KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/2352 E., 2023/5686 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2023
- Esas No
- 2023/2352
- Karar No
- 2023/5686
- Temyiz eden (davacı)
- … Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
569 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: İstanbul ili, Ümraniye ilçesi, ... Mahallesi, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, Sokakları ve … Caddesi üzerinde ruhsatsız yapılan çalışmalar sonrasında altyapı kazı alanını usulüne uygun kapatmadığından bahisle davacı şirkete 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun mükerrer 79. maddesi uyarınca 5.455.030,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarihli ve …-… sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni kararı ile bu encümen kararının bildirimine yönelik … tarihli ve … sayılı davalı idare işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararda.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2., 16. ve 27. maddelerine yer verilerek idari yaptırımın; idari para cezası, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve diğer kanunlarda yer alan idari tedbirler olduğu, bu idari yaptırım kararlarına karşı özel kanunlarında aksine hüküm bulunmaması halinde sulh ceza mahkemeleri nezdinde başvuruda bulunulabileceği, idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde;
bu işlemlerin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde dava açılabileceği, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun mükerrer 79. maddesi hükmü uyarınca verilen idari para cezalarına karşı açılan davaların görüm ve çözümüne ilişkin özel bir düzenleme bulunmaması,
dava konusu idari para cezasının Kabahatler Kanunu kapsamında idari yaptırım niteliğinde olması ve dava konusu işlem dahilinde davacı ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren bir kararın da bulunmaması hususları göz önünde bulundurulduğunda, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, davaya konu idari para cezasının davalı idareye ait bir gelir olması ve encümen kararının da dava konusu olması nedeniyle uyuşmazlığı çözümleme görevinin idari yargıya ait olduğu, aynı mahiyetteki işlemlere karşı açılan davalarda İdare Mahkemelerince işin esası hakkında kararlar verildiği; dava konusu işlemlerin de yetki, konu, sebep yönlerinden hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idarece istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2023/2352, K. 2023/5686, 10 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama