KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/2607 E., 2024/535 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2024
- Esas No
- 2021/2607
- Karar No
- 2024/535
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurulu Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. . sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
606 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesinde öğretim üyesi olarak görev yapmakta iken 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53/(b-6-b) maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; soruşturma raporunda yer alan tanık ifadelerinin değerlendirilmesinden, davacının müşteki Dr. ...'y'e aşık olduğunu ve ilişki sürdürmek istediğini ısrarla dile getirdiği, müştekinin bunu kabul etmemesi üzerine mesajla şikayetçiye uygunsuz cinsel içerikli tekliflerde bulunduğu, iş arkadaşına cinsel taciz nitelikli mesajlar gönderdiğinin ifadelerden anlaşıldığı, davacının bayan öğrenci ve asistan doktorlara karşı cinsel tacizde bulunduğuna dair hal ve hareketlerinin bulunduğu,
davacının öğretim üyesi nüfuzunu kullanarak iş arkadaşına karşı öğretim elemanı sıfatına yakışmayacak hareketlerde bulunduğunun açık olması nedeniyle isnat edilen fiilin sübuta erdiği, dolayısıyla davacının 2547 sayılı Kanunun 53. maddesinin (b-6) fıkrasının (b) alt bendinde belirtilen "Amirine, iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara veya öğrencilerine fiili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak" disiplin fiili kapsamında "Kamu Görevinden Çıkarma Cezası" ile cezalandırılması yönündeki davalı idare işleminde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı vekili tarafından, İdare Mahkemesince somut olayın farklı olduğu bir dosyaya atıfta bulunarak müvekkilinin fiillerinin sübuta erdiğine kanaat getirmesinin hukuka aykırı olduğu, Mahkeme kararının gerekçesinin dava konusu olaydan farklı olan başka bir olaya dayandırılmasının hatalı olduğu, öte taraftan Mahkemece soruşturma raporunda bahsi geçen karşılıklı mesajlar ile sosyal medya mesaj, fotoğraf ve iletilerinin tamamının fiziki belge ortamında gönderilmesinin istenilmesine dair Ara Kararı'na davalı idarece verilen cevapta, istenilen bilgi ve belgelerin mevcut olmadığının belirtildiği,
dolayısıyla dosyada müvekkilinin atmış olduğu iddia edilen mesaj içeriklerinin bulunmadığı, bu haliyle iddiaların somut bilgi ve belgelerle ispatlanamadığı, müvekkilinin tanıklarla dahi yüzleştirilmeden iftira niteliğindeki ifadeler doğru kabul edilerek karar verildiği, şikayetçilerin belli bir anlaşma doğrultusunda müvekkili hakkında iftiralarda bulunduğu, sonuç olarak müvekkilinin disipline konu fiilleri işlediğine dair somut herhangi bir tespit olmamasına rağmen Mahkemece verilen kararın masumiyet ilkesine aykırı olduğu belirtilerek istinaf kararının bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, soruşturma kapsamında dinlenen tanık ifadelerinin değerlendirilmesi sonucunda suçu sabit bulunan davacının kamu görevinden çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2021/2607, K. 2024/535, 9 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama