KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/6014 E., 2024/4837 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Esas No
- 2021/6014
- Karar No
- 2024/4837
- Temyiz eden (davalı)
- ... Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Grubu Gıda İnş. Tur. Nakliye Madencilik Tic. ve Pazarlama A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
619 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Konya ili, Karatay ilçesi sınırları dahilinde S:... sicil numaralı, II (b) grubu (kalker) işletme ruhsatı sahibi davacı şirket tarafından, işletme ruhsat sahasında yapılan denetimler neticesinde 2018 yılı İşletme Faaliyet Raporunda (İFR) 200.000 ton eksik bildirimde bulunulması ve haksız iktisap yapılması tespitinden kaynaklı olarak 3212 sayılı Maden Kanunu'nun 10.maddesinin 7. fıkrası uyarınca 62.473,00 TL ve 12. maddesinin 4.fıkrası uyarınca 480.000 TL (eksik bildirilen üretim miktarı için hesaplanacak Devlet hakkının 5 katı tutarında 200.000 ton üretim miktarı için 2018 yılında hesaplanan Devlet hakkı olan 96.000x5)
idari para cezası uygulanmasına yönelik ... tarih ve ... sayılı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işleminin ilgili kısımlarının iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda.
Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün... tarih ve ... sayılı Mahallinde Tetkik Raporundan da anlaşıldığı üzere, davacı şirketin üretime yönelik evraklarının doğru ve birbiriyle uyumlu olduğu, davacı şirket tarafından üretim bilgilerinin tam ve eksiksiz bir şekilde anlaşmalı olduğu YTK'ya gönderildiği ancak üretim bilgilerinin sisteme girişinin bu kurum tarafından eksik olarak yapıldığı, eksik bildirimde bulunulmasının kayıtların e-maden sistemine girilmesi sırasında sehven yapılan tuşlama hatası sonucu meydana geldiğinin anlaşıldığı,
bu durumda davacı şirket tarafından işlendiği iddia olunan fiilin, sehven yapılan bir hatadan kaynaklandığı, sözü edilen eylemin 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10.maddesinin 8. fıkrasının (e) bendinde yer alan "Ruhsat sahasında yapılan üretim veya satışların beyan edilmemesi, haksız yere hak iktisabı sayılır.
Haksız yere hak iktisabına imkan veren bu hususlarla ilgili yapılmış beyanlar da gerçek dışı ve yanıltıcı beyanlar olarak kabul edilir" hükmü doğrultusunda ruhsat sahasında yapılan üretim veya satışların beyan edilmemesi suretiyle gerçek dışı ve yanıltıcı beyanda bulunmak şeklinde nitelendirilmesinin mümkün olmadığı,
zira isnat edilen bu fiilin ancak kasıtlı olarak işlenebileceği, kaldı ki, davacı şirketin üretim ve stok beyanlarının bu kapsamdaki belgelerin doğru ve birbiriyle uyumlu olduğu ve bu durumun davalı idarece de kabul edildiği göz önüne alındığında, isnat edilen eylemin sistem kayıtlarına girilmesi esnasında sehven tuşlama hatası şeklinde yaşanması sebebiyle meydana geldiği anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacının hatası nedeniyle Devlet hakkının eksik tahakkuk ettiği, bu nedenle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'NUN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2021/6014, K. 2024/4837, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama