İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /8. Daire

DANIŞTAY · 8. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 8. Daire E.2022/720 K.2025/5233

Dava konusu istem: Davacı tarafından, Şırnak ili, Uludere ilçesi, Şenoba Jandarma Karakol Komutanlığında güvenlik korucusu olarak görev yapmakta iken, görevine son verilmesine ilişkin 16/06/2020 tarihli Valilik olurlu Uludere Kaymakamlığı İlçe Jandarma…

Esas2022/720Karar2025/5233Tarih29 Mayıs 2025Okuma7 dk · 1.489 kelime

KÜNYE

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/720 E., 2025/5233 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire

Karar tarihi
29 Mayıs 2025
Esas No
2022/720
Karar No
2025/5233
Temyiz isteminde bulunan (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Valiliği
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.489 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Dava konusu istem: Davacı tarafından, Şırnak ili, Uludere ilçesi, Şenoba Jandarma Karakol Komutanlığında güvenlik korucusu olarak görev yapmakta iken, görevine son verilmesine ilişkin 16/06/2020 tarihli Valilik olurlu Uludere Kaymakamlığı İlçe Jandarma Komutanlığı işleminin iptali ile işlem sebebiyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; olayda. Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin ''Göreve Alınmada Aranacak Şartlar'' başlıklı 6 ncı maddesinin 1'inci fıkrasının (f) alt bendinde affa uğramış olsa bile kaçakçılık suçlarından dolayı hükümlü bulunmamak şartının göreve alınmada aranacak şartlar arasında sayıldığı, bu durumda; güvenlik korucusu olarak görev yapan davacının, ...

Asliye Ceza Mahkemesi'nin...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile 5607 sayılı Kanuna muhalefetten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı ve böylelikle göreve alınma şartlarını kaybettiğinden tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, öte yandan; dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu kanaatine varıldığından, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi yönündeki talebinin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, göreve son verilmesine ilişkin dava konusu işlemin yetki bakımından hukuka aykırı olduğu, 657 sayılı Kanun'un 127. maddesi gereği kurumun işlem yapma yetkisinin bir zaman dilimi ile sınırlı olduğu, zamanında yapılmadığında işlemin hukuka aykırı hale geldiği, savunması alınmadan görevine son verildiği, dava konusu işleme esas ceza kesinleştikten yaklaşık 9 ay sonra disiplin kovuşturmasına başlanıldığı, dava konusu işleme esas halin memuriyet esnasında ortaya çıkmış veya memuriyetten önce mevcut olmasına rağmen varlığı sonradan anlaşılmış bir durum olmadığı, dayanak Yönetmeliğin gizli bir yönetmelik olduğu, Resmi Gazetede ilan edilmediği, bu hususun disiplin hukuku yönünden kabul edilen suç ve cezada kanunilik, aleniyet ilkelerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının adli yardım talebinin Dairemizce kabul edildiği dikkate alınarak, işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 129. maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.

Dava konusu işlem tarihinde yürürlükteki mevzuat aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.

442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde; geçici köy korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamaların Milli Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.

Bu madde hükmü uyarınca 09/01/2008 tarih ve 2018/13105 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nde yapılan 11/10/2018 tarih ve 182 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile değiştirilen Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin "Göreve Alınmada Aranacak Şartlar" başlıklı 6. maddesinde;

'(1) Güvenlik korucusu olarak görevlendirilebilmek için aşağıdaki şartlar aranır: ... f)Taksirli suçlar ve aşağıda sayılan suçlar dışında tecil edilmiş hükümler hariç olmak üzere, bir yıldan fazla hapis veyahut affa uğramış olsa bile Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, uyuşturucu almak ve satmak, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma,

Devlet sırlarını açığa vurmak suçlarından dolayı hükümlü bulunmamak. ...' hükmü, "Disiplin Cezaları" başlıklı 17. maddesinin (ç) 'görevden çıkarma' başlıklı 1. bendinde; '(1)Bir daha güvenlik korucusu olarak görevlendirilmemek üzere görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan ilişiğin kesilmesidir.

Göreve son verme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:' hükmü, aynı maddenin 16. alt bendinde; 'Göreve alınmada aranacak şartları kaybetme,' hükmü, "Savunma Hakkı" başlıklı 20/A maddesinde; '(1) Güvenlik Korucusu hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez.

(2) Soruşturmayı yapanın veya komisyonun yedi günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan güvenlik korucusu savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.' hükümlerine yer verilmiştir.

24/03/2022 tarihli 31788 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarihli E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararı ile 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin iptaline, iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine karar verilmiştir.

Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine ilişkin süre dolmadan, 30/11/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7422 sayılı Kanun ile 442 sayılı Köy Kanunu'na "Güvenlik korucularına verilecek disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 74/A, "Ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler" başlıklı 74/B, "Uygulanacak hükümler" başlıklı 74/C maddelerinin eklendiği görülmüştür.

Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında, "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz." hükmü ile "suçun kanuniliği" ilkesi; üçüncü fıkrasındaki "Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur." hükmü ile "cezanın kanuniliği" ilkesi benimsenmiştir.

Ceza Hukukunda, bir eylemin suç sayılabilmesi için, eylem sahibinin kusurlu iradesinden doğması, kanunda yazılı tipe uygun bulunması ve bir yaptırım uygulanmasını gerektirmesi şarttır. Disiplin suçu, kamu görevlisinin ilgili Kanunlarda tanımı yapılan ve kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı taşıyan kuralların ihlali sonucunu doğuran eylemleridir.

Ceza ise, suç tanımına uyan eylemi gerçekleştiren kişilere uygulanacak olan ve nev'i, süresi ve miktarları kanunla belirlenen yaptırımlardır. Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği gibi kanunun başka bir ceza öngördüğü eylem için daha ağır bir ceza verilemez. Zira "cezada kanunilik" ilkesi, kişinin belli bir suçla ilgili olarak kanunda öngörülmeyen bir ceza ile ya da kanunda öngörülen daha ağır bir ceza ile cezalandırılmasına imkan vermez.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Kanunsuz ceza olmaz" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında da hiç kimsenin, işlendiği zaman ulusal veya uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan bir eylem veya ihmalden dolayı suçlu bulunamayacağı; aynı biçimde, suçun işlendiği sırada uygulanabilir olan cezadan daha ağır bir cezanın verilemeyeceği yönündeki düzenlemeye yer verilmiştir.

Anayasa'nın 38. maddesinde idari suç ve cezalar ile adli suç ve cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından, her ikisi de bu maddede öngörülen ilkelere tabidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 5. maddesinde, "Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır." denilerek suç ve cazalar hakkında bu Kanunda düzenlenen genel hükümlerin, idari veya adli suç ve ceza ayrımı yapılmaksızın uygulanması gerektiği ifade edilmiştir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasındaki "...İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar." şeklinde ifade edilen hükme göre, bir suçun işlendiği zamandaki Kanun hükmü ile sonradan yürürlüğe giren Kanun hükmü birbirinden farklı olduğu takdirde, fail hakkında lehe olan hüküm uygulanacaktır. Lehe olan hükmün saptanabilmesi için suç tarihinde yürürlükte bulunan kanuni düzenleme ile sonradan yürürlüğe giren kanuni düzenlemenin tüm yönleriyle değerlendirilmesi gerekmektedir.

Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin 6. maddesinde 'kaçakçılık' suçundan hükümlü bulunmamak göreve alınmada aranılacak şartlar arasında sayılmış, 17.ç.16. maddesinde ise. "Göreve alınmada aranacak şartları kaybetmek" göreve son verme cezasını gerektiren durum olarak düzenlenmiştir. Bu düzenleme, Köy Kanunu'ndaki yeni düzenlemede aynen yer almamış ise de; davacının hüküm giydiği "5607 sayılı Kanununa Muhalefet" suçunun. 442 sayılı Kanun'un 74/A.ç.10. maddesinde.

"Kaçakçılık yapmak" şeklinde yer aldığı, dosyanın incelenmesinden; davacı hakkında, ... Asliye Ceza Mahkemesinin... tarih ve E..., K... sayılı kararıyla 5607 sayılı Kanun'a muhalefet nedeniyle 2 yıl 6 ay hapis ve 50.00,00 TL adli para cezası verildiği, söz konusu cezanın ...

Bölge Adliye Mahkemesi ...Ceza Dairesinin ... tarih E:..., K:... sayılı kararı ile kesinleşmesi üzerine, davacı güvenlik korucusu hakkında usulüne uygun soruşturma yapılarak ve savunması da alınarak dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Bu durumda davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı neticesi itibarıyla hukuka uygun bulunmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle,

1. Temyiz isteminin reddine,

2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, Mahkeme tarafından; davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsiline ilişkin olarak ilgili Vergi Dairesine müzekkere yazılmasına, posta gideri avansından varsa artan tutarın ilgili tarafa iadesine,

4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,

5. Kesin olarak, 29/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 8. Daire, E. 2022/720, K. 2025/5233, 29 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'un Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2022/720
Karar No
2025/5233
Tarih
29 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 12. Daire E.2022/721 K.2025/2592
  • Danıştay 10. Daire E.2022/722 K.2025/2380
  • Danıştay 12. Daire E.2022/722 K.2025/2839
  • Danıştay 8. Daire E.2022/723 K.2025/5234
  • Danıştay 8. Daire E.2022/724 K.2025/5179
  • Danıştay 8. Daire E.2022/725 K.2025/5190

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.