KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/5578 E., 2024/1204 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 6 Mart 2024
- Esas No
- 2022/5578
- Karar No
- 2024/1204
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ...Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
712 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Giresun ili, Görele ilçesi hudutları dahilinde bulunan ... (ER:...) sicil numaralı IV. grup arama (işletme talepli) ruhsatının, ruhsata konu maden sahasında yeterli rezerv bulunmadığından bahisle iptal edilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ...tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen...gün ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idare personellerince mahallinde icra edilen tetkik işlemleri sırasında davacı şirket personelinin de katılımı ile cevherleşmenin mevcudiyetinin tespiti maksadı ile beş ayrı noktadan numune alındığı, gerek numune alınan yerlere gerekse numune alış şekillerine davacı şirket temsilcisi tarafından itiraz edilmediği gibi düzenlenen tutanağın herhangi bir ihtirazi kayıt konulmaksızın imzalandığı,
söz konusu numuneler üzerinde akredite laboratuvarca yapılan testler neticesinde projede belirtilen altın ve gümüş madenleri bakımından cevherleşme oranlarının olması gereken miktar ve oranların çok altında olduğunun ve söz konusu madenler bakımından ekonomik olarak işletmeye elverişli cevherleşme olmadığının belirlendiği, ayrıca davacı tarafından gerek arama döneminde idareye sunulan raporlarda gerekse Mahkemeye sunulan yazılı beyanlarda sahada maden varlığının ve cevherleşme oranlarının tespiti maksadı ile sondaj, yarma veya galeri açma gibi faaliyetlerde bulunulduğuna dair herhangi belge sunulmadığı,
dolayısıyla davacı tarafından arama dönemi içerisinde mevcut maden rezervi ile cevherleşme miktarının tespiti maksadı ile gerekli teknik çalışmaların yapılmadığı gibi davalı idarece ihtilafsız biçimde elde edilen numuneler üzerinde yapılan incelemeler neticesinde arama ruhsatına konu maden sahasında işletme projesinde yer alan madenler bakımından ekonomik olarak işletmeye elverişli cevherleşme olmadığının usule uygun biçimde tespit edildiği anlaşıldığından, davacının uhdesinde bulunan maden arama (işletme talepli) ruhsatının iptaline dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı,
her ne kadar dosyaya ibraz edilen ve sahadan davacı tarafından temin edilen alternatif numuneler üzerinde yapılan incelemelere ilişkin oldukları ileri sürülen test sonuçlarının işletme projesinde yer alan madenler bakımından ekonomik olarak işletmeye elverişli cevherleşme olduğunu ortaya koyduğu ileri sürülmüş ise de; davalı idare personelleri bulunmaksızın nereden ve hangi koşullarda alındığı belli olmayan örnekler üzerinde yapılan incelemeler neticesinde düzenlendiği anlaşılan raporların değerlendirilmesine olanak bulunmadığı anlaşıldığından davacının bu iddiasına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, mahallinde tetkik heyeti tarafından sahadan alınan numulerin analizi sonucunda arama dönemi içerisinde işletme projesinde beyan edilen altın ve gümüş rezervinin mevcut olmadığının tespit edildiği belirtildiği halde, akreditasyon sertifikası bulunan Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi ÜSKİM Laboratuvarı tarafından analiz edilen numunelerde altın ve gümüş rezervinin varlığı tespit edildiği, altın ve gümüş madenlerinin varlığı ve ayrıca yeterli miktarda altın ve gümüş madeni olmadığına kanaat getirilse dahi IV(c) grubunda bulunan diğer metal madenlerinden yüksek oranda bulunduğu,
davaya konu ruhsat iptal işlemi gerçekleştirilmeden önce, heyet tarafından tespit edilen eksikliklerin ilgili Kanun maddesi gereğince Genel Müdürlük tarafından 2 (iki) ay içerisinde ruhsat sahibine bildirilmesi ve söz konusu bildirimin tebliğ edilmesine müteakip eksikliklerin tamamlanması için ruhsat sahibine 3 (üç) ay süre verilmesi hususlarında bir tebligat daha yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2022/5578, K. 2024/1204, 6 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama