KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/4779 E., 2024/4929 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2024
- Esas No
- 2021/4779
- Karar No
- 2024/4929
- Temyiz eden (davalı)
- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
589 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına kayıtlı ... plakalı aracı ile tescilli olduğu ilçe dışında izinsiz servis taşımacılığı yaptığından bahisle Büyükşehir Belediyesi Emir ve Yasaklarını Belirleyen Zabıta Yönetmeliğinin (9/23) maddesine aykırı hareket ettiğinden 1608 sayılı Umuru Belediyeye Müteallik Ahkamı Cezaiye Kanunu ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu uyarınca 1(bir) ay süreyle meslek ve ticaretten men edilmesine ilişkin Bursa Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında ilgili çalışma izni/ruhsatı almadan veya belediyeden alınan izin/ruhsatta belirtilen çalışma bölgesi/güzergâh dışında kullanan kişilere ilişkin olarak hangi yaptırımların uygulanacağının öngörüldüğü,
buna göre sonraki tarihte yürürlüğe giren ve özel kanun niteliğinde olan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında belirtilen usul ve esaslar uygulanarak ceza uygulanması gerekirken davacının 1608 sayılı Umuru Belediyeye Müteallik Ahkamı Cezaiye Kanunu uyarınca 1(bir) ay süreyle meslek ve ticaretten men edilmesine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, ayrıca uyuşmazlıkta;
davacının adına kayıtlı olan ... plakalı araçla 18/12/2019 tarihinde tescilli olduğu Keles İlçesi dışında servis taşımacılığı yaptığının tespit edildiğinden bahisle dava konusu işlem tesis edilmiş ise de, davacının anılan tarihte tescilli olduğu Kestel İlçesi dışında yolcu taşımacılığı yaptığına ilişkin dosyaya sadece fiilin işlendiği iddia edilen tarihte düzenlenmiş olan tespit tutanağından ve bir adet fotoğraftan başkaca hiçbir delil sunulmadığı,
söz konusu tutanakta da, "tescilli olduğu ilçe dışında servis taşımacılığı yaptığı" ibaresinden başkaca, hangi güzergahta, araç içerisindeki yolcu sayısına ve isimlerine v.b. hiçbir bilgiye yer verilmediği, fiil tarihinde aracın içerisinde yolcu bulunduğunu gösterir görseller ile yolcuların ifadesine başvurulduğuna ilişkin bilgi ve belgelerin dosyaya sunulmadığı,
bu hale göre, davacı tarafından 18/12/2019 tarihinde tescilli olduğu Kestel İlçesi dışında yolcu taşımacılığı yaptığına ilişkin somut kanıtlar sunulmamış olması karşısında, davacıya isnad edilen fiilin kesin olarak işlendiğinin kabulüne olanak bulunmadığı anlaşıldığından eksik araştırma, inceleme ve tespitlere istinaden tesis edilen dava konusu işlemde bu bakımdan da hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2021/4779, K. 2024/4929, 1 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama