İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /8. Daire

DANIŞTAY · 8. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 8. Daire E.2023/2142 K.2024/5514

2- ... Belediye Başkanlığı Vekili : Av. ...

Esas2023/2142Karar2024/5514Tarih23 Ekim 2024Okuma7 dk · 1.463 kelime

KÜNYE

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/2142 E., 2024/5514 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire

Karar tarihi
23 Ekim 2024
Esas No
2023/2142
Karar No
2024/5514
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalılar)
1- ... Genel Müdürlüğü
Vekili
Av. ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.463 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

2- ... Belediye Başkanlığı Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davacılar) : ... ve... Vekili : Av. ...

İstemlerin Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmaların Özeti : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci ve Onuncu Dairelerince, 2575 sayılı Yasaya 3619 sayılı Yasayla eklenen Ek 1. maddesi hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeyerek işin gereği görüşüldü:

İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve kanuna uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz istemlerinin reddi ile anılan kararın onanmasına ve temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 23/10/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

(X)- Dava; davacıların müşterek çocuğu ...'ın 27.02.2011 tarihinde Çorum ili, Sungurlu ilçesi, ... köyü yolu ile ... köyü arasından geçen dere yatağında bulunan kum ocağı çukuruna düşerek hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olayda, söz konusu yerin davalı belediye tarafından kum ocağı olarak kullanıldığı ve kullandırıldığı, olay tarihinde henüz reşit olmayan müteveffanın denetimsiz ve korumasız bir durumda bulunan kum ocaklarının bulunduğu alana girmesi sonucu söz konusu olayın meydana geldiği,

davalı belediyenin gerek imar ve ıslah anlamında gerekse koruma ve kontrol anlamında sorumluluğu bulunduğundan hizmet kusurunun söz konusu olduğu ileri sürülerek, uğradıkları destekten yoksun kalma zararı karşılığı (bozma kararı sonrası ıslah ile) 400.332,60-TL maddi tazminatın davanın adli yargıda açıldığı 01.07.2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince; dosyada mevcut bilgi belgeler ile yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan ve 26.09.2022 tarihinde dosyaya sunulan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davacıların müşterek çocuğu olan ...’ın arkadaşları ile birlikte piknik yapmak maksadıyla 27.02.2011 tarihinde Çorum ili, Sungurlu ilçesi, ... köyü ile ... köyü arasından geçen dere yatağının bulunduğu yere gittiği, sonrasında ...'ın yüzmek amacıyla söz konusu dereye girdiği ve söz konusu dere yatağında bulunan içi su dolu kum ocağı çukurunda boğulması nedeniyle söz konusu olayın meydana geldiği,

davalı idarelerin su alanlarının arz edebileceği risk ve tehlikelere ilişkin dikkat edilmesi gereken konular hakkında bireyleri ve çevre sakinlerini ilan, duyuru, anons, mesaj, broşür vb. yollarla bilgilendirme ve uyarı yapması gerektiği, davalı Sungurlu Belediyesi ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından söz konusu dere yatağına girişi engelleyici/ tehlikeleri giderici koruyucu tedbirlerin (uyarıcı levha, tel örgü vb.) alınmadığı, söz konusu tedbirlerin alınmaması nedeniyle davalı idarelerin her birinin %35 oranında kusurlu olduğu,

davacılar yakınının olay tarihi itibarıyla 15 yaşında olduğu dikkate alındığında, olayın meydana gelmesinde gözetim ve denetim sorumluluğunu gereğince yerine getirmeyen anne ve babanın da %30 oranında kusuru olduğu görülmekte olup, davacılar yakının ölümünde davalı idarelerin belirtilen oranlarda kusurlu olduğunun kabulü gerekeceğinden, bilirkişi raporundaki aktüer hesap raporu uyarınca,

ölen çocuklarının desteğinden mahrum kalmaları nedeniyle anne ... için 216.049,39-TL ve baba Hayri Garan için 184.283,21-TL olmak üzere (16.11.2022 tarihinde kayda giren ıslah dilekçesi ile artırılan) toplam 400.332,60-TL maddi tazminatın davalı idarelerden 1/2 oranında alınarak davacılara ödenmesi gerektiği; öte yandan, ıslahla artırılan dava değerinin tamamına davalı idarelerden Sungurlu Belediye Başkanlığı ve ara kararıyla hasım mevkiine alınan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü yönünden, davacılar tarafından görevsiz ...

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı esasında 01.07.2013 tarihinde açılan dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.

Anayasa'nın 65. maddesinde ise, ''Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.'' hükmüne yer verilmiştir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 335/1. maddesinde, "Ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velayeti altındadır. Yasal sebep olmadıkça velayet ana ve babadan alınamaz." hükmüne, 339. maddesinde ise, "Ana ve baba, çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini göz önünde tutarak gerekli kararları alır ve uygularlar. Çocuk, ana ve babasının sözünü dinlemekle yükümlüdür. Ana ve baba, olgunluğu ölçüsünde çocuğa hayatını düzenleme olanağı tanırlar; önemli konularda olabildiğince onun düşüncesini göz önünde tutarlar. Çocuk, ana ve babasının rızası dışında evi terkedemez ve yasal sebep olmaksızın onlardan alınamaz. Çocuğun adını ana ve babası koyar." kuralı yer almaktadır.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi esas alındığından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, zarar ile idarenin kusuru, ihmali veya sorumluluğu arasında illiyet (nedensellik) bağı bulunup bulunmadığının, bulunmakta ise illiyet bağının herhangi bir sebeple kesilip kesilmediğinin tespiti gerekmektedir.

Diğer taraftan, kamu idarelerinin hizmet kusuruna dayanılan tam yargı davalarında, hiç kimsenin bir başkasının kusurundan kaynaklanan zararı tazmin etmek zorunda bırakılamayacağı ilkesinden hareketle, idarelerin ancak kendi kusurlarından veya sorumluluklarından kaynaklanan zararları tazmin etmeye mahkum edilebilecekleri açık olup; zarar ile idarenin kusuru arasında illiyet bağının bulunmaması veya zarar görenin, ailesinin veya üçüncü kişilerin fiilleri veya ağır ihmalleri nedeniyle illiyet bağının kesilmesi durumunda, idarelerin zararın tazmininden sorumlu tutulamayacağının kabulü gerekmektedir.

Kamu idarelerinin hizmet kusuruna dayalı sorumluluklarında ortada kusurlandırılmış bir hizmet bulunmalıdır. Kusurlandırma o hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde ve işleyişindeki nesnel nitelikli bir boşluk, aksaklık veya bozukluk nedeniyle meydana gelir. Burada sorumluluğun temeli olan kamu hizmetinin hangi boyutta ele alınması gerektiği önem arzetmektedir.

Belli bir alanda veya mahalde hiç kurulmamış, düzenlenmemiş, planlanmamış olmasına rağmen teorik anlamda ve genel mahiyetteki kamu hizmetleri, illiyet bağının olmazsa olmaz şartı olan yürüyen veya yürütülmesi zorunlu olan bir kamu hizmeti değildir.

Hiç planlanmamış ve yapılmamış bir karayolu, kurulmamış baraj, inşa edilmemiş limandan dolayı idarelerin sorumlu tutulamayacağı gibi, DSİ tarafından hiçbir faaliyet icra edilmemiş, meskun mahalden uzak dereler, kendiliğinden dağ başında oluşmuş göletler ve akarsular ile illiyet bağı kurularak bu idareye sorumluluk yükletilemez.

Dava dosyasının incelenmesinden; davacıların çocuğu olan 07.11.1996 doğumlu ...'ın arkadaşlarıyla birlikte piknik yapmak maksadıyla 27.02.2011 tarihinde Çorum ili, Sungurlu ilçesi, ... köyü yolu ile ... köyü arasından geçen dere yatağının bulunduğu yere gittiği, sonrasında ...'ın yüzmek amacıyla girdiği içi su dolu kum ocağı çukurunda boğularak hayatını kaybettiği, anılan olay nedeniyle Sungurlu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... sayılı soruşturma dosyası üzerinden "Taksirle Ölüme Neden Olma" suçu nedeniyle başlatılan tahkikat neticesinde verilen 04/10/2011 tarihli daimi arama kararında,

tüm araştırmalara rağmen olayın meydana geldiği su çukurunun kim ya da kimler tarafından açıldığının tespit edilemediği, faili meçhul şüpheli ya da şüphelilerin üzerine atılı suçun taksirle ölüme neden olma (TCK 85/1) olduğu, bugüne kadar yapılan araştırmada şüpheli ya da şüphelilere ulaşılamamış olması nedeniyle zaman aşımı süresi dolana kadar şüphelilerin tespiti amacıyla soruşturmanın devamı için soruşturma evrakının daimi aramaya alınmasına karar verildiği, davacılar tarafından davalı idare aleyhine ...

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında 01/07/2013 tarihinde açılan tazminat davasında verilen ... tarih ve K:... sayılı görevsizlik kararı üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bakılan uyuşmazlıkta; dava dosyası ve bilirkişi raporunda yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, Sungurlu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma neticesinde verilen 04/10/2011 tarihli daimi arama kararında, tüm araştırmalara rağmen olayın meydana geldiği su çukurunun kim ya da kimler tarafından açıldığının tespit edilemediğinin belirtildiği görülmektedir.

Bu durumda, davacıların müşterek çocuğu ...'ın yüzmek amacıyla girdiği su dolu çukurun, kim ya da kimler tarafından açıldığı tespit edilememekle birlikte, nasıl ve hangi şekilde su ile dolduğu (yağmur suyu vb.) hususu da net bir şekilde anlaşılamamakta olup; davaya konu içi su dolu çukurun, 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün görev ve yetkilerini düzenleyen 121. maddesinde yer alan düzenlemelerin hiçbirisinin kapsamı içerisine girmediği,

bir diğer ifadeyle, anılan yerin davalı idarenin görev, yetki ve sorumluluk alanı ve kapsamı içerisinde yer almadığı görüldüğünden, davaya konu olayın gerçekleşmesinde davalı idarenin kusuru, ihmali veya sorumluluğundan söz edilemeyeceği açıktır.

Bunun yanısıra; davalı belediye tarafından işletilen ruhsatlı kum ocağı tesisinin, davaya konu olayın gerçekleştiği yere olan uzaklığı (kuş uçuşu 4950 metre) ve olayın gerçekleştiği yerin meskun mahal dışında bulunduğu dikkate alındığında, davaya konu olayın gerçekleşmesinde davalı belediyenin kusuru, ihmali veya sorumluluğundan da söz edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla; davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ve Sungurlu Belediye Başkanlığı'nın meydana gelen olayda sorumluluklarının bulunduğundan söz edilemeyeceği ve davaya konu olay ile davalı idarelerin hizmeti arasında illiyet (nedensellik) bağı bulunduğuna dair tereddüte yer bırakmayacak şekilde açık, net ve somut bir tespit bulunmadığı anlaşıldığından, davacıların tazminat isteminin kabulüne dair İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenle, davanın kabulüne dair temyiz istemine konu İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla, aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Danıştay 8. Daire, E. 2023/2142, K. 2024/5514, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2023/2142
Karar No
2024/5514
Tarih
23 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 6. Daire E.2023/2158 K.2024/5450
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/2166 K.2024/1989
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/2175 K.2024/1992
  • Danıştay 7. Daire E.2023/2179 K.2024/3997
  • Danıştay 6. Daire E.2023/2210 K.2024/5433
  • Danıştay 13. Daire E.2023/2213 K.2024/4004

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.