KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/6213 E., 2023/4130 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2023
- Esas No
- 2021/6213
- Karar No
- 2023/4130
- Temyiz eden (davacı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Birliği Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Davalı yanında müdahil
- …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
564 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesinden 6638 sayılı Kanunun 43. maddesi uyarınca 09.04.2015 tarihinde ilişiği kesilen İsmail Hakkı Bayar'ın Ankara Barosu Levhası'na avukat olarak yazılmasına dair Ankara Barosu Yönetim Kurulu'nun 05.02.2020 tarih ve 77/6 sayılı kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun 13.02.2020 tarih ve 1160 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca uygun bulunmayarak bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesi üzerine ilk kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda. Ankara Barosu levhasına avukat olarak yazılmasına karar verilen …'ın "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık" suçlamasıyla sanık olarak yargılandığı ...
Ağır Ceza Mahkemesi'nin … esasına kayden görülen davada, … tarih ve K:… sayılı karar ile beraatine karar verildiği ve dosyanın istinaf incelemesi aşamasında olup henüz kesinleşmediğinin anlaşıldığı, bu durumda; anılan kişi hakkında her ne kadar 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5/1-a maddesinde sayılan suçlara ilişkin derdest bir ceza kovuşturması mevcut ise de; verilen beraat kararı, kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmaması hususu ile mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde;
ilgili kişi hakkında devam eden kovuşturma sürecinde ilgilinin baroya yazılıp yazılmaması hususunda baroların ve Türkiye Barolar Birliği'nin takdir hakkı olduğu, bu takdir yetkisinin hukuka aykırı kullanıldığına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı
görüldüğünden dava konusu ısrar kararında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, avukatlık mesleğinin önem ve özelliği gereği idarece kamu yararı ve hizmet ölçütleri gözetilerek takdir yetkisi kullanılmak suretiyle Avukatlık Kanununun 5/1-a maddesinde belirtilen Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan kovuşturma altında bulunanların baro levhasına yazılma talepleri hakkındaki kararın kovuşturma sonuna kadar bekletilmesi gerekirken ilgilinin bu aşamada baro levhasına yazılmasının uygun bulunmadığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş olup davalı yanında davaya katılan tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2021/6213, K. 2023/4130, 26 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama