KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/3046 E., 2024/525 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2024
- Esas No
- 2022/3046
- Karar No
- 2024/525
- Temyiz eden (davalı)
- ... Üniversitesi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
639 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi işletme bölümünde öğrenim görmekte olan davacı tarafından; azami öğrenim süresini doldurduğu ile 6 ve yukarı dersi hiç almadığından bahisle 2021-2022 eğitim öğretim yılı başlangıcı itibarıyla kaydının silinerek üniversiteden ilişiğinin kesilmesine ilişkin Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nin ... tarih ve ... sayılı Yönetim Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi bölümüne 03.09.2014 tarihinde kaydını yaptırarak öğrenim görmeye başladığı, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na 26.11.2014 tarih ve 29187 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren 6569 sayılı Kanunun 32. maddesi ile eklenen Geçici 67. maddesinde.
"Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında, daha önceki öğrenim süreleri dikkate alınmaz." hükmüne yer verildiği, davacının anılan düzenleme tarihinden önce kayıt yaptırdığı, 2547 sayılı Kanun'un 44. maddesinde öğrenim süresi 4 yıl olan lisans programlarında azami 7 yıllık eğitim süresinin bu durumda en erken 26.11.2014 tarihinden başlatılması gerektiği açık olmakla birlikte, öğretim dönemleri de göz önüne alınarak ayrıca tartışılması gerektiği;
derslerin dönemlik verildiği fakültelerde takip eden dönem başından, yıllık verildiği fakültelerde ise bir sonraki öğrenim yılından, dersler ağırlıklı olarak dönemlik olsa bile en az bir ders bile yıllık verilmekte ise yine takip eden öğrenim yılının esas alınması gerektiği;
davacının öğrenim gördüğü fakültenin ders verme sistemi (dönemlik/yıllık) göz önüne alınarak azami öğrenim süresi hesaplanmak suretiyle işlem tesis edilmesi gerekirken, azami öğrenim süresi getiren yasanın yürürlüğe girdiği tarih esas alınsa dahi henüz bu süreyi tamamlamadığı açık olan davacının kaydının silinmesine yönelik dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, azami öğrenim süresinin başlangıcının 2547 sayılı Kanunun Geçici 67.maddesi gereğince 2014-2015 eğitim öğretim yılı Güz yarıyılından itibaren hesaplanması gerektiği, geçici maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ders işlenmiş olmakla birlikte henüz final sınavlarının yapılmadığı, öğrencinin eğitim öğretim süresinin yargı kararı ile uzatılamayacağı, aksi düşüncenin Yasama Yetkisine açık bir müdahale olacağı, öğrencinin 6 dersi hiç almamış olmasının yeterince çaba göstermediğinin kanıtı olduğu, Yükseköğretim Kurulunun 01/10/2021 tarihli Kamuoyu açıklaması uyarınca 6 ve daha fazla dersi hiç almayan öğrenciler ile devam koşulunu sağlamayanlara ek sınav hakkından yararlanmalarının sağlandığı, bu nedenle mağduriyet yaşamadıkları ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2022/3046, K. 2024/525, 9 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama