KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/6260 E., 2024/4211 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2024
- Esas No
- 2022/6260
- Karar No
- 2024/4211
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Üniversitesi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi olan davacı hakkında, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Eğitim-Öğretim Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı "Yurtdışından Lise Diploması Almış TC Uyruklu Öğrenciler" konulu yazısına istinaden Hukuk Fakültesi Yönetim Kurulunun... tarih ve .../... sayılı kararı ile davacının kaydının silinmesi işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen...tarih ve E..., K:... sayılı kararda.
Türkiye'de lise mezuniyeti olmasına rağmen yurt dışındaki liseden diploma alan ve bu diplomanın denkliği tanınan davacının, Türkiye Cumhuriyeti liselerinden mezun olan öğrencilerle aynı durumda bulunduğu, davacının Türkiye'de bulunan bir ortaöğretim kurumundan mezun olması sebebiyle de 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 45/f maddesi ile Yükseköğretim Kurulu tarafından yayımlanan yurt dışı öğrenci kontenjanından bir yükseköğretim programına kayıt hakkının olmadığı,
diğer yandan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olup Türkiye'de bulunan bir ortaöğretim kurumundan mezun olan davacının, salt yükseköğretime geçiş için daha kolay bir yol olan yurt dışından diploma alarak yükseköğretime geçiş yaptığı, bu kapsamda davacının öğrencilik hakkının, kazanılmış hak olarak nitelendirilmek suretiyle hukuken himaye edilmesine olanak bulunmadığı,
keza davacının, Tükiye'deki ortaöğretim mezuniyeti ile merkezi sınava girmek suretiyle başarı puanına bağlı olarak yükseköğretime geçiş yapabileceği açık olup Anayasal teminat altında olan eğitim ve öğrenim hakkının kısıtlandığından söz edilemeyeceğinden tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı vekili tarafından, müvekkilinin denklik belgesi ile birlikte YÖK'ün belirlediği şartlar çerçevesinde davalı üniversiteye kaydının yapıldığı, kayıt esnasında müvekkili tarafından herhangi bir gerçeğe aykırı beyan veya hilesinin bulunmadığı, kaldı ki müvekkilinin Türkiye'deki bir liseden mezun olmasının saklanabilmesinin mümkün olmadığı, davalı üniversitenin de kayıt esnasında Türkiye'de lise mezuniyeti bulunanların kaydının yapılmayacağına ilişkin bir bildirim veya duyurusunun da bulunmadığı, dolayısıyla müvekkilinin usulüne uygun olarak kazanmış olduğu hakkının sonradan getirilen yeni şartlar ile hukuken ortadan kaldırılarak kaydının silinmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idarece savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2022/6260, K. 2024/4211, 5 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama