KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/1940 E., 2023/7490 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire 2- (Davalı Yanında Müdahil) ...
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2023
- Esas No
- 2022/1940
- Karar No
- 2023/7490
- Temyiz edenler
- 1- (DAVALI) ... Birliği
- Vekili
- Av. ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
758 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı Bakanlık tarafından, ...'in ... Baro levhasına yazılmasına dair ... Barosu Yönetim Kurulunun ... tarih ... sayılı kararının uygun bulunduğuna ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının tekrar görüşülmek üzere geri gönderilmesi yönündeki Adalet Bakanlığı'nın ... tarih ve... sayılı kararına uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... ayılı ısrar kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararda.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nda kovuşturma kavramının bu kanuna münhasır bir anlam içerecek şekilde kullanıldığı, bu doğrultuda ceza kovuşturmasının ceza mahkemelerinde dava açılması öncesindeki soruşturma sürecini de kapsadığı, ceza muhakemesi anlamında başlatılan bir süreç anlamında kullanıldığı, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5. maddesinin (a) bendi kapsamında hakkında kovuşturma bulunanlar hakkında idareye takdir yetkisi tanınmış ise de, bu yetkinin kullanımı kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu,
olayda, UYAP kayıtlarından, müdahil hakkında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan yürütülmekte olan kovuşturma bulunduğu ve ...
Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esasına kayden yapılan ceza yargılaması neticesinde 1 yıl 13 ay hapis cezası verildiği ve mahkumiyet kararının henüz kesinleşmediği anlaşıldığından adı geçene isnat edilen fiilin niteliği, baro levhasına yazılması durumunda yürütülecek kamu hizmetinin önemi ve özelliği dikkate alındığında, ceza kovuşturma sonucunun (mahkumiyet kararının kesinleşmesinin) beklenmesinin yerinde olacağı sonucuna varılmış olup, adı geçenin bu aşamada baro levhasına avukat olarak yazılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Anayasa Mahkemesi kararında belirtilen gerekçe doğrultusunda.
1136 sayılı Kanun'un 5. maddesinin üçüncü fıkrasında kovuşturma altında bulunma durumuna yönelik düzenlemenin yer aldığı fakat hakkında soruşturma bulunanlarla ilgili bir hükmün bulunmadığı, kanun koyucunun kovuşturma kavramı ile soruşturma aşamasını da içine alan ceza muhakemesi evresini amaçladığı düşünülse bile hak ve özgürlükleri sınırlandıran hükümlerin kamu makamlarınca geniş yorumlanmasının bireyler açısından öngörülemez sonuçlar doğurabileceği,
soruşturma ve kovuşturma kavramlarının tanımının 1136 sayılı Kanun'da yapılmadığı dikkate alındığında söz konusu kavramların kapsamının belirlenmesinde 5271 sayılı Kanun'dan yararlanılması gerektiği, 1136 sayılı Kanun'da avukatlığa kabul konusundaki düzenlemede,
aynı Kanun'un 5. Maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen yazılı cezalardan kovuşturma altında bulunulmuş olması durumunda baro levhasına yazılma ile ilgili başvurunun kovuşturmanın sonuna kadar ertelenmesi konusunda idareye takdir hakkı verilmişse de söz konusu düzenlemenin soruşturma aşamasında da uygulanabileceğine ilişkin bir hüküm yer almadığı göz önününde bulundurulduğunda Mahkemenin 1136 sayılı Yasada belirtilen ceza kovuşturmasının ceza mahkemelerinde dava açılması öncesindeki soruşturma sürecini de kapsadığı yönündeki belirlemesinde hukuki isabet bulunmadığı;
öte yandan, müdahil hakkında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan yürütülmekte olan kovuşturma bulunduğu ve ...
Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esasına kayden yapılan ceza yargılaması neticesinde 1 yıl 13 ay hapis cezası verildiği ve mahkumiyet kararının henüz kesinleşmediği anlaşıldığından adı geçene isnat edilen fiilin niteliği, baro levhasına yazılması durumunda yürütülecek kamu hizmetinin önemi ve özelliği dikkate alındığında, ceza kovuşturma sonucunun beklenmesinin yerinde olacağı sonucuna varılmış olup, adı geçenin bu aşamada baro levhasına avukat olarak yazılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan gerekçelerle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
1- Davalı Türkiye Barolar Birliği tarafından, mahkumiyet kararının henüz kesinleşmediği, bu durumun masumiyet karinesine aykırı olduğu, bu konuda takdir haklarının olduğu, işlemde hukuka aykırılık olmadığı ileri sürülmektedir. 2- Davalı yanında müdahil ... tarafından, mahkumiyet kararının henüz kesinleşmediği, bu durumun masumiyet karinesine aykırı olduğu, Birliğin bu konuda takdir yetkisinin olduğu, işlemde hukuka aykırılık olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2022/1940, K. 2023/7490, 20 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama