KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/2759 E., 2025/3193 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 25 Mart 2025
- Esas No
- 2022/2759
- Karar No
- 2025/3193
- Temyiz isteminde bulunan (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
617 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: İzmir ili, Güzelbahçe ilçesi, ... mahallesi (köyü), ... mevkiinde bulunan, ... parsel sayısı ile kısmen davacı murisi adına tescilli olan taşınmazdan ifraz yoluyla oluşturulan ve "orman" vasfıyla Hazine adına tescil edilen ... parsel sayılı taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında bedelsiz olarak iadesi veya rayiç bedeli karşılığında satılması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve E... sayılı İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K: ... sayılı kararda; uyuşmazlıkta, 1746 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacı murisi adına bir tescil oluşturulmuş ise de anılan taşınmazın "Orman" vasıflı ... parsel sayılı taşınmazı oluşturan 10.513,00 m2'lik kısmının 16/06/1975 tarihinde başlanan ilk orman kadastro çalışmaları sırasında yapılan tespite göre oluşan ve kesinleşen kesin orman sınırı içinde, orman sayılan yerlerde kaldığı, buna göre, ... parsel sayılı taşınmazın 10.513,00 m2'lik kısmının eskiden beri orman sayılan yerlerden olduğu, bu kısmın tescil tarihi itibarıyla dahi özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olmadığı,
bu nedenle bu kısma ilişkin tescilin başından beri yolsuz tescil niteliğinde olduğu, ayrıca 1996 yılında yapılan 2/B uygulaması sırasında bahse konu taşınmaz yönünden 2/B uygulaması yapılmadığı gibi daha sonraki yıllarda da taşınmaz hakkında 2/B uygulaması yapıldığına dair dava dosyasında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, bu durumda, uyuşmazlık konusu taşınmaz yönünden davacı murisinin mülkiyet hakkını hiçbir zaman elde edemediği, ayrıca taşınmazın Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmadığı,
bu nedenle anılan taşınmaz yönünden 6292 sayılı Kanun kapsamında bedelsiz iade ve rayiç bedel karşılığında satış şartlarının oluşmadığı görülmekle davacının ... parsel sayılı taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında bedelsiz olarak iadesi veya rayiç bedeli karşılığında satılması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, müteveffa babasının 2003 yılı öncesi mevzuata göre bedeli tamamen ödenmek suretiyle oluşturulmuş hukuken geçerli bir tapuya sahip olduğu, tapuya ve resmi sicile güven ilkesi ihlal edilerek, orman vasfıyla ancak 2003 yılında Hazine üzerine tescil edilen taşınmazın 1975'li yıllardan beri orman vasfında olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, .. tarihinde yapılan kadastro çalışması sonucunda taşınmaza 2/B şerhi konularak 10.500 m2''lik kısmının Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, mahkemece bilirkişi incelemesi yapılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik inceleme sonucunda karar verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, mahkemece verilen kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2022/2759, K. 2025/3193, 25 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama