KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/7599 E., 2023/7338 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2023
- Esas No
- 2021/7599
- Karar No
- 2023/7338
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
558 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ... İli, ... İlçesi sınırlarında bulunan ... sayılı II (b) Grup İşletme Ruhsatı sahibi davacı tarafından, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 11. fıkrasındaki hüküm gereği, 7. madde izinlerinin verilmemesi nedeniyle 18/02/2016 tarihinden 18/02/2017 tarihine kadar olan dönem için 54.812,00-TL; 18/02/2017 tarihinden 18/02/2018 tarihine kadar olan dönem için 62.743,00-TL; 18/02/2018 tarihinden 18/02/2019 tarihine kadar olan dönem için 77.632,00-TL olmak üzere toplamda 195.187,00-TL idari para cezası verilmesi ilişkin ... tarih ve E.... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen .... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda.
3213 sayılı Maden Kanunu'nun işletme ruhsatı verilmesinden sonra öngörülen süreler içinde işletme izni alınması yönündeki düzenlemelerle, esasen kamuya ait olan maden sahasının atıl vaziyette bırakılmamasının amaçlandığı, ancak işletme izni alınması için davalı idare dışındaki diğer idari merciilerden alınması gerekli izinlerin alınmasına mani teşkil edecek ve mücbir sebep boyutunda bir hukuki durumun ortaya çıkması üzerine ruhsat lehtarının bu durumu idaresine bildirmekle ve ek süre almakla mükellef olduğu,
bu sorumluluğun yerine getirilmemesi halinde ilgilisinin 3213 sayılı Kanunda yer verilen müeyyidelerle karşı karşıya kalacağı, bu durumda, davacı şirket tarafından ... ili, ... ilçesi sınırlarında bulunan S:... sayılı işletme ruhsatı yürürlük tarihi olan 08/04/2010 tarihinden itibaren işletme izni düzenlenebilmesi için öngörülen sürede ilgili kurumlardan gerekli izinlerin davalı idareye sunulmadığı anlaşıldığından,
davacı şirketin 3213 sayılı Kanunun 24/11. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 7. maddesinde öngörülen izinlerin davalı idareye sunulmadığı gerekçesiyle idari para cezası ile tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, 3213 sayılı Kanunun 7. maddesi doğrultusunda gerekli izinleri alma konusunda tüm girişimlerde bulunulduğu, bürokratik gecikmelerin ve yasal engellerden sorumlu tutulamayacağı, 7. madde kapsamında yapmış olduğu tüm başvuruların 04/08/2013 tarihinde ÇED Kapsam Dışı belgesinin iptal edilmesi ile geçersiz hale geldiği, bunun üzerine 2015 yılında ÇED süreci başlatıldığı ancak işlemlerin halen devam ettiği, bu durumun ise kendisine atfedilebilecek bir kusur olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2021/7599, K. 2023/7338, 15 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama