İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /8. Daire

DANIŞTAY · 8. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 8. Daire E.2022/666 K.2025/5820

Dava konusu istem: Muğla ili, Fethiye ilçesinde bulunan ... sicil numaralı maden sahasının işleticisi davacı tarafından, söz konusu maden sahasında yapılan inceleme ve denetlemeler neticesinde üretilerek satışı yapılmasına rağmen beyan edilmeyen mermer…

Esas2022/666Karar2025/5820Tarih17 Haziran 2025Okuma11 dk · 2.106 kelime

KÜNYE

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/666 E., 2025/5820 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire

Karar tarihi
17 Haziran 2025
Esas No
2022/666
Karar No
2025/5820
Temyiz isteminde bulunan (davalı)
... Genel Müdürlüğü
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
... San. ve Tic. A.Ş.
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.106 kelime·11 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: Muğla ili, Fethiye ilçesinde bulunan ... sicil numaralı maden sahasının işleticisi davacı tarafından, söz konusu maden sahasında yapılan inceleme ve denetlemeler neticesinde üretilerek satışı yapılmasına rağmen beyan edilmeyen mermer için Maden Kanunu'nun 12/4. maddesi uyarınca 148.716,70 TL Devlet hakkı ödemesi yapılmasının istenilmesi ve aynı madde uyarınca 743.583,50 TL idari para cezası verilmesi ile aynı Kanun'un 10/7. maddesi uyarınca 62.743,00 TL para cezası verilmesine yönelik ... tarih ve ... sayılı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; bilirkişi raporu ışığında bir değerlendirme yapıldığında; yıllara göre üretim boşluğu hacmi, pasa hacmi, satılabilir mermer bloğu hacmi ve stok hacminin net olarak bilinmesi ile ortaya konulabileceği, raporda belirtildiği üzere geçmişe yönelik hacim hesaplamalarının, veri eksikliği nedeni ile net olarak yapılmasının mümkün olmadığı,

bu itibarla davaya konu olan idari işlemde belirtilen verim yüzdelerinin net olarak bütün sahayı temsil eden tek bir rakam veya tek bir yüzdesel değere teşmil edilmesinin mümkün olmadığı görülmüş olup, dava konusu işlemin jeolojik tespit ve verim miktarı ile ilgili kısmının davalı idarece yerinde ve doğru olarak belirlenmediği, yine davalı idarece üretim miktarının tespiti amacıyla davacı tarafından beyan edilen dört yıllık verim yüzdelerinin ortalamasınının hesaplanmış olduğu,

bu hesaplamanın boşluk hacmine oranlayarak bulunan miktardan beyan edilmiş toplam üretim farkını almak suretiyle işlem uygulamakla beraber bilirkişi raporunda gösterildiği ve detaylandırıldığı üzere; beyan edilen verim değerleri dayanağının hesaplama mantığına uygun olmadığı anlaşıldığından, davalı idare tarafından yapılan tespitlerin yerinde ve teknik verilere uygun olmadığı kanaatine varıldığı,

bu durumda, davalı idarece tespit edilen üretim boşluğu hacmi ve pasa hacmi miktarının teknik anlamda yerinde olmadığı ve buna göre yapılan hesaplamaların isabetli bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, mahallinde yapılan inceleme üzerine tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen gerekçeli onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Muğla ili, Fethiye ilçesi sınırları dâhilinde davacı şirket uhdesinde bulunan ... sicil numaralı II (b) grubu (mermer) işletme ruhsat sahasında Bakanlık Makamının ... tarih ve ... sayılı Olurlarına istinaden inceleme ve denetim yapıldığı, denetim neticesinde 12/12/2018 tarihli heyet raporu düzenlendiği, maden ocağında yapılan kübaj hesaplamaları ve gerçekleştirilen imalat ölçümü sonucunda 119.021,92 m3 hacmin boşaltılmış olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından verilen 29. madde belgelerinde verim beyanının 2017 yılı için %7.84 2014, 2015, 2016 yılları için ise %10 olduğu,

verilen bu beyanlara istinaden ortalama verimin %9,5 olarak hesaplandığı, bu veriler ışığında idare tarafından 11.307,08 m3 üretim yapılabileceğinin hesaplandığı, davacı tarafından beyan edilen üretimin ise 7.802 m3 olduğu, bu durumda 3.505,08 m3 (9.463,72 ton) mermerin üretilerek satıldığı halde beyan edilmediği değerlendirilerek, beyan edilmeyen miktarın kalitesi belirlenemediğinden 2017 yılı ocak başı satış fiyatı belli olan dört ayrı kalitedeki mermerin aritmetik fiyat ortalaması alınarak 264,00 TL/ton fiyatı belirlendiği,

belirlenen bu fiyatın 2018 yılı için uygulanan %14,47 oranındaki değerleme oranıyla hesaplaması yapılarak söz konusu ruhsat sahasından üretilen mermerin fiyatının 302,20 TL/ton olarak belirlendiği, söz konusu ruhsat sahasında üretilip satıldığı halde beyan edilmediği değerlendirilen 3.505,08 m3 (9.463,72 ton) mermer için 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12. maddesinin 4. fıkrası gereği 148.716,70 TL Devlet hakkı,

yine aynı madde gereği 743.583,50 TL idari para cezası ile 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10. maddesinin 8. fıkrasının (e) bendi gereği güncel miktar üzerinden 62.743 TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işleminin tesis edildiği, bu işlemin davacı şirkete tebliğ edilmesiyle anılan işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT

3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10. maddesinin 7. fıkrasında. "Gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve/veya haksız surette hak iktisap eden ruhsat sahiplerine 50.000 TL idari para cezası verilir. Bu fıkranın ikinci kez ihlâli halinde bir önceki ceza katlanarak uygulanır.

İlk tespit tarihinden itibaren üç yıl içinde madde hükümlerinin üç kez ihlâl edildiğinin tespiti hâlinde ruhsat iptal edilir", düzenlemesi yer almakta olup, 8. fıkrasının (e) bendinde "Ruhsat sahasında yapılan üretim veya satışların beyan edilmemesi," haksız yere hak iktisabı sayılmıştır. Kanun'un 12. maddesinin 4. fıkrasında.

"Denetim ve inceleme sonucunda, yaptığı üretim ve sevkiyatı sevk fişi ile kayıt altına almadığı veya bildirmediği tespit edilen ruhsat sahiplerine, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bildirilmeyen miktar için hesaplanacak Devlet hakkının beş katı tutarında idari para cezası verilir. Bu fıkranın ihlalinin tekrarı hâlinde bildirilmeyen miktar için madenin ocak başı satış bedelinin on katı tutarında idari para cezası uygulanır." hükmü, 14. maddesinde.

"Devlet hakkı, ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınır. Üretilen madenin hammadde olarak kullanılması veya satılması hâlinde, aynı pazar ortamında madenin işletmelerdeki tüvenan olarak ocak başı satışında uygulanan fiyat, ocak başı satış fiyatıdır. Madenlerden alınan Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatı, bölgeler de dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edilir.

Ocak başı satış bedeli, ilan edilen emsal fiyattan daha düşük olamaz.

Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.....Devlet hakkı; a) I. grup (a) bendi madenlerin valilik veya il özel idaresince belirlenen ve ilan edilen boyutlandırılmış ve/veya yıkanmış piyasa satış fiyatı üzerinden %4 oranında, b) I. Grup (b) bendi madenlerden %4 oranında, c) II. Grup (a) ve (c) bendi madenlerden %4 (Kaba inşaat, baraj, gölet, liman gibi yapılarda kullanılan tüvenan hammadde dışında bu maddedeki Devlet hakkı boyutlandırılmış fiyat üzerinden alınır.) oranında,

ç) II. Grup (b) bendi madenlerde doğal taşın özelliklerine ve bulunduğu bölgeye göre ocakta oluşan piyasa satış fiyatı üzerinden %4 oranında, d) III. Grup kaynak tuzlarından %1 oranında, bu grubun diğer madenlerinden %5 oranında, e) IV. Grup madenlerden; altın, gümüş, platin, bakır, kurşun, çinko, krom, alüminyum ve uranyum oksit madenlerinden ekli (3) sayılı tabloda belirtilen oranlarda, uranyum oksit dışındaki radyoaktif mineraller ve diğer radyoaktif maddelerden %8 oranında, diğerlerinden ise %2 oranında, f) V. Grup madenlerden %4 oranında, alınır.

Ruhsat sahibi tarafından beyan edilen ocak başı satış fiyatı Bakanlık tarafından denetlenir ve eksik beyanlar tamamlattırılır. İşletme izni olan maden ruhsatlarından her yıl en az ruhsat taban bedeli kadar Devlet hakkı alınır....Bu yerlerin Devlet ormanlarına rastlaması ve Çevre ve Orman Bakanlığınca verilen iznin beş hektarı geçmemesi halinde, fazla alınan Devlet hakkı, Orman Genel Müdürlüğünün ilgili hesabına yatırılır. Ağaçlandırma bedeli dışında başkaca bir bedel alınmaz.

Sahanın rehabilite edilerek teslim edilmesinden sonra, talep edilmesi halinde teslim edilen saha kadar aynı şartlarda izin verilir. Bir ruhsat sahasında defaten verilen iznin beş hektarı geçmesi halinde, aşan kısım için orman mevzuatı hükümlerine göre fon bedelleri hariç diğer bedeller alınır. Bu alanlardaki madencilik faaliyetlerinden birinci fıkrada öngörülen % 30 fazla Devlet hakkı alınmaz.

Ruhsatın temdit edilmesi durumunda, aynı ruhsat sahası içerisinde Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilen sahanın beş hektarı geçmemesi halinde Devlet hakkı ve ağaçlandırma bedeli, beş hektarı geçmesi halinde beş hektardan fazla olan alan için fon bedelleri hariç orman mevzuatı hükümlerine göre bedel alınır." hükümleri yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Uyuşmazlık, dava konusu işlem ruhsat sahasından üretilerek sevk edildiği halde beyan edilmediği gerekçesiyle hesaplanan Devlet hakkı tutarı ile idari para cezasından kaynaklanmaktadır.

İdare Mahkemesince yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda özetle; beyan edilen verim değerlerinin dayanağının hesaplama mantığına uygun olmadığının tespit edilmiş olması nedeniyle idare tarafından yapılmış olan uygulamanın maden mühendisliği açısından uygun olmadığı kanaatine varıldığı, üretim miktarının tespiti amacıyla pasa döküm sahasının da ölçülerek boşluk hacminden çıkartılmak suretiyle yapılacak hesaplamanın daha uygun olacağı değerlendirmelerine yer verilmiştir.

Uyuşmazlığın çözümü için, dava konusu işleme esas alınan üretim miktarının ortaya konulması, üretim miktarının doğru şekilde tespit edilebilmesi için ise ruhsat sahasından boşaltılan hacmin ve bu hacimden elde edilen mermer miktarının (verimin) tespit edilmesi gerekmektedir. Bu tespitin yapılmadığı/yapılamadığı durumlarda dava konusu işlemin içeriğinin irdelenmesi olanaklı olmayacaktır.

İdare Mahkemesince her ne kadar keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmış ise de, alınan raporda sahadan üretilen madenin hesaplamasına esas olacak hacim, verim, yoğunluk vb. değerlerin tespit edilmediği, söz konusu değerlere ilişkin davalı idare tarafından yapılan hesaplamanın hangi nedenlerle yanlış olduğuna dair açıklamalarda bulunulduğu görülmektedir. Bu haliyle, raporun herhangi bir hesaplama içermemesi nedeniyle dava konusu işlemin hukuka aykırılığını ortaya koyacak ve hükme esas alınacak şekilde düzenlenmediği kanaatine varılmıştır.

Dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, davacı tarafından verilen işletme faaliyet raporlarında verim oranının 2014, 2015, 2016 yılları için %10, 2017 yılı için ise %7.84 olarak beyan edildiği, işletme faaliyet raporları ve işletme projesinde yer alan verim beyanlarına istinaden davalı idarece ortalama verimin %9,5 olarak hesaplandığı, davacının kendisinin beyanları dikkate alınarak yapılan verim hesabının hukuken kabul edilebilir düzeyde ve makul olduğu; yine işletme projesinde maden yoğunluğunun 2,7 ton/m3 olarak beyan edilmesi ve idareye yapılan bildirimlerde (satış bilgi formu, işletme faaliyet raporu vb.) söz konusu oranın esas alınması nedeniyle idarece esas alınan yoğunluk oranında da isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Bu haliyle, idarece tespit edilen verim ve yoğunluk hesaplamalarında hukuka aykırı bir yön görülmemiş olup, temyize konu kararın söz konusu kısımlarının yukarıda yer verilen gerekçe ile onanması gerekmektedir.

Yukarıdaki mevzuat hükümlerinden, Devlet hakkının ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınacağı, Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatı, bölgeler de dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edileceği, Devlet hakkı tutarının her yıl haziran ayının son gününe kadar ruhsat sahibi tarafından ödeneceği, Devlet hakkının yıllık bazda hesaplanacağı ve Devlet hakkı tutarının her yıl için ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

Devlet hakkı tutarının her yıl için ayrı ayrı belirtilerek istenmesi gerektiğinden, davalı idarece yeniden tesis edilecek olan işlemde; ruhsat sahasında geçmiş yıllarda hangi kalitede ne kadar maden üretildiğinin tespit edilmesi mümkün olmadığından, davacının geçmiş yıllara ait üretimlerinin hangi kalite mermer için ne kadar olduğu belirlenerek, bu hesabın orantı yapılmak suretiyle ilgili yıllara uygulanması veya bu şekilde hesap yapılamaması halinde (yeterli miktarda üretim olmaması veya hiç üretim yapılmaması gibi hallerde) üretimin her yıl eşit miktarda yapıldığı kabul edilmek suretiyle her bir yıla isabet eden üretim miktarının ve kalitesinin bulunması gerekmektedir.

Bu üretim miktarı üzerinden ödenmesi gereken Devlet hakkının ilgili yıla ait ocak başı satış fiyatının ve yine ilgili yıla ait Devlet hakkı oranının (II (b) grubu madenlerde 18/02/2015 tarihine kadar %2 olduğu, bu tarihten sonra %4'e çıkarıldığı) esas alınması, yapılacak hesaplamada zamanaşımına ilişkin 6183 sayılı Kanun hükümlerinin gözetilmesi, 4 farklı kalite mermerin ortalama ocak başı satış fiyatının alınması yerine davacının satış bilgi formları dikkate alınarak üretimin hangi kalitede ve hangi miktarda yapıldığı, yukarıda belirtildiği şekilde gözetilerek ortalamanın bulunması gerektiğinden, diğer kısımları yönünden sonucu itibarıyla usul ve hukuka uygun olan temyizen incelenen kararın yukarıda belirtilen gerekçeler eklenmek suretiyle onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Dava konusu sahadan boşaltılan hacmin hesaplanmasına gelince;

Raporda, boşaltılan hacme ilişkin hesaplama yapılamamasının gerekçeleri arasında, en başında geçmiş yıllara ait harita ve diğer bilgi ve belgelerin eksikliği gösterilmiş ise de, aynı hesabın davacı ve davalı idare tarafından yapıldığı görüldüğünden, hesaplama yapılamayacağı sonucuna varılmasının isabetli olmadığı anlaşılmaktadır.

Kaldı ki, dava konusu işlemin tesis edilmesine dayanak teşkil eden ve uyuşmazlığın çözümüne ilişkin temel hususun, sahadan boşaltılan hacmin ve üretilen mermer miktarının hesaplanması oluşturmaktadır.

Bu itibarla, üretim raporları, satış ve faaliyet bilgi formları, imalat haritaları ve sahada yapılan incelemeler, Google Earth verileri vb. tüm bilgi ve belgelerden yararlanılması suretiyle boşaltılan hacmin hesaplanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Bu durumda, bir maden mühendisi, bir harita mühendisi ve bir jeoloji mühendisinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetiyle, yukarıda yer verilen ve gerekli görülen diğer tüm bilgi ve belgelerle birlikte, mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak sahadan boşaltılan hacmin hesaplanması gerektiğinden, eksik inceleme ve araştırma sonucunda verilen kararda hukuki isabet bulunmamıştır.

Öte yandan, sahadan boşaltılan hacim yeniden hesaplanacağından, söz konusu hesaplama sonucunda üretildiği halde beyan edilmeyen bir miktar çıkıp çıkmaması durumuna göre, Maden Kanunu'nun 10. maddesinin 8. fıkrasının (e) bendine göre, ruhsat sahasında yapılan üretim veya satışların beyan edilmemesi halinin mevcut olup olmadığı gözetilerek idari para cezasının yeniden değerlendirileceği tabiidir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin kısmen kabulüne kısmen reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının a) Dava konusu işlemin, sahadan boşaltılan hacmin hesaplanmasına ilişkin kısmı ile Maden Kanunu'nun 10/7 maddesi uyarınca verilen idari para cezasına ilişkin kısmının BOZULMASINA, b) Dava konusu işlemin, diğer kısımlarının ONANMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 17/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 8. Daire, E. 2022/666, K. 2025/5820, 17 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'nun Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2022/666
Karar No
2025/5820
Tarih
17 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2022/703 K.2025/3121
  • Danıştay 8. Daire E.2022/750 K.2025/5482
  • Danıştay 8. Daire E.2022/786 K.2025/6004
  • Danıştay 12. Daire E.2022/788 K.2025/3001
  • Danıştay 8. Daire E.2022/797 K.2025/6002
  • Danıştay 8. Daire E.2022/798 K.2025/6003

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.