İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /8. Daire

DANIŞTAY · 8. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 8. Daire E.2022/3421 K.2024/1345

Dava konusu istem: Bursa ilinde servis taşımacılığı yapmakta olan davacı tarafından; iki adet servis aracının, davalı idarece merkez dışı olarak nitelendirilen ilçeden merkez ilçeye tahsisinin yapılmasına karşılık tahsil edilen toplam 413.472,00-TL…

Esas2022/3421Karar2024/1345Tarih12 Mart 2024Okuma14 dk · 2.727 kelime

KÜNYE

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/3421 E., 2024/1345 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire

Karar tarihi
12 Mart 2024
Esas No
2022/3421
Karar No
2024/1345
Temyiz eden (davalı)
… Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
… Ltd. Şti.
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.727 kelime·14 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: Bursa ilinde servis taşımacılığı yapmakta olan davacı tarafından; iki adet servis aracının, davalı idarece merkez dışı olarak nitelendirilen ilçeden merkez ilçeye tahsisinin yapılmasına karşılık tahsil edilen toplam 413.472,00-TL "bölgesel devir bedeli"nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi ile tahsilata dayanak teşkil ettiği belirtilen Bursa Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi'nin … tarihli ve … sayılı kararının (d) ve (e) bentlerinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; ulaşım, toplu taşıma ve trafik konularında yönlendirici karar alma, planlama yapma, koordinasyon sağlama, gereken tesisleri kurup kurdurma yetkisi doğrultusunda UKOME'nin gerek genel karar alma gerekse yönerge - yönetmelik gibi isimlerle düzenleyici işlem tesis etme yetkisi bulunmakta ise de, toplu taşıma hizmetine katılma konusunda özel kişilerin isteğine bırakılan hizmete ait bedelin ve ücretin belirlenmesi, parasal yükümlülük getirilmesi gibi düzenleyici işlem (yönerge-yönetmelik) tesis etme yetkisi belediye meclisine ait olduğu,

bu hale göre Kanunla asıl olarak belediyece yürütülmesi öngörülen toplu taşıma hizmetine gönüllü olarak katılarak bu işten gelir elde edecek toplu taşımacının bu işe katılmak için ödeyeceği kira bedeli, ruhsat bedeli, hat bedeli ve uzatma bedeli adı altındaki kanunlarla harç ve katılma payı konusu yapılmayan parasal yükümlülüklerine ilişkin düzenleyici işlem tesis etme konusunda yetkili olan belediye meclisinin, bu yetkisini devredeceğine ilişkin açık bir kanun hükmü bulunmadığı da gözetildiğinde;

belirtilen hususta UKOME tarafından tesis edilen ve "bölgesel devir bedeli" adı altında servis taşımacılığı yapan kişilerden ücret alınmasına yönelik dava konusu işlemin (d) ve (e) bentlerinde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline; davacının tazmin isteminin kabulü ile hukuka aykırı işleme istinaden davacıdan tahsil edilen bedelin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; İdare Mahkemesi kararının davalı idarenin istinaf başvurusuna konu iptale ilişkin kısmının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Bu kararının temyizi üzerine Dairemizin 16/09/2021 tarih, E:2019/8065, K:2021/3911 sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, iptali istenilen UKOME kararının alındığı 27/04/2018 günlü toplantıya.

Sanayi ve Ticaret A.Ş. (…) Genel Müdürü'nün de katıldığı, bu durumun hukuki etkisinin öncelikle irdelenmesi gerektiği, Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği'nin 17. maddesinde, UKOME'ye büyükşehir belediyesini temsilen belediyenin ulaşım ve yatırımlarla ilgili daire ve işletmeleriyle bağlı kuruluşlarından en az şube müdürü seviyesinde en fazla on bir kişinin katılacağı, bahsi geçen “işletme” kavramının, büyükşehir belediyesi bütçesi içinde kurulan ve ayrı tüzelkişiliği bulunmayan bir yapıyı; bağlı kuruluşun ise, büyükşehir belediyesine bağlı, ayrı bütçeli ve kamu tüzel kişiliğine haiz bir yapıyı ifade ettiği;

...'ın ise, Bursa Büyükşehir Belediyesi'nce 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 70. maddesine göre 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri doğrultusunda kurulmuş özel hukuk tüzel kişiliğine haiz bir anonim şirket olduğu, dolayısıyla ...'ın mevzuatta sayılan UKOME toplantılarına katılacak kuruluşlar kapsamında olmadığı,

hisselerinin %96,7'si Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne geri kalan hisseleri ise Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin en büyük hissedarı olduğu şirketlere ait olup raylı, raysız yeraltı ve yerüstü her türlü kara, deniz, göl ve hava ulaşımı ve taşımacılığı hizmetlerini yapmak, yaptırmak, işletmek ve işlettirmek veya bu hizmetlere katkıda bulunmak amacıyla kurulan ...'ın değinildiği üzere UKOME'nin oluşumunda yer almadığı görülmekte ise de, dava konusu kararın alındığı 27/04/2018 tarihli UKOME toplantısında,

Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği'nin 17. maddesinde sayılan üyelerle Yönetmeliğin 20. maddesinde öngörülen toplantı ve karar yeter sayısına ulaşıldığından ve şirket temsilcisi tarafından kullanılan bir oy'un, oybirliği ile alınan kararın sonucunu değiştirmeyeceğinden, bu durumun dava konusu işlemin iptalini gerektirecek esaslı bir şekil noksanlığı olmadığı sonucuna ulaşıldığı,

öte yandan trafik hizmetlerini plânlama, koordinasyon ve güzergâh belirlemesi ile taksi, dolmuş ve servis araçlarının durak ve araç park yerleri ile sayısının tespitine ilişkin yetkilerin ulaşım koordinasyon merkezi tarafından kullanılacağı, umum servis araçlarının tahsis süreleri, ticari plaka sayıları ile bu plakaların verilmesine ilişkin usul, esas ve devir ücretlerinin ulaşım koordinasyon merkezince tespit edileceği açık olduğundan dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı görülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma kararımız üzerine. Bölge İdare Mahkemesi ...

İdari Dava Dairesince; trafik hizmetlerini plânlama, koordinasyon ve güzergâh belirlemesi ile taksi, dolmuş ve servis araçlarının durak ve araç park yerleri ile sayısının tespitine ilişkin yetkilerin ulaşım koordinasyon merkezi tarafından kullanılacağı ve bu kapsamda umum servis araçlarının tahsis süreleri, ticari plaka sayıları ile bu plakaların verilmesine ilişkin usul, esas ve devir ücretlerinin UKOME’ce tespit edileceği açık olup dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı,

davaya konu UKOME kararının niteliği ve yukarıda belirtilen şekil sakatlığının kararı ne şekilde etkilediği hususu yönünde ise, davaya konu edilen UKOME kararı, birden fazla iradenin bir araya gelerek, idari organ adına iradenin açıklanmasıyla oluşan kollektif işlem niteliğinde olduğu,

Kollektif işlemler bir idari organ ya da kurulda söz sahibi durumundaki birden fazla kişinin, aynı konuda ve aynı amaçla belirli bir hukuki sonuç yaratmak için idari organ ya da kurul adına açıkladıkları ve tek yanlı bir irade sonucunda oluşarak hüküm ifade edeceği, UKOME'nin oluşumuna ... temsilcisinin katılması halinin, tali bir şekil noksanı olduğu ve bu haliyle kararı sakatlamayacağı ileri sürülebilir ise de; birden çok iradenin katılımıyla oluşan kararların, kurulu oluşturanlarca ortaya konulan görüş ve karşı görüşlerin tartışılması sonucunda oluşması;

bu kararlarda, kişiler kendi nam ve hesaplarına değil, mensubu oldukları idari organ adına iradelerini açıkladıklarından kurulu oluşturan üyelerin ayrı ayrı açıkladıkları iradelerinin, hukuk düzeninde Kurul'un iradesi şeklinde, bir bütün olarak ve tek bir irade altında hukuksal değer kazanması ve bu iradenin oluşumuna yasal düzenleme ile kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerinin katılmasının zorunlu bir unsur olarak öngörülmüş olması gözetildiğinde, ...

Genel Müdürü'nün UKOME'ye Kurul üyesi sıfatıyla katılımının kararı sakatlayan asli şekil sakatlığı olarak değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılarak davalı idare istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesince, Ulaşım Koordinasyon Merkezlerinin ulaşıma ilişkin her türlü konuda tam yetkili olduğuna ilişkin gerekçeyle Danıştay kararına uyulmasına karar verildiği ancak hüküm kısmında, Danıştay kararının aksine dava konusu işlemde şekil aykırılığı var olduğu kabul edilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, Danıştay kararına uyulmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Bursa Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi'nin … tarihli ve … sayılı kararı ile büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde (S) serisi ticari plaka taşıma ihtiyacının belirlenerek dengelenmesine yönelik olarak Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği'nin ticari plaka verilmesi hakkındaki 28/2. maddesi uyarınca hazırlanan "Servis Araçları Analiz Raporu-Nisan 2018" ile birlikte İl Emniyet Müdürlüğü, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası,

Bursa Servis Aracı İşletmeleri ve Halk Otobüsçüleri Odası ile ilçelerde faaliyet gösteren meslek ve ticaret odalarının yazılı ve sözlü görüşleri ve UKOME Alt Komisyon toplantısında komisyon üyelerince yapılan sözlü değerlendirme sonucunda belirlenen merkez (Osmangazi, Yıldırım,Nilüfer,Gürsu,Kestel) bölgeye kayıtlı (S) serisinden ticari araç ihtiyacının; merkez ilçeler ile merkez dışı ilçeler arasındaki kapasite arzını dengelemek üzere, 611 adet (S) serisinden aracın merkez dışı ilçelerden bir defaya mahsus karşılanmasının uygun olduğuna karar verildiği;

davacı tarafından, bu kararın "merkez dışı ilçelerdeki S plakalı araçların merkez bölgeye tahsisinin yapılabilmesi için her bir merkez dışı ilçe için bölgesel devir bedelinin ayrı ayrı belirlenmesine ve belirleme esası olarak plaka ihalelerindeki merkez S serisinden plaka fiyat tekliflerinin şimdiki değeri ile merkez dışı ilçelerin plaka ihalelerindeki fiyat tekliflerinin şimdiki değeri arasında oluşacak sebepsiz zenginleşmeyi önleyici fiyatın bölgesel devir bedeli olarak belirlenmesinin uygun olduğuna" ilişkin (d) bendi ile "Servis Araçları Analiz Raporu-Nisan 2018 raporunda belirlenen bölgesel devir bedeli olarak hesaplanmış rayiç

bedellerin esas alınmasının uygun olduğuna" ilişkin (e) bendinin iptali ve anılan karara dayanılarak davacıdan 2 adet servis aracının merkez dışı ilçeden merkez bölgeye tahsisinin yapılması için bölgesel devir bedeli olarak tahsil edilen toplam 413.472,00-TL'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Mahkeme tarafından verilen iptale ilişkin karara yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddi üzerine temyiz yoluna başvurulduğu, Dairemizce istinaf başvurusunun reddi kararının bozulmasına karar verildiği, bozma kararımız üzerine … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin bozmaya uyma kararına karşı davalı idarece temyiz yoluna başvurulduğu görülmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin 1. fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonucunda verilen karar, dosyayla birlikte kararı veren mercie gönderilir. Ancak Danıştay ilgili dairesinin onamaya ilişkin kararları, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği de bölge idare mahkemesine gönderilir.

Bu kararlar, dosyanın geldiği tarihten itibaren yedi gün içinde taraflara tebliğe çıkarılır." hükmüne, 2. fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ilgili merci, dosyayı öncelikle inceler ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak yeniden karar verir." hükmüne, 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, Danıştayca verilen bozma kararına uyabileceği gibi kararında ısrar da edebilir." hükmüne, 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmüne, 5. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi,

bozmaya uymayarak kararında ısrar ederse, ısrar kararının temyizi hâlinde, talep, konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulunca incelenir ve karara bağlanır. Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulması zorunludur." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Bölge İdare Mahkemesince, Dairemizce verilen bozma kararının dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı yönündeki kısmına uyularak aynı gerekçeyle karar verildiği, şekil unsurundaki mevcut sakatlığın işleme etkisinin irdelenmesi yönünden ise farklı bir gerekçeyle karar verildiği görülmektedir. Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince işin esası hakkında karar verebileceği ya da bozmaya uymayarak kararında ısrar edebileceği sonucuna ulaşıldığından davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 12/03/2024 tarihinde esasında oybirliği, gerekçede oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

(X)- Dava; davacı tarafından, iki adet servis aracının merkez dışı ilçeden merkez bölgeye tahsisinin yapılmasına karşılık "bölgesel devir bedeli" olarak davacıdan tahsil edilen 413.472,00-TL'nin yasal faizi ile birlikte iadesi ile tahsilata dayanak teşkil eden Bursa Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi'nin … tarihli ve … sayılı kararının (d) ve (e) bentlerinin iptali istemiyle açılmış.

İdare Mahkemesince, belediye meclisinin yetkili olduğu bir hususta tesis edilen dava konusu UKOME kararının yetki yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline, hukuka aykırılığı tespit edilen işlem dolayısıyla davacıdan tahsil edilen bedelin davacıya yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmiş.

Mahkeme tarafından verilen iptale ilişkin karara yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddi üzerine temyiz yoluna başvurulduğu, Dairemizce istinaf başvurusunun reddi kararının bozulmasına karar verildiği, bozma kararımız üzerine. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin bozmaya uyma kararına karşı davalı idarece temyiz yoluna başvurulmuştur.

Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 9. maddesinde, trafik hizmetlerini plânlama, koordinasyon ve güzergâh belirlemesi ile taksi, dolmuş ve servis araçlarının durak ve araç park yerleri ile sayısının tespitine ilişkin yetkilerin ulaşım koordinasyon merkezi tarafından kullanılacağı ve bu kapsamda umum servis araçlarının tahsis süreleri, ticari plaka sayıları ile bu plakaların verilmesine ilişkin usul, esas ve devir ücretlerinin UKOME’ce tespit edileceği açık olup dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Öte yandan; iptali istenilen UKOME kararının alındığı 27/04/2018 günlü toplantıya … Sanayi ve Ticaret A.Ş. (...) Genel Müdürü'nün de UKOME Kurul üyesi sıfatıyla katıldığı görülmektedir.

Anayasa’nın 127. maddesinde kabul edildiği üzere belediyeler kamu tüzel kişiliğine haiz olup ilgili mevzuatta belediyelere yüklenen görevlerin yerine getirebilmesi için, önemli hak ve yetkiler verilmiş, kamusal ayrıcalıklar tanınmıştır.

Belediyeler tarafından kurulan veya ortak olunan şirketler ise, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi sermaye şirketleri olup belediyelerin tüzel kişiliğinden ayrı ve bağımsız özel hukuk tüzel kişileridir. Belediyelerin kurdukları veya ortak oldukları ticaret şirketlerine, kamu tüzel kişiliği kazandıran herhangi bir kanun hükmü bulunmadığı gibi, bu şirketlere kamusal yetki ve ayrıcalıklar da tanınmamıştır. Dolayısıyla, söz konusu şirketleri “kamu tüzel kişisi” ya da “kamu kurum ve kuruluşu” olarak nitelendirmek mümkün değildir.

Diğer taraftan, 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, iktisadi devlet teşekkülleri ile kamu iktisadi kuruluşlarını ve bunların müesseselerini, bağlı ortaklıklarını ve iştiraklerini kapsamaktadır.

Kanun Hükmünde Kararname’nin 2. maddesinin birinci bendinde “Kamu iktisadi teşebbüsü "Teşebbüs"; iktisadi devlet teşekkülü ile kamu iktisadi kuruluşunun ortak adıdır.”; ikinci bendinde “İktisadi devlet teşekkülü "Teşekkül"; sermayesinin tamamı devlete ait, iktisadi alanda ticari esaslara göre faaliyet göstermek üzere kurulan, kamu iktisadi teşebbüsüdür.”; üçüncü bendinde “Kamu İktisadî Kuruluşu "Kuruluş";

sermayesinin tamamı Devlete ait olup, tekel niteliğindeki mal ve hizmetleri kamu yararı gözeterek üretmek ve pazarlamak üzere kurulan ve gördüğü bu kamu hizmeti dolayısıyla ürettiği mal ve hizmetler imtiyaz sayılan kamu iktisadî teşebbüsüdür.” tanımlamalarına yer verilmiştir. Bu tanımlamalarla sabit olduğu üzere, kamu iktisadi teşebbüslerinin sermayesi Devlete aittir. Belediyeler ise, Devlet tüzel kişiliğinden ayrı bir tüzel kişiliğe sahiptir.

Dolayısıyla belediyelerin hissedarı oldukları şirketler, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında olmayıp, kamu iktisadi teşebbüsü olarak da nitelendirilemeyecektir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan dava olarak tanımlanan iptal davalarındaki "şekil unsuru"; idari işlem kesin nitelik kazanıncaya, yani yürütülmesi zorunlu hale (icrai) gelinceye kadar idarece izlenmesi ve uyulması gereken yol, yöntem, hazırlık çalışmalarını ve incelemeleri kapsar. İdari işlemlerin belli şekil ve usul kurallarına bağlı tutulmasının amacı yönetilenlere güvence sağlamaktır. İdari işlemlerin bağlı olduğu şekil yasa ve düzenleyici tasarruflarda da gösterilir.

5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 9. maddesinde, büyükşehir içindeki kara, deniz, su, göl ve demiryolu üzerinde her türlü taşımacılık hizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesi amacıyla, büyükşehir belediye başkanı ya da görevlendirdiği kişinin başkanlığında, yönetmelikle belirlenecek kamu kurum ve kuruluş temsilcileri ile Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonunun görevlendireceği ilgili odanın temsilcisinin katılacağı ulaşım koordinasyon merkezinin kurulacağı, kendi belediyesini ilgilendiren konuların görüşülmesinde ilçe belediye başkanlarının koordinasyon merkezlerine üye olarak katılacağı,

koordinasyon merkezinin çalışma esas ve usulleri ile bu kurullara katılacak kamu kurum ve kuruluş temsilcilerinin, İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği öngörülmüştür.

Bu durumda, maddenin mevcut halinin Ulaşım Koordinasyon Merkezi'nin çalışmalarına kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerinin katılabilmesine imkan verdiği, söz konusu hizmetleri fiilen yerine getiren kuruluşların özel hukuk tüzel kişisi olması halinde dahi çalışmalara bu tüzel kişi temsilcilerinin katılmasına olanak vermediği açıktır.

Bununla birlikte, Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği'nin UKOME'nin kuruluşunu düzenleyen 17/1-a bendinde yer alan "UKOME'nin Büyükşehir belediye başkanınca, belediyenin ulaşım ve yatırımlarla ilgili daire ve işletmeleriyle bağlı kuruluşlarından en az şube müdürü seviyesinde görevlendireceği en fazla on bir kişiden oluşacağı"na yönelik hükümde bahsi geçen “işletme” kavramı, bütçe içinde kurulan ve ayrı tüzelkişiliği bulunmayan bir yapıyı, bağlı kuruluş ise belediyeye bağlı, kanunla kurulan, ayrı bütçeli ve kamu tüzelkişiliğine haiz bir yapıyı ifade ederken,

“şirket” kavramı bütçe dışındaki bağımsız bir yapıyı ifade etmekte olup belediye bütçesi dışında ayrı bütçeye sahip olan, bazı yerel hizmetlerin yürütülmesi amacıyla belediyelerce kurulan ya da yönetiminin çoğunda söz sahibi olmak kaydıyla belediyece ortak olunan özel hukuk tüzel kişiğine haiz belediye şirketlerinin anılan maddede yer alan "işletme" veya "bağlı kuruluş" kapsamında değerlendirilemeyeceği de açıktır.

Bu haliyle, 5393 sayılı Kanun'un 70. maddesine göre kurulan bir şirket olan ...'ın mevzuatta sayılan UKOME toplantılarına katılacak kuruluşlar arasında yer almadığı sonucuna ulaşılmaktadır.

Davaya konu UKOME kararının niteliği ve yukarıda belirtilen şekil sakatlığının kararı ne şekilde etkilediği hususuna gelince;

Davaya konu edilen UKOME kararı, birden fazla iradenin bir araya gelerek, idari organ adına iradenin açıklanmasıyla oluşan kollektif işlem niteliğindedir.

Kollektif işlemler bir idari organ ya da kurulda söz sahibi durumundaki birden fazla kişinin, aynı konuda ve aynı amaçla belirli bir hukuki sonuç yaratmak için idari organ ya da kurul adına açıkladıkları ve tek yanlı bir irade sonucunda oluşarak hüküm ifade ederler. (Dr....-İdari İşlemin Kimliği)

Bakılan uyuşmazlıkta. UKOME'nin oluşumuna ... temsilcisinin katılması halinin, tali bir şekil noksanı olduğu ve bu haliyle kararı sakatlamayacağı ileri sürülebilir ise de; birden çok iradenin katılımıyla oluşan kararların, kurulu oluşturanlarca ortaya konulan görüş ve karşı görüşlerin tartışılması sonucunda oluşması;

bu kararlarda, kişiler kendi nam ve hesaplarına değil, mensubu oldukları idari organ adına iradelerini açıkladıklarından kurulu oluşturan üyelerin ayrı ayrı açıkladıkları iradelerinin, hukuk düzeninde Kurul'un iradesi şeklinde, bir bütün olarak ve tek bir irade altında hukuksal değer kazanması ve bu iradenin oluşumuna yasal düzenleme ile kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerinin katılmasının zorunlu bir unsur olarak öngörülmüş olması gözetildiğinde, ...

Genel Müdürü'nün UKOME'ye Kurul üyesi sıfatıyla katılımının kararı sakatlayan asli şekil sakatlığı olarak değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.

Her ne kadar Bölge İdare Mahkemesince bu görüşümüz doğrultusunda karar verilmiş ise de, Dairemizin bozmaya ilişkin çoğunluk kararı bu yönde olmadığından hüküm fıkrasında Dairemiz kararına uyulduğu ya da uyulmayarak ısrar kararı verildiğinin açıkça belirtilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyoruz.

Danıştay 8. Daire, E. 2022/3421, K. 2024/1345, 12 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Maddi Olay
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Karşı Oy
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2022/3421
Karar No
2024/1345
Tarih
12 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2022/3422 K.2024/1346
  • Danıştay 8. Daire E.2022/3423 K.2024/1347
  • Danıştay 8. Daire E.2022/3424 K.2024/1348
  • Danıştay 8. Daire E.2022/3425 K.2024/1349
  • Danıştay 8. Daire E.2022/3427 K.2024/1350
  • Danıştay 8. Daire E.2022/3428 K.2024/1341

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.