KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/2312 E., 2024/2905 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2024
- Esas No
- 2022/2312
- Karar No
- 2024/2905
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Üniversitesi
- Vekili
- Av. ...
- Davalı yanında müdahil
- ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
587 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ... Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Hayat Boyu Öğrenme ve Yetişkin Eğitimi Anabilim Dalı için ilan edilen Doktor Öğretim Üyesi kadrosuna atanmak için yaptığı başvuru reddedilen davacı tarafından, anılan kadroya Dr. ...'ın atanmasına ilişkin işlemin iptali ile işlem nedeniyle uğradığı parasal kayıpların yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporu birlikte dikkate alındığında, davalı idarenin ilan edilen kadroya atayacağı adayı seçmek konusunda takdir yetkisi bulunduğu, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu,
ilan şartlarını taşıyan adaylar arasında tercih yapılmasında da bu yetkinin kamu yararı çerçevesinde kullanılması gerektiği, bilirkişi raporunda davacının eğitiminin ve yaptığı akademik çalışmaların anılan kadro ile ilgisinin bulunmadığının ve söz konusu kadroya atanan Dr. ...'ın tercih edilmesinin daha uygun olacağı yönünde kanaat bildirildiği, bilirkişi raporunda belirtilen kanaatin, jüri üyeleri tarafından yapılan değerlendirmelerle benzerlik gösterdiği,
davacının ise kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından kendisine öncelik tanınması gereğine ilişkin herhangi bir ispat vesikası sunamadığı görüldüğünden, ilan edilen kadroya başvuran davacının, yaptığı başvurunun reddedilerek anılan kadroya Dr. ...'ın atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının işlem nedeniyle uğradığı parasal kayıpların ödenmesine de olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, akademik çalışmalarının müdahilden çok daha fazla olduğu, kendisinin 380, müdahilin ise 80 akademik puanı olduğu, yıllardan beri öğretim görevlisi olarak çalıştığı, ders verme konusunda tecrübesi olduğu, subjektif değerlendirmelerle atamanın yapıldığı, bilirkişi raporunun ise kendi içinde çelişkiler barındırdığı ve yetersiz olduğu, işlemin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, jüri üyelerince müdahilin kadroya atanmasının uygun olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporunun da bu yönde olduğu, bilimsel yeterliliğe sahip olan adaylar arasından birinin atanması konusunda idarelerinin takdir hakkı olduğu, işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü ile Mahkemece davacı ve müdahilin çalışmalarının ilan edilen kadroya uygun olup olmadığının değerlendirilmesi ve ilan edilen alana ilişkin puan değerlendirmesi yapılması için yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak karar verilmesi gerektiğinden Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2022/2312, K. 2024/2905, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama