KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/2366 E., 2023/5101 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2023
- Esas No
- 2021/2366
- Karar No
- 2023/5101
- Temyiz eden (davalı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Üniversitesi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
598 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Mersin Üniversitesi'nde 2547 sayılı Kanun'un 50/d maddesi kapsamında araştırma görevlisi olarak çalışan davacının doktora eğitimini azami süresi içinde tamamlamadığından bahisle görev süresinin sonlandırıldığının bildirilmesine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda. 2547 sayılı Kanunun Geçici 67. maddesinin yürürlüğe girdiği 26/11/2014 tarihinden itibaren azami sürelerin en baştan işletilmesi gerektiği, buna göre davacının, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibariyle doktora eğitimini azami süreler içerisinde bitirmediğinden bahsedilmesine hukuken olanak bulunmadığı,
2547 sayılı Kanun'un 50/d maddesi uyarınca atanan araştırma görevlilerinin yüksek lisans ya da doktora eğitimi süresini kapsayan öğrencilik statüsü ile ilişkilendirildiği nazara alındığında, azami süreler içerisinde doktora programını bitirmediği ileri sürülemeyecek olan davacının bu gerekçe ile araştırma görevlisi kadrosundan ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılarak,
dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların davanın açıldığı 23/09/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Üniversitelere tahsis edilen kaynakların etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamak amacıyla lisansüstü eğitimde başarılı olanların araştırma görevlisi kadrolarına atanmasının sağlanması, bununla birlikte araştırma görevlisi kadrolarında bulunup, başarısız olanların da araştırma görevlisi kadrolarından ilişiklerinin kesilmesi yönünde Yükseköğretim Yürütme Kurulunca kararlar alındığı, bu kararlarda da 2547 sayılı Kanun'un geçici 67. maddesinin araştırma görevlisi kadrolarında azami bulunma sürelerinin hesaplanmasında uygulanmaması,
bu kapsamda yer alan araştırma görevlilerinin lisansüstü eğitim öğrencilik statülerinin hesaplanmasında ise uygulanması gerektiğinin belirtildiği, bu karara karşı açılan davalarda yürütmenin durdurulması talebinin reddine karar verildiği, bu kararlara yapılan itirazın da reddedildiği hususları nazara alındığında, 29/12/2009 tarihinde davalı idarenin Eğitim Bilimleri Enstitüsü ..
Bilim Dalı kadrosunda 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 50/d maddesine göre araştırma görevlisi olarak istihdam edildiği ve doktora programları için öngörülen on iki yarıyıl azami öğrenim süresini doldurduğu anlaşılan davacının, eğitim kurumundan ilişiğinin kesilmesine dair işlemde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılarak, İstinaf başvurusunun kabulüne, İstinafa konu.
İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K;… sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, 2547 sayılı Kanun un geçici 67. Maddesi uyarınca 2014 yılından itibaren öğrencilik süresinin teniden başladığı, azami süresinin bitmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2021/2366, K. 2023/5101, 25 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama