KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/3037 E., 2023/3831 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2023
- Esas No
- 2023/3037
- Karar No
- 2023/3831
- Temyiz eden (davacı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Birliği Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Davalı yanında müdahil
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
869 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, müdahil … 'a baro levhasına yazılmaksızın avukatlık ruhsatı verilmesine dair İstanbul 1 Nolu Baro Yönetim Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine yönelik Adalet Bakanlığı'nın 07/01/2022 tarihli işlemine uyulmayarak ilk kararında ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … dare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; müdahil ... hakkında "Resmi belgede sahtecilik" ve "507 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet" suçlarından.
Ağır Ceza Mahkemesinin E:… esasına kayden açılan dava dışında 1136 sayılı Yasanın 5/1-a maddesinde sayılan suçlardan herhangi bir kovuşturmasının bulunmadığı, anılan suçlardan yürütülen kovuşturmaya ilişkin suç tarihlerinin 2008 yılı olduğu, kamu davasının 2014 yılından beri devam ettiği, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5. maddesiyle birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan kovuşturma altında bulunması halinde avukatlığa alınması isteği hakkındaki kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesi konusunda idareye takdir hakkı tanındığı,
yargılamanın uzunluğu ve suçun niteliği dikkate alındığında takdir hakkının yalnızca ceza davası açılması nedeniyle çalışma hakkını engeleyecek ve masumiyet karinesini ortadan kaldıracak biçimde yargılama sonucunda ceza alabileceği varsayımıyla ilgili aleyhine kullanılamayacağı, kaldı ki adı geçenin yargılaması sonucunda baro levhasına yazılmasına engel yeni bir durumun (mahkumiyet vb.) ortaya çıkması çıkması halinde 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5.,
74. ve 135. maddeleri uyarınca davalı idarece yeniden bir değerlendirme yapılabileceği de göz önüne alındığında dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, davacı Bakanlık tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği, müdahil ... hakkında "Resmi belgede sahtecilik" ve "507 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet" suçlarından ...
Ağır Ceza Mahkemesinin E:... esasına kayden açılan davanın ... tarihli karar ile aynı Mahkemenin E:... sayılı dosyasında birleştirildiği, anılan dosyada müdahil hakkında İhracatı Gerçekleştirmediği halde Gerçekleşmiş Gibi Göstermek ya da Gerçekleştirilen İhracaata Konu Malın Cins Miktar Evsaf Veya Fiyatını Değişik Gösterme, Kaçakçılık Filllerini Önlemek İzlemek ve Araştırmakla Görevli Kişilerce Bu Suçlara Kasten Göz Yumma, Resmi Belgede Sahtecilik suçlarından dolayı davanın devam ettiği görülmekte olup olayda müdahil hakkında anılan dava dışında 1136 sayılı Yasanın 5/1-a maddesinde sayılan suçlardan herhangi bir kovuşturmanın bulunmadığı,
ilgili suçlardan yürütülen kovuşturmaya ilişkin suç tarihlerinin 2008 yılı olduğu, kamu davasının yaklaşık 9 yıldan beri devam ettiği 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5. maddesiyle birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan kovuşturma altında bulunması halinde avukatlığa alınması isteği hakkındaki kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesi konusunda idareye takdir hakkı tanındığı,
yargılamanın uzunluğu ve suçun niteliği dikkate alındığında takdir hakkının yalnızca ceza davası açılması nedeniyle çalışma hakkını engeleyecek ve masumiyet karinesini ortadan kaldıracak biçimde yargılama sonucunda ceza alabileceği varsayımıyla ilgili aleyhine kullanılamayacağı, kaldı ki adı geçenin yargılaması sonucunda baro levhasına yazılmasına engel yeni bir durumun (mahkumiyet, vb.) ortaya çıkması çıkması halinde 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5,
74 ve 135. maddeleri uyarınca davalı idarece yeniden bir değerlendirme yapılabileceği de göz önüne alındığında dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığından, davanın reddi yolunda verilen kararın netice itibarıyla hukuka uygun olduğu belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı Bakanlık tarafından, müdahil hakkında "resmi belgede sahtecilik" ve "507 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet" suçlarından ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... esasına kayden açılan davanın derdest olduğu, anılan suçların Avukatlık Kanunu m.5/1-a'da sayılan ve kamu düzenini sarsan nitelikte suçlar olduğu dikkate alındığında, avukatlık gibi kamusal yönü güçlü olan bir mesleğin ifa edilmesinin kamu düzeni bakımından sorun teşkil edeceği, avukatlığa alınma isteği hakkındaki kararın kovuşturma sonuna kadar bekletilmesine karar verilmesi gerekirken aksi yönde tesis edilen işlemde ve temyize konu kararda hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı ve müdahil tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2023/3037, K. 2023/3831, 14 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama