin ve bu Genelge uyarınca.

Noterliğince davacıya ödenen çevirme ücreti nedeniyle düzenlenen 06.04.2010 tarihli gider pusulasının iptali istenilmiştir.

DAVALININ SAVUNMASI

Türkiye Noterler Birliğince; Noterlerin genel menfaatlerini ve mesleki ahlak, düzen ve geleneklerini korumanın, Noterler Birliğinin görevleri arasında olması nedeniyle uygulamada birliğin sağlanması için düzenlenen davaya konu işlemde hukuka aykırılık olmadığı, davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay Dava Daireleri kararlarına karşı Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde, İdari Dava Dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların İdari Dava Daireleri Kurulunca temyizen inceleneceği; 2577 sayılı Yasanın 49. maddesinin 4. fıkrasında da idare mahkemelerinin bozmaya uymayarak eski kararında ısrar edebileceği ancak Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulmasının zorunlu olduğu kurala bağlanmış; böylece Danıştay dava dairelerine, ilk derece mahkemesi olarak verdikleri kararların temyizen bozulması halinde ısrar olanağı tanınmamıştır.

Bu nedenle, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun bozma kararına uyulmak davanın genelgeye ilişkin kısmı yönünden iptal kararı verilmesi, gider pusulası yönünden ise görev yönünden reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …

DÜŞÜNCESİ

Dava, adli mütercim olan davacının, Noterlik Ücret Tarifesine göre tahakuk eden çevirme ücretinin tamamının tahsil edilmesinden sonra, %50'sinin noterlerce tercümanlara ödenmesine ilişkin Türkiye Noterler Birliğinin 21.1.2010 gün ve 7 numaralı Genelgesinin ve bu Genelge uyarınca … Noterliğince davacıya ödenen çevirme ücreti nedeniyle düzenlenen gider pusulasının iptali istemiyle açılmıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46'ncı maddesinin 1'inci fıkrasında. Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarına karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği, 49’uncu maddesinin 2’nci fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın; görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı.

4’üncü fıkrasında, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50’nci madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı hükme bağlandığından; ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakılan davaların temyiz incelemesi sonucu ilgili dava daireleri kurulunca; usul veya esas bakımından yeninden bir araştırma, inceleme yapılmasını veya maddi ve hukuki olayın yeninden yorumlanmasını gerektirmeyecek şekilde verilen bozma kararlarına karşı, ilk kararı veren Danıştay dava dairesine “ısrar hakkı” tanınmamıştır.

Dolayısıyla, kararı bozulan Danıştay dava dairesi, bozma kararına uymak zorundadır.

Dosyanın incelenmesinden, Noterlik Ücret Tarifesine göre tahakuk eden çevirme ücretinin tamamının tahsil edilmesinden sonra, %50'sinin noterlerce tercümanlara ödenmesine ilişkin Türkiye Noterler Birliğinin 21.1.2010 gün ve 7 numaralı Genelgesinin ve bu Genelge uyarınca ... Noterliğince davacıya ödenen çevirme ücreti nedeniyle düzenlenen gider pusulasının iptali istemiyle açılan davanın Danıştay Sekizinci Dairesinin 01/04/2015 gün ve E:2010/6211 K:2015/2493 sayılı kararıyla reddedildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 22/10/2018 gün ve E:2016/2038 K:2018/4374 sayılı kararıyla bozulduğu anlaşılmaktadır.

Buna göre, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun yukarıda sözü edilen maddeleri uyarınca Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların bozulması halinde ısrar olanağı bulunmadığından, İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararında yer alan gerekçelerle, davanın genelgeye ilişkin kısmı yönünden iptal kararı verilmesi, gider pusulası yönünden ise davanın görev yönünden reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Dairemizin 01/04/2015 tarih ve E:2010/6211, K:2015/2493 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 22/10/2018 tarih ve E:2016/2038, K:2018/4374 sayılı kararı ile bozulması üzerine, dosya yeniden incelenmek suretiyle gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ

Dava; adli mütercim olan davacının, Noterlik Ücret Tarifesine göre tahakuk eden çevirme ücretinin tamamının tahsil edilmesinden sonra, %50'sinin noterlerce tercümanlara ödenmesine ilişkin Türkiye Noterler Birliğinin 21/01/2010 gün ve 7 numaralı Genelgesinin ve bu Genelge uyarınca … Noterliğince davacıya ödenen çevirme ücreti nedeniyle düzenlenen 06.04.2010 tarihli gider pusulasının iptali istemiyle açılmıştır.

Dairemizin 01/04/2015 tarih ve E:2010/6211, K:2015/2493 sayılı kararıyla; noterce tahsil edilen çevirme ücretinin tamamının tercümana ödeneceğine ilişkin ilgili Kanun ve Yönetmelikte açık bir hüküm bulunmadığı; bu sebeple, noterliklerce belgelerin çeviriye verilmesi, çeviri işlemlerinin denetimi ve gözetimi ile çeviri esnasında harcanan mesai ve emek unsurlarının bir arada değerlendirilmesi sonucu, Noterlik Ücret Tarifesi'ne göre tahakkuk eden çevirme ücretinin tamamının tahsil edilmesinden sonra belirlenen oranının noterler tarafından tercümanlara ödenmesine ilişkin Genelgede hukuka aykırılık görülmediği;

öte yandan, mevzuat uyarınca tahsil edilen miktarın tamamı noterlik dairesinin gelirlerine dahil edilen çevirme ücretinin, noterin yıllık gelir durumuna göre bir kısmının vergi ödemelerine, bir kısmının da meslek aidatına ayrıldığı gözönüne alındığında, davalı Noterler Birliği'nin takdir yetkisi çerçevesinde, noterliklerce çevirme işlemi esnasında harcanan mesai ve emek unsurlarının bir arada değerlendirilmesi sonucu belirlenen "%50" oranının ölçüsüz olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı; bireysel işlem açısından ise; dava konusu ….

Noterliği işleminin, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 234. maddesi uyarınca fatura hükmünde olan ve Noterlik Ücret Tarifesine göre tahakkuk eden çevirme ücretinin tamamının tahsil edilmesinden sonra % 50'sinin davacıya ödendiğini gösterir gider pusulası olduğu; idari makam olmayan Noterce düzenlenmesi nedeniyle idari işlem niteliği taşımayan söz konusu gider pusulasının idari davaya konu edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Dairemiz kararının davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 22/10/2018 tarih ve E:2016/2038, K:2018/4374 sayılı kararıyla.

"Her ne kadar davalı idarece, noterlerin çevirme ücretinden farklı oranlarda pay aldığı için, uygulamada birliğin sağlanması amacıyla söz konusu düzenlemenin getirildiği ileri sürülmekte ise de; düzenleyici işlemlerin dayanağı üst hukuk normlarına aykırı olamayacağı, yukarıda aktarılan Kanun ve Yönetmelik hükümleri uyarınca çeviri ücretlerinden noterlerin pay alacaklarına ilişkin açık bir hüküm de bulunmadığından, uyuşmazlığa konu hususun 1512 sayılı Noterlik Kanununun 112. maddesi uyarınca düzenlenecek tarifede tespit edilmesi gerekirken, Yönetim Kurulu kararına istinaden Genelge ile düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı,

dava konusu bireysel işlem açısından ise; ücret karşılığı çeviri yapılması konusunda Noter ile tercüman arasındaki ilişki özel hukuk ilişkisi olup, her ne kadar çeviri ücretinin ödenmesinde, Noterler Birliği'nin dava konusu Genelgesi uygulanmış ise de, Noter tarafından, kamu gücü kullanılarak tesis edilmiş bir idari işlem bulunduğundan söz edilemeyeceğinden, gider pusulasına yönelik uyuşmazlığın adli yargı yerinde görülüp çözümlenmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'Temyiz' başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının Danıştay'da temyiz edilebileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 'İdari ve vergi dava daireleri kurullarının görevleri' başlıklı 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği; 2577 sayılı Kanun'un 'Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar' başlıklı 49. maddesinin 4. fıkrasında da, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı kurala bağlanmıştır.

Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca Danıştay Dava Dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması durumunda ısrar olanağı tanınmamıştır.

Bozma kararı üzerine yeniden karar verilmesi gerekmektedir.

İNCELEME VE GEREKÇE

ESAS YÖNÜNDEN

İlgili Mevzuat:

1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 75. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Tanık, tercüman ve bilirkişinin andı noter tarafından Hukuk Yargılama Usulü Kanunu uyarınca yaptırılır." hükmüne, 103. maddesinde, "Bir dilden diğer dile veya bir yazıdan başka bir yazıya çevirme halinde, noter tarafından metnin altına bir şerh verilir.

Bu şerhin, noter yeminli tercüman kullanmışsa, tercümanın kimliğini ve adresini ihtiva etmesi ve altının, noter tarafından tarih yazılıp imzalanarak mühürlenmesi gereklidir." kuralına.

112. maddesinde, "Noterlerin yaptıkları işlemlere ait harç üzerinden hesaplanacak ücretleri ile vasiyetname ve vakıf senedi düzenlenmesinden alınacak ücretler, yazı, bir dilden diğer dile veya bir yazıdan diğer yazıya çevirme, karşılaştırma, tescil, emanetlerin saklanması ve kanunlarında harç, vergi ve resimlerden bağışık olduğu yazılı işlemler ile defter onaylanmasından ve kanunun ücret almayı öngördüğü sair işlemlerden alacakları ücretler ve noterlerle imzaya yetkili vekillerinin yol ödeneğinin miktarı,

Türkiye Noterler Birliğinin mütalaası alındıktan sonra Adalet Bakanlığı tarafından düzenlenecek bir tarife ile tespit olunur." kuralına yer verilmiştir.

Noterlik Kanunu Yönetmeliği'nin "Çevirme İşlemleri" başlıklı 96. maddesinde, "Belgelerin bir dilden diğer dile veya bir yazıdan başka bir yazıya çevrilmesine ve noterlikçe onaylanmasına çevirme işlemi denir. Noterin, çevirmeyi yapanın o dili veya yazıyı doğru olarak bildiğine, diplomasına veya diğer belgelerini görerek veya diğer yollarla ve hiç bir tereddüde yer kalmayacak şekilde kanaat getirmesi gerekir.

Noterlik Kanununun 75 inci maddesinin son fıkrası gereğince noter tercümana Hukuk Yargılama Usulü Kanununa göre and içirir. Bunun bir tutanakla belgelendirilmesi zorunludur.

Bu tutanakta tercümanın adı, soyadı, doğum tarihi, iş adresi, ev adresi, tahsil derecesi, hangi dil veya dilleri, hangi yazıyı bildiği, noterin çevirenin bu dil ve dilleri veya yazıyı bildiğine ne suretle kanı sahibi olduğu, yemin biçimi ve tutanağın tarihini gösterir. tutanağın altı noter ve tercüman tarafından imzalanır. Kendisine çevirme yaptırılan kimselerin yemin tutanakları noterlik dairesinde özel bir kartonda saklanır.

Noter, kartonunda yemin tutanağı bulunmayan bir kimseye çevirme yaptıramaz. Noter tarafından ilgilisinden alınan çevirme ücretleri noterlik dairesinin gelirlerinden olup yevmiye defterine gelir olarak kaydedilir. Noterin çevirene ödediği parada dairenin giderlerindendir. Çevirme ücreti hesaplanırken, çevrilmesi istenilen yazının sayfaları değil, çevirme yapıldıktan sonra noter tarafından yazdırılan değerli kağıdın sayfa sayısı esas tutulacaktır." kuralı düzenlenmiştir.

2010 yılı Noterlik Ücret Tarifesi'nin 4. maddesinde, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 103. maddesi hükmü uyarınca, noter tarafından bir dilden bir dile, bir yazıdan diğer yazıya çevrilen veya çevirtilen kağıtların her sayfasından çevirme ücretinin alınacağının belirtildiği görülmektedir.

Dava konusu Türkiye Noterler Birliğinin 21/01/2010 gün ve 7 numaralı Genelgesi açısından;

Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinde; noterliklerin yaptıkları iş ve işlemler arasında sayılan çevirme işlemleri karşılığı ilgilisinden tahsil edilen ücretin noterlerin gelirleri arasında, tercümana ödenecek ücretin de giderleri arasında sayıldığı görülmekte; ancak, noterlerin çevirme ücretlerinden pay alacaklarına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.

Davaya konu Genelge ile; "1- Çevirme işlemleriyle ilgili olarak Noterlik Ücret Tarifesine göre tahakkuk eden çevirme ücretinin tamamının tahsil edilmesinden sonra % 50'si noterler tarafından tercümanlara ödenecektir.

2- Bu ödeme nedeniyle de tercümanlardan vergi mükellefi ise fatura, değilse gider makbuzu serbest meslek mensubu ise serbest meslek makbuzu alınacak ve bu miktar gider olarak gösterilecektir.

3- Buna ilişkin uygulama 2010 yılına ait Noterlik Ücret Tarifesinin yürürlüğe gireceği 1 Mart 2010 tarihinde başlayacaktır." kuralları getirilmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinden; Türkiye Noterler Birliği'nin, tercümanlara ödenen çevirme ücretleriyle ilgili olarak noterliklerde yapılan farklı uygulamalar arasında uygulama birliğinin sağlanması ile tercümanlara verilecek ücretin belirginlik kazanması bakımından, Noterlik Ücret Tarifesi'ne göre tahakkuk ve tahsil edilen çevirme ücretinin % 50 sinin tercümanlara ödenmesi yönünde görüş sorulması üzerine Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nün …10 günlü, … sayılı yazısı ile bir sakınca bulunmadığının belirtildiği, konunun davalı idarenin 13/01/2010 tarihli toplantısında görüşülerek uygun bulunduğu ve davaya konu Genelgenin çıkarıldığı anlaşılmaktadır.

Her ne kadar davalı idarece, noterlerin çevirme ücretinden farklı oranlarda pay aldığı için, uygulamada birliğin sağlanması amacıyla söz konusu düzenlemenin getirildiği ileri sürülmekte ise de; düzenleyici işlemlerin dayanağı üst hukuk normlarına aykırı olamayacağı, yukarıda aktarılan Kanun ve Yönetmelik hükümleri uyarınca çeviri ücretlerinden noterlerin pay alacaklarına ilişkin açık bir hüküm de bulunmadığından, uyuşmazlığa konu hususun 1512 sayılı Noterlik Kanununun 112. maddesi uyarınca düzenlenecek tarifede tespit edilmesi gerekirken, Yönetim Kurulu kararına istinaden Genelge ile düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Dava konusu bireysel işlem açısından ise;

İdari işlemler; idari makam ve mercilerin, idari işlevleriyle ilgili olarak kamu hukuku alanında, kamu gücünü kullanarak tesis ettikleri, tek taraflı, doğrudan uygulanabilir nitelikte hukuki tasarruflardır.

İdari yargının görev alanı da; idare hukuku kuralları içinde kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla, kamu gücü kullanılarak tesis edilen idari işlemler, idari eylemler ve idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar nedeniyle açılan davaların görüm ve çözümüyle sınırlıdır.

Dosyanın incelenmesinden; tercüme işi yapan davacının, dava konusu Genelge'ye dayanılarak … Noterliği tarafından düzenlenen, Noterlik Ücret Tarifesine göre tahakkuk eden ve ilgilisinden tahsil edilen çevirme ücretinin %50'sinin kendisine ödenmesine yönelik 06/04/2010 tarihli gider pusulasının iptalini istediği anlaşılmaktadır.

Ücret karşılığı çeviri yapılması konusunda Noter ile tercüman arasındaki ilişki özel hukuk ilişkisi olup, her ne kadar çeviri ücretinin ödenmesinde Noterler Birliği'nin dava konusu Genelgesi uygulanmış ise de, Noter tarafından, kamu gücü kullanılarak tesis edilmiş bir idari işlem bulunduğundan söz edilemeyeceğinden, gider pusulasına yönelik uyuşmazlığın adli yargı yerinde görülüp çözümlenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1.Dava konusu Türkiye Noterler Birliğinin 21/01/2010 gün ve 7 numaralı Genelgesi'nin iptali istemi yönünden anılan Genelge'nin İPTALİNE,

2. 06/04/2010 tarihli gider pusulasının iptali istemi yönünden uyuşmazlık adli yargı yerinde görülüp çözümlenmesi gerektiğinden davanın bu kısmının GÖREV YÖNÜNDEN REDDİNE,

3. Karar düzeltme masrafları idare üzerinde bırakılarak, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,

4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,

4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davalı idareye iadesine,

5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,

31/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 8. Daire, E. 2020/5690, K. 2020/6289, 31 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davacının iddiaları
  4. Davalının Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi : …
  6. Düşüncesi
  7. Danıştay Savcısı : …
  8. Düşüncesi
  9. Türk Milleti Adına
  10. Maddi Olay Ve Hukuki Süreç
  11. İnceleme Ve Gerekçe
  12. Esas Yönünden
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2020/5690
Karar No
2020/6289
Tarih
31 Aralık 2020

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2020/5695 K.2021/232
  • Danıştay 8. Daire E.2020/5702 K.2021/161
  • Danıştay 6. Daire E.2020/5733 K.2021/150
  • Danıştay 8. Daire E.2020/5757 K.2021/383
  • Danıştay 9. Daire E.2020/5761 K.2021/325
  • Danıştay 9. Daire E.2020/5762 K.2021/323

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.