KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/7376 E., 2023/1972 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2023
- Esas No
- 2020/7376
- Karar No
- 2023/1972
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- …Üniversitesi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
516 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Bayburt Üniversitesi …Fakültesi bünyesinde öğretim yardımcısı sınıfında görev yapan davacı tarafından, hizmetine ihtiyaç duyulmadığı gerekçesiyle görev süresinin uzatılmamasına ilişkin …tarih ve …sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; davacının davalı idare bünyesine 2547 sayılı Kanun'un 33/e maddesi gereğince uzman olarak atandığı, anılan Kanun maddesinde uzman olarak atanacakların en çok iki yıl için atanacağı, atama süresi sonunda görevlerinin kendiliğinden sonra ereceği, ancak bu kişilerin yeniden atanmalarının mümkün olduğu, bu durumda ilk atama usulünün uygulanacağı ve bu kişilerin üçüncü defa atanmadan sonra sürekli olarak atanabilecekleri hükmüne yer verildiği, bu bağlamda kanun maddesi ile idareye takdir yetkisi verildiği,
takdir yetkisinin kullanımının kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu, somut olayda dosyadaki bilgi ve belgeler ile Mahkemelerince kurulan 17.07.2018 tarihli ara karara istinaden davalı idarece gönderilen cevabi yazının incelenmesinden, davacının unvanına ilişkin Basın ve Halkla ilişkiler birimi için ayrılmış özel bir uzmanlık kadrosunun bulunmadığı, davacının görev yaptığı birime davacı ile aynı veya farklı bir unvanda atamanın yapılmadığı,
mevcut personel sayısı ile davacının görev yaptığı birimdeki işlerin yürütülebileceğinin rapor edildiği görüldüğünden, davalı idare tarafından kanun maddesi ile verilen takdir yetkisinin kişisel husumet güdülerek subjektif nedenlerle ya da kötü niyetli olarak kullanılmadığı, aksine takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek kullanıldığı anlaşılmakta olup, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, eksik inceleme ve yanlı tutumla karar verildiği, hizmet ihtiyacı bulunup bulunmadığının yeterince araştırılmadığı, kendisine mobing yapıldığı, husumetle hareket edildiği işlemle idari hizmetin aksatıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2020/7376, K. 2023/1972, 12 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama